Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Trabzon Şehir Hastanesi Tartışması: Zeminde Kayma Var mı?

Yazar: Filiz Pehlivan / 12 Mart 2026, Perşembe / Oda: Siyaset

İnşaaatının yüzde 90’ı tamamlanan ve bu yıl faaliyete geçmesi beklenen Trabzon Şehir Hastanesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir  Uraloğlu, inşaatta 1800 fore kazık, 762 sismik izolatörün tesis edildiğini, dolayısıyla mühendislik olarak herhangi bir risk öngörüsü olmadığını vurgulamıştı. (Foto: YDA)

Trabzon’da deniz dolgusu üzerine inşa edilen şehir hastanesi son günlerde farklı bir tartışmayla gündeme geldi. Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş’ın uydu radar verilerine (InSAR*) dayanarak dile getirdiği değerlendirmeler, hastanenin bulunduğu dolgu alanında deformasyon olabileceği iddiasını gündeme taşıdı. Bu da ister istemez bina zemininde kayma ya da kayma ihtimali olup olmadığı sorusuna yol açtı.

Trabzon Şehir Hastanesi, Ortahisar ilçesinin Akyazı bölgesinde deniz dolgusu üzerinde inşa edilmektedir. Kamuya yansıyan proje bilgilerinde hastanenin yaklaşık 255 bin metrekarelik bir alan üzerinde, 283 bin metrekare kapalı alana sahip olduğu belirtilmektedir. Yaklaşık 900 yatak kapasitesi, onlarca ameliyathane ve yüzlerce poliklinik birimi ile bölgenin en büyük sağlık yatırımlarından biri olması planlanmaktadır.

Hastaneler Sıradan Binalar Değildir

Hastaneleri diğer binalardan ayıran özellikleri de bulunuyor. MR, tomografi ve robotik cerrahi gibi cihazlar milimetrik hassasiyet ve stabilite gerektirir. Bu nedenle bu tür tesislerde kabul edilebilir deformasyon limitleri sıradan binalara göre çok daha düşüktür.

Hastaneler, muhtemel afetler sonrasında da çalışmaya devam etmesi beklenen kritik sağlık altyapılarıdır

Dolayısıyla şehir hastanelerinde zemin davranışı yalnızca yapısal güvenlik açısından değil, aynı zamanda işletme güvenliği açısından da önem taşır.

Bu tür açıklamalar doğal olarak kamuoyunda soru işaretleri yaratabiliyor. Ancak mühendislik açısından ilk yapılması gereken şey iddiaları kesin hükümlerle doğrulamak ya da reddetmek değildir. Öncelikle kullanılan verilerin, ölçüm yöntemlerinin ve saha gözlemlerinin açıklığa kavuşması gerekir.

Bu yazıyı bir jeoloji ya da geoteknik uzmanı olarak değil, mühendislik kökenli bir yazar olarak kaleme alıyorum. Amacım teknik bir hüküm vermek değil; kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerin hangi mühendislik sorularını gündeme getirdiğini ortaya koymak.

Dolgu zeminler neden dikkat gerektirir?

Trabzon Şehir Hastanesi, büyük ölçüde deniz dolgusu üzerine oluşturulmuş bir alanda inşa ediliyor.

Jeoteknik uzmanlarının da sıkça vurguladığı gibi, dolgu zeminler mühendislik açısından özel dikkat gerektiren ortamlardır. Karadeniz kıyılarındaki dolgu alanlarının önemli bir kısmında, dolgunun altında yumuşak denizel kil tabakaları bulunur. Bu tür zeminlerde zamanla gelişen konsolidasyon oturmaları ve yatay deformasyonlar mühendislik tasarımında dikkate alınması gereken başlıca jeoteknik konular arasında yer alır.

Bu durum tek başına bir risk anlamına gelmez. Dünya genelinde dolgu zeminler üzerinde çok sayıda büyük yapı inşa edilmiştir. Ancak bu tür projelerde zemin davranışının uzun vadede izlenmesi ve performansın düzenli olarak değerlendirilmesi gerekir.

Jeoteknik uzmanlarının özellikle dikkat çektiği konulardan biri de diferansiyel oturmadır. Büyük yapılarda çoğu zaman sorun toplam oturma değil, yapının farklı noktalarında oluşan farklı oturmalardır. Bu tür farklı hareketler, özellikle hassas cihazların bulunduğu yapılarda önemli bir mühendislik parametresi haline gelir.

Trabzon Tartışmasını Başlatan İddia

Tartışmanın çıkış noktası Prof. Dr. Osman Bektaş’ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları oldu.

Daha önce Trabzon Baro Başkanlığı da yapmış olan CHP Milletvekili Sibel Suiçmez başkanlığında bir heyet bunu kamuoyu gündemine de taşıdı. Bektaş, uydu radar verilerine dayalı InSAR analizleri üzerinden Akyazı dolgu alanında yıllık yaklaşık 25 milimetre mertebesinde bir deformasyon olabileceğini ifade ediyor. Bu tür ölçümler geniş alanlardaki milimetrik deformasyon trendlerini izlemek için kullanılan güçlü araçlardır.

Ancak mühendislik açısından InSAR verileri tek başına yeterli değildir. Bu tür bulguların mutlaka sahada yapılan ölçümlerle —örneğin GNSS, inklinometre veya piezometre ölçümleriyle— karşılaştırılması gerekir.

Dolayısıyla tartışmanın merkezindeki asıl soru şu olmalıdır: Uydu verileri ile yerinde yapılan ölçümler birbirini doğruluyor mu?

Sorular Açıklığa Kavuşturulmalı

Jeoteknik uzmanlarının da belirttiği gibi, dolgu alan projelerinde yalnızca tasarım değil, inşaat sonrası izleme (monitoring) sistemleri de mühendisliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Uzun dönem zemin davranışının izlenmesi bu tür büyük projelerde standart mühendislik uygulamaları arasında yer alır.

Büyük projelerde ek zemin incelemeleri olağan bir uygulamadır

Büyük ölçekli dolgu alan projelerinde zaman zaman ek zemin incelemelerinin veya güçlendirme çalışmalarının talep edilmesi mühendislik açısından olağan bir uygulamadır.

Trabzon Şehir Hastanesi projesinde de zemin davranışına ilişkin böyle bir teknik değerlendirme sürecinin yürütülüp yürütülmediğinin açıklığa kavuşturulması, kamuoyunda ortaya çıkan soru işaretlerinin giderilmesine katkı sağlayacaktır.

Tartışmanın anahtarı: veri şeffaflığı

Trabzon Şehir Hastanesi ile ilgili tartışma aslında tek bir noktada düğümleniyor: veri şeffaflığı.

Bir uzmanın dile getirdiği değerlendirmeler doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Bunu belirleyecek olan şey yorumlar değil ölçümlerdir.

Bu nedenle zemin etütleri, deformasyon ölçümleri ve saha verilerinin kamuoyuyla paylaşılması yalnızca teknik tartışmaların sağlıklı biçimde yürütülmesini sağlamaz; aynı zamanda büyük kamu yatırımlarına duyulan güveni de güçlendirir.

Veriler Kamuoyuyla Paylaşılmalı

Sonuçta mühendislik belirsizliği yönetme sanatıdır. Belirsizliği azaltmanın yolu ise ölçmek, veriyi paylaşmak ve değerlendirmeyi bilimin süzgecinden geçirmektir.

Trabzon Şehir Hastanesi ile ilgili tartışma da bu nedenle basit bir soruda düğümleniyor: Zemin davranışına ilişkin ölçüm ve izleme verileri kamuoyuyla paylaşılacak mı?

Bu sorunun yanıtı yalnızca Trabzon’daki bir proje için değil, Türkiye’deki büyük kamu yatırımlarının güvenliği açısından da önem taşıyor.

Not:

(*) InSAR (Interferometric Synthetic Aperture Radar): Uydu radar verileri kullanılarak yeryüzeyindeki milimetre düzeyindeki deformasyonların zaman içinde ölçülmesini sağlayan bir uzaktan algılama yöntemidir.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Trabzon, Trabzon Şehir Hastanesi, zemin kayması

OKUMAYA DEVAM EDİN

Seçimler sonrası yeni belediye başkanlarına tavsiyeler
CHP mecburiyetten güven tazeledi: Özel oy birliğiyle yeniden seçildi
Kobani: Ağır cezaların ötesinde bir siyasi davanın anatomisi
  • İç Cepheyi CHP’siz Tahkim Mümkün mü?12 Mart 2026
  • Trabzon Şehir Hastanesi Tartışması: Zeminde Kayma Var mı?12 Mart 2026
  • İsrail Gerçekten Her İstediğini Yapabilir mi?12 Mart 2026
  • Trump, İran Savaşından Çıkış Aramaya Başladı; İsrail’le Sorun Var11 Mart 2026
  • NATO Malatya’ya ABD Patriot Sistemi Gönderiyor: İran Füzeleri Uyandırdı10 Mart 2026
  • ABD-Halkbank Davasında Anlaşma Sağlandı: İran Savaşı Etkisi10 Mart 2026
  • Petrol 100 Doları Aşarken: Eşel Mobil, Tavan Fiyat ve Küresel Müdahale10 Mart 2026
  • Varan 2: Yine İran Füzesi. Yine NATO Durdurdu. Parçası Gaziantep’e Düştü9 Mart 2026
  • Türkiye, 6 F-16’yı Kıbrıs’a gönderdi: Yunanistan’ın Hamlesine Yanıt9 Mart 2026
  • İkinci Hamaney Döneminde İran ve Ortadoğu’da Yayılan Savaş9 Mart 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP