Depremin en çok etkili olduğu Hatay yerle bir olmuş durumda. Arama kurtarma çalışmalarına ise büyük bir koordinasyonsuzluk hakim. (Foto: AA)
“Arabanın içindeydik, yardım için kornaya bastık. Ekip geldi. Kurtarma çalışmasını AFAD’ın koordine etmesi gerekiyor dedi ve gitti.”
Bu sözler Hatay’da bizimle konuşan bir aileye ait. Depremin ardından enkazın altında kalan yakınları için yardım istemişler, ancak yardım için gelen ekip, AFAD koordinasyonu gerekir diyerek uzaklaşmış.
Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin en çok etkilediği şehirlerden biri Hatay oldu. Depremin ilk anından beri şehirden yıkım haberleri ve geciken yardımla ilgili izlenimler geliyor. En çok can kaybı burada yaşandı.
Şehire vardığımızda biz de yıkımı birinci elden gördük. Şehir neredeyse yerle bir olmuş durumda. Genellikle depremlerde yoksul mahallelerde büyük yıkım olurken Hatay’ın varsıl mahalleleri de yıkılmış.
Arama kurtarma çalışmalarında ise büyük bir koordinasyonsuzluk hakim.
Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş daha sabah çıktığı canlı yayında yıkıntıların ancak yüzde 2’sine 3’üne ulaşılabildiğini söyledi. Kendi tespit ettikleri vefat sayısının 2 binin üstünde olduğunu iletti.
AFAD en son yaptığı açıklamada depremden etkilenen 10 şehire vinç, dozer, kamyon gibi 5,434 araç sevk edildiğini söyledi. 65 ülkeden Türkiye’ye yardım için ekipler geldi. AFAD’ın yaptığı açıklamaya göre uluslararası ekiplerle beraber alanda görev yapan personel sayısı 96 bin.
Ancak Hatay’da arama kurtarma çalışmaları çok seyrek.
Bölgeye bir şekilde ulaştırılan iş makinaları kenarda duruyor ve kurtarma çalışmalarının başlaması için AFAD koordinasyonu bekleniyor. Bölgeye ulaşan ekip sayısı çok az.
İnsanlar enkaz altından sesleniyor, kenarda iş makinaları bekliyor, dışarda insanlar bekliyor, ve seslenenlerin sesleri bir süre sonra susuyor.
Dışarıya çıkmayı başarmış depremzedeler için ise durum daha iyi değil. Kalacak yer sıkıntısı var. İnsanlar evlerinin önünde veya parklarda ateş yakmış bekliyorlar. Bir çoğu enkaz altındaki yakınlarını bırakmak istemiyor.
Soğuk çok etkili. Enkazdan kurtulmuş yaşlı bir kadının soğuk sebebiyle hayatını kaybettiğini anlattı bir Hatay’lı.
Kafelere, dükkanlara sığınan insanlar üst üste ısınmaya çalışıyor.
Kızılay’ın kurduğu çadırlar ise yetersiz. Bir çadırda 13 kişi kalıyor. Bir çok çadırda döşek yok, insanlar yerde yatıyorlar. Battaniyeler ise yetersiz kalıyor.
Hatay’ın sesini duyuramamasındaki en büyük etken de iletişim kanallarındaki kopma oldu.
Telefon ve internet şehir genelinde çalışmıyor. Sevk edilen mobil baz istasyonları gereken talebi karşılamakta yetersiz.
İletişim kurmak çok güç.
Hatay’da yıkımın boyutları neden bu kadar büyük oldu sorusuna belki bilim insanları bir cevap verebilecek. Ancak ben bu yazıyı Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın henüz birkaç hafta önce yine başka bir televizyon yayınında sarf ettiği sözler ile bitirmek istiyorum.
Savaş, Hatay yıkıcı bir depremin tekrarına hazırlıklı mı sorusuna şu cevabı veriyor:
“Değil! Hazırlıklı olması için genel hükümetle belediyelerin işbirliği yapması lazım. 37 dönümlük bir arazi, orayla ilgili bir kentsel dönüşüm istedim, her şeyi yaptık, 5 buçuk yıldır bize bakanlık cevap bile vermiyor. Maalesef hükümet bizleri yok sayıyor, görmezden geliyor!”
DEM Parti 27 Ocak’ta CHP Genel Merkezini ziyaret etti. Ziyarette Suriye ordusunun harekatıyla, kısmen dağılıp…
Avrupa Birliği artık ticaret politikasını “serbestleşme” dilinden çıkarıp ekonomik güvenlik ve stratejik özerklik sözlüğüne taşıyor.…
Son yıllarda uluslararası siyasete dair giderek daha sık dile getirilen bir tespit var: Dünya değişiyor…
Rivayete göre, Halife ordularının Kürt komutanı Selahaddin Eyyubi, Türk yardımcısı Nureddin Zengi ile Kudüs’ü Haçlı…
Gerilim artık sadece bir “kriz” değil; somut askerî eyleme geçiş öncesi bir kırılma eşiğine gelmiş…
“Casus belli” Latincenin uluslararası hukuk diline kazandırdığı yüzlerce kelimelerden biri. Türkçede yazıldığı şekilde telaffuz…