“Ev yapımı” İmamoğlu Krizi, bir haftada Şimşek’in iki yıllık duvarını yıktı. Ekonomi üzerindeki kesif sis seçimle dağılabilir.
Ekonomist Uğur Gürses İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasıyla başlayan siyasi krizin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in iki yıl önce başlattığı Orta Vadeli Programı (OVP) bir haftada yıktığını öne sürdü. Gürses, “Son 2 yılda ekonomide tüm ‘kanamayı durdurma’, rezerv biriktirip, absürt kararları tersine çevirerek normalleşme çabasının, aslında yeni absürt, irrasyonel, hukuk dışı yan yol içeren siyasi adımların atılabilmesi için ‘yastık oluşturma’ çabası olduğu anlaşıldı” diye yazdı.
Gürses, Türk ekonomisi üzerindeki “kesif sisin” seçime gitmeden dağılmayacağını iddia etti.
“Ekonomi Alla Turca” blogundaki “İki yıllık duvar bir haftada yıkıldı” yazısında “Tamamıyla ‘ev yapımı bir kriz piyasalara bomba gibi düştü” diyen Gürses’in yazısında öne çıkan noktalar şunlar:
• İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan piyasa sarsıntısı yayılarak etkili oldu. 2019’da başlayıp 2023 seçimlerine kadar geçen sürede yaratılan ‘kanamayı’ durdurma çabaları çöpe gitti. Adeta siyasi saiklerle bir fil züccaciye dükkanına sokuldu, ekonomi vazosunun da kırılması sonucunu getirdi.
• Kurda gün içi yüzde 10’a vuran bir zıplama, borsada sert düşüş nedeniyle işlemleri durduran ‘devre kesicilerin’ ardı ardına devreye girmesi, faizlerde sert yükseliş kendini gösterdi. Merkez Bankası kuru kontrol edebilmek için likiditeyi çekmeye ve bunu pahalı hale getirmeye çalıştı. Kur 38.00’de tutulurken, gecelik faizleri yüzde 46’ya çekti. Aylık vadede ise yüzde 48’e kadar çıkardı. Tahvil faizleri ise yüzde 38’lerden yüzde 51’e zıplayıp, Cuma günü yüzde 49’dan açılıp yüzde 44’le kapandı.
• Politik krizin bir haftalık faturası çok ağır oldu. Net 30 milyar dolarlık rezerv artışının yarısı gitti. Daha henüz yerleşiklerin ‘oyuna girmediğini’ dikkate alırsak potansiyel ‘turpun büyüğü’ bıçak sırtı bir yerde duruyor. İşin daha tehlikeli tarafı bu. (…) Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni turplardan bahsediyor. Yani verdiği sinyal, siyasi operasyonların devam edeceği yönünde. Zor ikna olmuş TL yatırımcılarına, tasarrufçulara nasıl bir sinyal bu?
• Daha sonra adı Para Piyasası Fonu olan Likit Fonlar 1987’de kuruldu. Küçük tasarrufçular ve ücretli çalışanların aldıkları ücretle-ödemeler arasında bir ‘mini nakit yönetim aracı’ olarak kullanıldı. Tahvil faizlerinin yükselmesi ile portföylerinde yüzde 10 tahvil tutmaya zorlanan para piyasası fonlarının getirileri de düştü. Böylece Likit Fonlar, ya da PPF kurulduğundan, yani 38 yıldan bu yana ilk kez zarar ettirdi.
• İlk kararı duyduğumda bunun fazla likiditeyi emme çabası olarak Merkez Bankası’nın tavsiye etmiş olabileceğini düşünmüştüm. Sonra öğrendim ki; Hazine’de işgüzar bir bürokrat borçlanma planını dikkate alarak SPK’dan bu kararı talep etmiş.
• Bu kararın Bakan Şimşek’in haberi olmadan alındığını düşünmek saflık olur. Ya SPK’ya ne demeli? En temel işi küçük yatırımcıyı korumak olan SPK, siparişle gelen talebi hiç ölçüp biçmeden yerine getirmiş.
• Artık ekonomide orta vade yok. Şimşek’in de yapabileceği pek bir şey yok. Ekonomide belirsizliğin de riskin de odağının, bizatihi ülkeyi yöneten siyasi iradenin kendisi olduğu net biçimde ortadadır. Bu noktada, BES devlet katkısının yüzde 30’unun hisse senedine yatırılması zorunluluğu koyan Nebati yönetimi ile para piyasası fonlarına yüzde 10 devlet tahvili zorunluluğu getiren Şimşek yönetimi arasında hiç fark kalmadı.
• Türkiye seçime gitmeden, ekonomideki kesif sis bulutunun dağılması mümkün değil. Bu, iktidar mutfağında pişirilen ‘ev yapımı’ krizin yeni bir yoksullaşma dalgası yaratması kaçınılmaz.
İmamoğlu Krizinin siyasi yankıları, hükümet tarafından uzatılmış Bayram tatiline rağmen devam ederken Uğur Gürses’in yazısının verilerle desteklenmiş tüm ayrıntıları ve tahlillerini bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.
Laf sahibinden ürer diye bir söz vardır. Bakanlarından medyasına dek AK Parti 3 Nisan sabahından…
Ana muhalefet CHP Genel Başkanı Özgür Özel 24 Mart'ta Saraçhane mitinglerini yayınlamayan bazı medya kuruluşlarına…
ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Tom Barrack 1 Nisan’da Senato Dış İlişkiler Komitesi önündeydi. Başkan Donald…
İki yüz yıla hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü çabamızda gün itibarıyla geldiğimiz yeri anlatacak en…
AK Parti-MHP Cumhur ittifakının, PKK’yı silahsızlandırma planı tutmazsa ne yapacağı, yani B-planı az çok belli…
18 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaliyle başlayan siyasi kriz ciddi bir…