Siyaset

PKK silah bırakacak mı? Kritik günler, kritik gelişmeler

Öcalan’ın kurucusu olduğu PKK’ya kendisini feshedip silah bırakma çağrısının akibeti için önümüzdeki günlerde kritik gelişmeler bekleniyor. Gelişmelerde bölgesel politikalar da etken. Sırrı Süreyya Önder’in rahatsızlığı sonrasında Pervin Buldan sürecin DEM Parti adına yürütücüsü konumunda.

PKK kurucu lideri Abdullah Öcalan’ın kurduğu örgüte silah bırakıp kendini feshetmesi çağrısında kritik bir eşiğe geliniyor. Rahatsızlanmadan önce Sırrı Süreyya Önder ile Pervin Buldan’ın 10 Nisan’da Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşme de kararlaştırılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile atılacak yasal adımlar görüşmesi bugün (24 Nisan) yapılıyor.
Ankara’nın Kandil’e bir an önce Kongreyi toplayıp karar alma baskısı da devam ediyor. AK Parti Başkanvekili Efkan Ala Nisan sonunda gelişme görmek istediklerini söylemişti. DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 22 Nisan’daki TBMM Grup toplantısı ardından PKK’nın kongre tarihini bilmediğini ancak “önümüzdeki grup toplantısında daha yeni, daha farklı gündemleri” konuşacaklarını söyledi. DEM Parti’nin bir sonraki grup toplantısı 29 Nisan Salı günü. Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur’un iddiasına göre, PKK/KCK 27 Nisan Pazar günü Irak’ın Süleymaniye şehrinde kongre toplayacak.

Öcalan, Kandil’le ayrıca haberleşiyor mu?

Hal böyle olursa PKK silah bırakıp kendini feshederek yasal siyasete katılma kararını verecek mi? Asıl soru bu.
Burada ilginç bir ayrıntı var. Bakırhan, gelişmelerin olumlu sonuç getirmesi inancını, Buldan’ın 21 Nisan’da İmralı’daki son görüşmesinde Öcalan’ı “moralli” ve “umutlu”  gördüğünü söylemesine de dayandırıyor. Bu arada DEM heyetleriyle başka görüşme olmadığına göre, akla Öcalan’ın MİT ya da başka kanallarla Kandil ile haberleştiği geliyor.

Silah bırakanlara, PKK şeflerine ne olacak?

Bakırhan’ın daha önce üzerinde durduğu bir konu da PKK’nın bu kararı aldıktan sonra silahları nereye, nasıl bırakacağı ve silah bırakanların başına bir şey gelip gelmeyeceği idi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Nisan davetinde bu sorulara şu yanıtı verdi:
• “Feshedeceksin, silahları teslim edeceksin, teslim olacaksın. Üç tane şart var. Silahları nereye teslim edeceklerini kendilerine söyleyeceğiz. Söylenenleri yaparlarsa, buyursunlar gelsinler diyeceğiz.”
Pek konuşulmayan bir konu daha var. PKK yöneticileri ne yapacak? Cemil Bayık geçenlerde BBC Farsça’ya “Türkiye’ye gitmek demek, hapse girmek demektir” dedi; “Hiç kimse böyle bir tutsaklığı kabul etmez. Eğer demokratik yollar açık olsaydı, biz dağlara çıkmazdık.”
Kandil’deki yönetici kadroya yerleşecek ülke aranması da PKK’nin silahsızlandırılması sürecinin parçası.
Bayık aynı mülakatta “Bizim tek şartımız” diyor, İmralı Cezaevi’nde Öcalan’a “uygulanan ağır tecridin kaldırılması ve onun özgürce çalışabilmesidir”. Talebin tamamen serbest kalması değil, İmralı’da rahat çalışıp istediğiyle görüşebilmesi olması da dikkat çekici.

ABD, İran, İsrail, Suriye

ABD geçenlerde Suriye’deki askeri varlığını azaltmaya başladığını açıkladı.
Henüz YPG ve kendi kurdurduğu SDG’ye desteğini resmen kesmiş değil; yeni Suriye yönetimi için önem taşıyan petrol ve gaz sahalarında henüz kontrolü altında. Ama gelişmeler var.
ABD’nin de Hamas’a silah bıraktırıp Filistin yasal siyasetine katma projesi var. Türkiye’nin katkısı bekleniyor. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın 19 Nisan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 20 Nisan’da Ankara’da Hamas yetkilileriyle görüşmelerinin en can alıcı kısmı Filistinli grupların işbirliği idi. İsrail’de Binyamin Netanyahu ABD’nin Hamas projesine zorlanması için en azından Suriye’deki İran etkisinin kırıldığından emin olması lazım. Ahmed Şara yönetiminin, İran destekli Filistin İslami Cihad örgütüne yönelik tutuklamalara gitmesi bu çerçevede değerlendirilmeli.
Özetle, bölgesel gelişmeler de Öcalan’ın 27 Şubat çağrısında söylediği gibi, PKK’nın devrini tamamladığını ve silah bırakabileceğini gösteriyor. Son anda çekme takılmazsa Türkiye’nin neredeyse yarım asırdır on binlerce cana, yüz milyarlarca lira kayıp ve hesaplanamayacak siyasi hasara neden olan bu sorunu geride bırakmasına az kalmış görünüyor.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Hak ve özgürlükler mücadelesi ABD ve AB’ye güvenilerek yürütülemez

NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde, 30 Haziran’da Türkiye’ye geleceği bildirilen Avrupa Birliği Komisyonu heyetinin oluşumu ve…

5 saat ago

NATO Ankara Zirvesi: Askeri harcamalar, Ukrayna ve Türkiye’nin rolü

NATO’nun 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara, Beştepe’de Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde düzenlenecek.…

14 saat ago

Deryalar, Kaptanlar ve 64 Gün 19 Saatte Bir Devr-i Alem

18 Mart 1969 günü MV Vega gemisi Ümit Burnu açıklarından geçerken güvertesine bir siyah silindirik…

3 gün ago

Güney Kıbrıs’ta Gazze toplantısı. Türkiye katılmıyor. İsrail katılabilir

Türkiye 7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi’ne hazırlanıyor. Beklentiler yüksek. Gündemde sadece Rusya’nın Ukrayna savaşı, ABD ve…

3 gün ago

CHP dağınık ama ortalık gül bahçesi olmadı: NATO telaşı neyi gösteriyor?

Son iki gündür dünyanın, Batı dünyasının NATO’nun Ankara Zirvesiyle ilgili neyi konuştuğunu izliyor musunuz? -…

3 gün ago

Ankara’nın Jeopolitikası Batıyla Normalleşme mi, Çok Yönlü Pazarlık mı?

NATO’nun 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi yaklaşırken Türkiye dış politikasında eski sorular yeniden dolaşıma sokuluyor. Misal;…

3 gün ago