Categories: Siyaset

AB Türkiye’yi tartışırken Meclis ne gündemle açılıyor?

Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Charles Michel’i Mart ayında Ankara’da ağırlamıştı. (Fotoğraf: Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim TBMM Yasama Yılı açış konuşmasını yapmasından birkaç saat sonra Avrupa Birliği (AB) liderleri Türkiye gündemli bir toplantıya başlayacaklar. Dolayısıyla AB liderleri, 30 Eylül’de Erdoğan’dan aldıkları mektuba ek olarak, Erdoğan’ın Meclis konuşmasındaki mesajları da okumuş olarak Türkiye’yi konuşmaya başlayacaklar. AB zirvesi de öğle saatlerinde başlıyor. Ama AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in 29 Eylül’de üye ülke liderlerine gönderdiği mektuba göre Türkiye konusu akşam yemeğinin konusu. Yani kelimenin anlamıyla “masada” Türkiye olacak. Bugün ortaya çıkacak tablo Türkiye’nin gündemi ile AB’nin gündemi arasında makasın açılmakta olduğunu da gösterebilir.
AB’nin gündem maddelerinde birinci sırada bir yandan Covid-19 salgınıyla mücadele ederken diğer yandan ekonomik toparlanmanın nasıl sağlanacağı bulunuyor. Bir diğer önemli başlık AB-Çin ilişkileri olarak yazılmış. Belarus krizi, Rus muhalif Aleksey Navalin’in zehirlenmesi, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki kriz de akşam yemeğinde Türkiye konuşulmaya başlanana kadar gündeme alınacak konular.

Üstü örtülü tehdit

Michel’in AB liderlerine raporunda Türkiye ile ilgili bölümde şu cümleler yer alıyor:

  • “Akşam yemeği tamamıyla Doğu Akdeniz’deki durum ve Türkiye ile ilişkilerimize ayrılacaktır. Amacımız, bölgede istikrar ve güvenliği sağlamak için Türkiye ile yapıcı bir diyalog ortamı ve bütün AB üyesi ülkelerin egemenlik ve egemenlik haklarına tam saygı duyulmasını sağlamaktır. Bu yalnızca Türkiye’nin yapıcı katkısıyla mümkündür. Masadaki diğer bütün seçenekler AB ve Üye Ülkelerinin meşru çıkarlarını korumak amacıyla olacaktır.”

Brüksel, Ankara’ya Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın egemenlik haklarına saygı göstermezsen biz de meşru çıkarlarımızı savunuruz diyor. AB Türkiye’ye savaş açmayacağına göre, geriye ekonomik ve siyasi yaptırımlar kalıyor.

AB’den adil olmasını beklemek

Peki, AB Türkiye ile ilişkilerin geleceğini Doğu Akdeniz’de enerji çalışmalarını durdurup Yunanistan ve Kıbrıs’ın egemenliğini tanımaya bağlıyor da Türkiye farklı bir şey mi yapıyor?
Erdoğan’ın 30 Eylül’de AB liderlerine yazdığı ve AB ile ilişkileri neredeyse tamamen Yunanistan ile ihtilafa indirgediği mektuptan da bir bölüm almak istiyorum:

  • “AB’nin bu düşüncelerimize destek vermesini, aday ülke Türkiye’ye karşı takındığı yanlı tutumu terk etmesini (…) temenni ediyorum. Bizim AB’den beklentimiz tarafsız kalması, herkese eşit davranması, diyalog ve işbirliğini desteklemesidir.”

Yani asırlara dayanan Türk diplomasisi, gelinen noktada sanki AB kararları Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın da oylarıyla, oybirliği ile alınmıyormuş gibi, AB’den Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a karşı Türkiye’ye “adil olunmasını” talep ediyor.
Buradan ya Doğu Akdeniz konusunun başka gündem maddeleriyle söndürüleceği ya artık dış politika meselelerinin gündem oluşturmayacağı durumunda içeride çatlak seslerin susturulmaya çalışılacağı ya da mesela Kıbrıs’ta 1974’teki gibi olmasa da o şiddette bir fiili durum ihtimalleri çıkar. Göreceğiz.

Meclis gündemi ne gösteriyor?

Covid ortamında ekonomiyi toparlama çabasının AB gibi Türkiye’nin de gündeminde birinci madde olması gerekiyor. Ancak Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın iki yıldır açıkladığı “üçüncü yeni” plan yaygın destek değil, yaygın tepki dahi toplamadı. En önemli görevleri arasında Türk lirasının değerini korumak bulunan Bakanın döviz kurlarındaki durduramadığı yükselişle ilgilenmediğini söylemesi zaten yeterince umut kırıcıydı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın vaka-hasta konusundaki son açıklaması Covid ile mücadelede de artık gidişin oluruna bırakıldığı yolunda algıya yol açıyor.
Peki, Meclis bu koşullarda ne yapacak? Hayat pahalılığı, işsizlik, yatırımlar ve giderek kısıtlanan ifade özgürlüğü atmosferiyle ilgili adımlar mı var gündemde, yoksa iktidarın pekiştirilmesi için düşünülen maddeler mi?
İktidar blokundan gelen önerilere baktığımızda, gündemde iktidarın tek tip siyaset ihtiyacını karşılayacak adımların düşünüldüğünü görüyoruz.

İç gündemde MHP etkisi

Meclis Başkanı Mustafa Şentop, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin idam cezasının geri getirilmesi fikrini destekleme aşamasındayken, Bahçeli Anayasa Mahkemesi’nin “Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi doğasına uygun” şekilde değiştirilmesini de istedi. Çünkü AYM son zamanlarda aldığı kararlar “sancılı ve sakattı.” Herhalde AYM’nin özgürlüklerin korunmasından yana kararlarından söz ediyordu.
AK Parti-MHP blokunun bir diğer önceliğinin de 2019’deki yerel seçim şoku ile bir daha karşılaşmamayı garantiye alacak bir seçim kanunu hazırlığı olduğunu anlıyoruz. Yani kimi mahfillerde “Bir daha seçim olur mu?” türünden kötümser sorulara karşı, iktidar blokunun kazanılması garantili bir seçim sistemi peşinde.
Meclis, daha doğrusu Meclis’teki AK Partili ve MHP’li vekiller, Meclis’in yanı sıra kendi rol ve güçlerini daha da azaltacak, Cumhurbaşkanının yasama ve yargıdaki ağırlığını artırıcı adımları oylayacak. Ve 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe giren sosyal medya yasasının ifade ve basın özgürlüğü alanını daha da daralttığı ortamda dayatılıyor bu gündem.
Türkiye ve AB’nin gündemleri arasındaki makas açılıyor; bu iyi bir hâl değil.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Fon krizi üzerine sosyal medyada dolaşan demirden leblebi gibi sorular

Fon krizi, SPK'dan Borsa İstanbul'a dek mali kurumları sarstı. Bankacı Piraye Antika sistemin denetim yollarını…

6 saat ago

Volkswagen’in Türkiye’ye dönüş işareti Made-in-Europe umudu olabilir mi?

Doğuş Grubu'nun Volkswagen ile Türkiye'de üretim hedefiyle imzaladığı niyet mektubu AB ile "Made-in-Europe" tartışmalarında umut…

20 saat ago

Sinirlioğlu’nun BM Genel Sekreterlik rakibi kuzu kılığında kurt mu?

Türkiye'nin halen AGİT Genel Sekreteri olan Feridun Sinirlioğlu'nu BM genel Sekreteri adayı olarak ilan etmesinin…

22 saat ago

Aslan sosyal demokratların Sarıgüller açmazı. Bu da mı ders olmayacak?

Partiye nerede, nasıl ediniliği belli olmayan parayı getirdiği için aday yapılanların muhalif seçmeni utandırmasına, öfkelendirmesine…

2 gün ago

Savunma sanayi ölçüsü ihracatla sınırlanamaz, milli güvenlik konusudur

Türkiye son yıllarda savunma sanayisinde atılım içinde. Ancak gelişmenin tek ölçüsü ihracat olmamalı, rakamlar stratejinin…

2 gün ago

Türkiye-Azerbaycan: krize mi, yeni bir çözüme mi? Gerçekte neler oluyor?

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ankara’daki Türk Devletler Teşkilatı (TDT) Zirvesi’ne katılmayacağı açıklamasının etkisi daha soğumadan…

4 gün ago