Siyaset

CHP’nin Kürt Sorunu Eşiği: Türkiye İç Barışını Sağlamak Zorundadır

CHP lideri Özgür Özel, Kürt sorununa çözümün de tartışıldığı konferansın açılışında “İç barışı sağlamak zorundayız” dedi. (Foto: CHP)

CHP’nin 31 Ocak’ta İstanbul’da topladığı “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” partinin hem Terörsüz Türkiye süreci hem de Suriye’deki uzlaşma sürecinin belli bir düzeye geldiği aşamada, yeni bir iç barış ve Kürt sorunu “eşiğine” geldiğini gösterdi.
CHP’nin tutuklu Şişli Belediye başkanı Resul Emre Şahan’ın önerisiyle yapıldığı açıklanan Konferansın planlama ve uygulaması belki biraz daha uzun zamana yayılsa katılım daha yüksek olabilirdi. Belki Konferansta konuşulanlardan çok, TBMM Terörsüz Türkiye Komisyonunun CHP’li üyelerinin neden katılmadığı haber olmazdı. Ama konferanstaki konuşmalar, panelistlerin çeşitliliği ve tartışılan konulara baktığınızda, belki öyle “gümbür gümbür” yeri yerinden oynatacak değil ama ayakları suya ermiş ve o eşikten geçip devam edilirse Türkiye’nin iç barışına da bölgesel etkisine de katkısı olabilecek bir açılımdan söz etmek mümkün.
Uzun uzun yazmadan, başlıklar halinde izlenimlerimi aktaracağım.

Türk-Kürt-Arap Söylemi

• Ekrem İmamoğlu’nun, Silivri’den gönderdiği (ve herhalde daha etkili olacağı zannıyla yapay zekâ ile canlandırılmış) konuşmasının özü “Terörü bitirmemiz, Kürt meselesini çözmemiz lazım” cümlesindeydi. İmamoğlu, konuşmasında, sayabildiğim kadarıyla sekiz kez Kürt meselesi, Kürt sorunu ifadesini vurguladı.
• İzleyebildiğim kadarıyla CHP ilk kez bu konferansta hem lideri Özgür Özel hem de Cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu’nun ağzından bu kadar açık biçimde “sınırlarımız dışındaki Kürtlerle de kardeşliğimizi” vurguladı. Suriye’de “Türkmenler, Kürtler, Araplar, hepsi akrabamız” idi. Bu, CHP’nin geleneksel bölge söyleminden farklıydı.
• Dahası, “Türkler, Kürtler, Arapların” kardeşliği vurgusu vardı. Oysa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ağustos 2025’te Türkler, Kürtler, Araplar söylemini dile getirdiğinde, CHP’den “Kürtler tamam da Araplar ne oluyor” yolunda eleştiriler gelmişti.
• Bu çerçevede Özel konuşmasında AK Partiyi, ılımlı ve dolaylı eleştiriyle “Suriye’de çatışmanın tarafı değil, barış ve uzlaşının güvencesi olmaya çağırdı. Suriye’den gelen Hükümet-SDG “uzlaşma” haberi CHP’yi de “sevindirmişti”. “Bu kez kazanan emperyalist devletler değil, bu toprakların evlatları, insanları olmalı” idi.

Erdoğan ve AK Parti Ayrıntısı

• Genellikle metne bağlı kalmadan konuştuğunu bildiğimiz Özel, bu defa, dikkatle yazıldığı belli metnin dışına çıkmadı, prompterden okudu. “Demokratik zeminde Cumhuriyeti payidar kılmak” başlıklı konuşmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı doğrudan eleştirmedi, hatta adını geçirmedi bile. Zaten üyeleri davet edilen ama gelmeyen AK Parti’nin adı sadece iki yerde geçti. Biri, az önce okuduğunuz Suriye önerisiydi. Diğeri de AK Partinin “ikircikli tutumundan, rakiplerine karşı başlattığı yargı savaşından ve sivil siyasete yönelik vesayet anlayışından vazgeçmesi” gerektiği cümlesiydi. Mesaj aynı ama üslup son aylarda iyice keskinleşen üsluptan farklıydı.
• AK Parti, Kürt sorununa çözüm dahil iç barışı güçlendirmek için güven oluşturmak istiyorsa, Özel’e göre,
1- “Barış imkânını sabote eden” kayyım sistemi kaldırılmalı,
2- “Umuda gölge düşüren” Kent Uzlaşısı davaları düşürülmeli,
3- Siyasi tutukluklara, AİHM ve AYM kararlarının yok sayılmasına son verilmeliydi.
CHP liderinin, uzun süreden beri AK Parti’ye eleştirisinin içeriğini değil ama üslubunun tonunu dünkü konferansta düşürdüğü gözlenebiliyordu.

“Kurucu Siyasetin” Yeni Eşiği

• Kürt sorununa çözüm de, yargı ve demokrasi sorunlarına çözüm de Özel’in “Türkiye iç barışını sağlamak zorundadır” cümlesiyle ve “kurucumuz” Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözüne vurgusuyla aynı zeminde kullanılıyordu. Özel’in, “Bugün kurucu siyasetin yeniden ayağa kalktığı bir eşikteyiz” cümlesi ilginçti. Bununla Cumhuriyetin kuruluş döneminin, Atatürk döneminin kast edildiği açıktı.
• DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili ve İmralı Cezaevinde PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşen heyetin üyesi Mithat Sancar, bu “eşik” sözünü kaptı, kendi konuşmasıyla birleştirdi. Sancar hem Terörsüz Türkiye sürecine hem Suriye’ye atfen, uzlaşmanın sadece bir tarafın dediğinin olmasıyla sağlanamayacağını zaten gerçekliğin de bu olmadığını söyledi.
• “Yurtta Barış, Dünyada Barış: Ulusal, Bölgesel, Küresel Bakış” konulu ilk panelde konuşan Sancar da, “Demokratik Bir Geleceğin İnşası” panelinde konuşan DEM Partili Saruhan Oluç da, Özel gibi, parti politikalarını aynı içerikte ama daha ılımlı üslupla dile getirdiler. Adeta CHP de DEM de Suriye’de varılan anlaşmanın bozulmaması ve Terörsüz Türkiye sürecini bozmaması dikkatiyle konuşuyordu.

MHP’li Yıldız’a Sitem

• Bir CHP konferansında İHH Başkanvekili Hüseyin Oruç’u panelist olarak görmek şaşırtıcıydı. Olumlu karşılandı. Keza, Türkiye’de Kürt meselesinde eleştirel bakışıyla bilinen sosyolog Mesut Yeğen’in panel yönetmesi de öyle. Panellerin giriş konuşmasında Chatham House’dan Galip Dalay’ın özeti konulara iyi bir giriş sağladı. BM çatışma çözümü danışmanlarından Esra Çuhadar ve yine Oruç’un dünyanın çeşitli bölgelerinden kendi deneyimlerini aktarmaları, Diyarbakır Sanayi Ticaret odası Başkanı Mehmet Kaya ile TEPAV Direktörü Güven Sak’ın aynı panelde konuşması değerliydi.
• Panelistler arasında, TBMM Yeni Yol Grubundan Bülent Kaya, Yeniden Refah’tan Doğan Bekin, Emek Partisinden İskender Bayhan da vardı. TİP’ten Ahmet Şık’ın mazeret bildirerek katılamadığı bildirildi. Özel, konferansın kapanışında MHP Genel Başkan Feti Yıldız’ın “Son ana kadar geliyordu, gelemedi. Bir yazı yolluyordu, yollayamadı. Olsaydı çok kıymetli olacaktı” sitemi, CHP’nin demokratikleşme, Kürt sorunu ve iç barışın güçlendirilmesi konularında yeni köprüler kurma gayretini gösteriyor. Eşik metaforu da öyle.
Konferansın açılışında, “Kürtleri hedef alan, onurlarını zedeleyen ve ‘Kürt eşittir terörist’ algısını yeniden üretmeye çalışan eski, yıkıcı, dışlayıcı söylemleri açıkça reddediyoruz” diyen Özel’in kapanışta konferansın ilk adım olduğunu söylemesi önemli. Ancak CHP’nin daha önce de böyle çıkışlar yapıp devamını getirmediği örnekler var; bu da bir güven sorunu. O nedenle bu kez devamını getirmeleri de önemli.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Marmara Denizi’ne Hayat Öpücüğü: Pina

Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlık, jeolojik zaman boyunca yavaş yavaş birikmiş enerjiyi benzeri görülmemiş bir…

1 gün ago

SDG Anlaşma Bozdukça Şam’la Biraz Daha Azına Uzlaşıyor. Ankara Memnun

  Suriye hükümeti 30 Ocak öğle saatlerinde SDG ile yeniden anlaştığını duyurdu. Ankara memnun. Ama …

2 gün ago

Türkiye, İran-ABD geriliminde aktif diplomatik rol üstlenmeye hazır

Türkiye, İran ile ABD arasındaki artan gerilimde aktif diplomatik rol üstlenmeye hazır olduğunu açıkladı. Türk…

2 gün ago

Çin: Xi Jinping’in Gücü Sarsıldı mı, Yeniden mi İnşa Ediliyor?

Çin’de son aylarda yaşanan ve kimi çevrelerce “askerî darbe girişimi” olarak sunulan, daha yaygın ve…

2 gün ago

Enerji Politikaları: Davos’tan Çıkan Mesajlar Ve Türkiye

Enerji politikaları artık bir üretim meselesi değil, bir gelecek meselesi. İklim krizinin soyut bir risk…

2 gün ago

Türkiye, ABD’nin İran Saldırısını Önleyebilir mi? Olmaz mı?

Türkiye'nin, ABD’nin İran saldırısını önleyebilmek için elinden geleni yaptığını söylemek mümkün. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan…

3 gün ago