2025 Mart ayından bu yana Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, T24’te Cansu Çamlıbel’in yazılı sorularını yanıtladı.
Halen Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, yasal süreçlere rağmen adaylığının devam ettiğini, kendisinin katılmayacağı bir seçimin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın meşruiyetinin bitmesi anlamına geleceğini söyledi. İmamoğlu, T24’te Cansu Çamlıbel’in yazılı sorularına verdiği yanıtta, hakkındaki yürütülen hukuki süreçlerin, yalnızca kişisel bir mesele olmadığını, siyasi bir araç olarak kullanıldığını öne sürdü.
“Cumhurbaşkanlığı adaylığı, kişisel bir tercih değil, milyonlarca seçmenin iradesinin sonucudur,” diyen İmamoğlu, karar merciinin yargı veya bürokrasi değil, halk olduğunu vurguladı. Bu açıklama, hem İmamoğlu’nun geri adım atmayacağını gösteriyor hem de seçimlerin adil bir zeminde yürütülmesinin önemini yineledi.
Devlet kurumlarının tarafsızlığının zedelendiğini ve yargının siyasallaştığını ifade eden İmamoğlu, bunun toplumsal güveni sarstığını söyledi. “Halk, devletin adaletine güvenemiyorsa, demokrasi temeli sarsılır,” diyerek kutuplaştırıcı siyasi dilin toplumu böldüğünü vurguladı.
İmamoğlu, devletin görevini sadece ayrıştırmak değil, toplumun farklı kesimlerini eşit ve kapsayıcı bir şekilde kucaklamak olarak tanımlıyor. İmamoğlu’na göre, eşit yurttaşlık temelli bir yönetim anlayışı, Türkiye’nin hem iç huzurunu hem de uluslararası saygınlığını güçlendirecek kritik bir unsur olacak.
Parti içindeki adaylık tartışmalarını demokratik bir zenginlik olarak gören İmamoğlu, CHP’nin farklı güçlü isimlerinin varlığının bir kriz değil, avantaj olduğunu söyledi. Ancak asıl sorunun seçimlerin hangi koşullarda yapılacağı olduğuna dikkat çekti. “Seçimler eşit ve adil koşullarda yürütülmediğinde, meşruiyet ciddi biçimde tartışılır,” dedi.
İmamoğlu, muhalefetin ortak ve kararlı bir duruş sergilemesinin önemine vurgu yaptı. Ona göre, sadece partiler arası işbirliği değil, tüm demokratik aktörlerin seçim süreçlerine sahip çıkması gerekiyor.
Kürt sorunu bağlamında İmamoğlu, tüm vatandaşların eşit yurttaşlık çerçevesinde süreçlere dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Ona göre, toplumsal bütünleşme ve barışçıl çözüm yalnızca demokratik adımlar ve kapsayıcı politikalarla sağlanabilir.
Ekonomiden sosyal devlete, demokratikleşmeden hukukun üstünlüğüne kadar geniş bir yelpazede Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan İmamoğlı, özellikle eşit yurttaşlık ve adalet temelli bir vizyonun ülkenin büyük bir sıçrama yapmasını sağlayacağını vurguladı. İmamoğlu, “Her vatandaşımızın dilinden kültürüne, inancından geleneklerine kadar eşit yurttaşlığı hissedeceği bir süreç, Türkiye’ye en büyük sıçramayı yaşatacaktır” dedi.
Bebek Otel’in sahibi sıfatıyla değil ama gişe rekoru kıran “Yan Yana” filminin yapımcısı sıfatıyla Muzaffer…
İran’da güvenlik güçlerinin göstericilere ateş açması, can kayıplarının gayrı resmi bilgilere göre 500’ü aşması ve…
Birleşmiş Milletler’in yayımladığı Peace Outlook 2026 raporu, dünyanın giderek daha parçalı, daha güvensiz ve daha…
Dün, 10 Ocak, 15.00 sıralarında Halep Valisi Azzam El Gharib, dört gündür şehirde orduyla SDG/PKK…
Son dönemde gündeme gelen Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan ittifakı iddiaları, ‘Müslüman NATO’su mu kuruluyor?’ sorusunu beraberinde getiriyor.…
Suriye iç savaşının Halep’te yeniden alevlenme riski, 9 Ocak sabaha karşı 03.00’te Türkiye ve…