Siyaset

İmamoğlu ilk beş gün aç-susuz tutulmuş; “işkenceydi, hâlâ da yapılıyor”

İmamoğlu, mahkemede gözaltına alınmasını takiben beş gün boyunca kendisi ve arkadaşlarına yapılan kötü muameleyi anlattı.

Silivri’de devam eden “Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü” davasının 28 Nisan günkü oturumunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu, kendisine ve arkadaşlarına 19 Mart 2025’te gözaltına alınmaları sonrasında yapılanlara dair ayrıntılar vererek “hâlâ yürütülmekte” olan “işkenceyi” mahkeme kayıtlarına geçirdi.

Davanın dünkü oturumunda itirafçı müteahhit Âdem Soytekin’in savunması alındı, savcı, hâkim ve diğer sanıklar tarafından soruldu.

Soytekin’e soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, 15,5 milyon seçmenin bulunduğu İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

  • “19 Mart-23 Mart arasında çok sıkıntılı bir 5 gün yaşadık. Onu çok yaşattınız bize. Yani iddia makamı olarak yaşattınız bize. Ve bunun sizin tarafınızdan da bilinmesini istiyorum. Yani o beş gün, kolay bir beş gün değil. Aç ve susuz bir beş gün.
  • “İlk gün Ramazan ayında olduğu için oruçlu olarak hissedilmedi ama sonrasında hissedildi. Allah kimsenin başına vermesin yani öyle bir eziyeti, işkenceyi. Bu işkence bir rutin haline getirildi ve hâlâ da yürütülmekte.

İmamoğlu: “Sinkaflı konuşan” savcı

  • “Bu beş gün işkenceyi yaşadıktan sonra, bir işkence de Çağlayan Adliyesi’nin bodrumunda yaşatıldı. Bu işkenceden yukarıya çıkartıldık. Ve ben henüz ismini bilmediğim, hatırladığım kadarıyla, içeri girdiğimde saçları arkadan bağlı bir savcıydı. Sonradan ismi öğrendim; Cahit Cihat Sarı diye.
  • “Bu savcı, içeri girdiğimizde, daha oturur oturmaz bir feryat figanla bir bant kaydından bahsetti. Ses kaydından bahsetti. Ve küfürlü konuştu, sinkaflı konuştu, hakaret etti.
  • “Şu anda Adalet Bakanlığı Personel İşleri Genel Müdürü yapılmış olan, ödüllendirilmiş olan savcı. Bu savcı, bu sinkaflı küfürleri ve hakaretleri yaptıktan sonra ben şaşırarak… Avukatım orada, Mehmet (Pehlivan) Bey. İki avukatım daha var. Döndüm, “Kime söylüyor?” dedim. “Bizden önce ifade veren Âdem Bey’e söylüyor,” dedi.”

Soytekin için savcıyı kim aradı?

İmamoğlu’nun sorusu üzerine Soytekin’in savcının kendisiyle sinkaflı konuşmadığını, ifade için her gittiğinde her gittiğinde kendisine yemek ısmarladığı yanıtını verdi.

Soytekin bu arada şunları söylediği tutanaklara girdi:

  • “İlk başta Savcı Bey’i, benim için arayan bir siyasi varmış Ankara’da. Yani ben de biliyorum kim olduğunu. Açıklamak isteyeceğim bir isim değil. Onunla kavga etmesinden dolayı böyle bir gerilimi onunla yaşadığını bana anlatmıştı.”

Bu ifade, eğer gerçeği yansıtıyorsa -ki Soytekin’in bazı ifadeleri doğrulanamıyor, daha önce savcılığa verdiği bilgileri mahkemede “duydum” şeklinde aktarıyor) üç şeyi gösteriyor:

  • Etkin pişmanlık dilekçesi veren ve ifadesiyle İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da tutuklanmasına yol açan Soytekin için bir siyasetçi Ankara’dan Savcı Cahid Cihat Sarı’yı aramış.
  • Soytekin, bu siyasetçinin kim olduğunu bildiğini ama açıklamayacağını söylemiş. Duruşma hâkiminin ve savcısının o ismi öğrenmek için özel bir çaba sarf etmedikleri anlaşılıyor.
  • Ancak bir süre sonra Savcı Sarı ile o siyasetçi kavga etmiş. Soytekin Sarı’nın o siyasetçiye sinkaflı küfrettiğini ima ediyor.

Açıklamadığı bir isim daha var

Akın Gürlek’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından Adalet Bakanlığına getirilmesinin ardından Bakanlığın personel işleri sorumlusu yaptığı Sarı’nın daha önce masasındaki Beyaz Toros maketiyle de kamuoyunun dikkatine geldiğini hatırlatalım.

Soytekin’in hâkim tarafından sorgulanması sırasında da açıklamayacağını söylediği bir isim geçiyor tutanaklarda.

Hâkim, Soytekin’e İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun’un Medya A.Ş.’nin nakit akışının yüzde 80’ini kontrol ettiğini ama yapılan işlerin ancak yüzde 20’sinin gerçek işler olduğu ifadesini sorarak bu oranları “neye göre” kullandığını sormuş.
Yanıt: “O ifadeyi, şu an ismini açıklamak istemediğim birinin bana ilettiği bir beyana göre kullandım.”

Mahkeme Başkanı o ismin kim olduğunu sormamış görünüyor, ama “Açıklamak istememenizin özel bir nedeni var mı?” diye sormuş. Bu konudaki sorgu, Soytekin’in geçiştirme yanıtıyla ilerletilmeden kalmış: “Yani beraber konuşurken söylemişti.”

Ama sorgunun bir yerinde, Soytekin 1,5 milyon dolar rüşvet verdiği iddiasına açıklayıcı olmaktan uzak, kaçamak yanıtlar verdikçe Mahkeme Başkanı da isyan etmiş: “Artık diyalogda zorlanıyoruz.”

Böyle bir dava

Bu yazının ana fikri, itirafçı Soytekin’in tutarsız ifadeleri değil. İfadeleri eğer doğruysa, Soytekin için Sarı’yı kimin aradığı sonra neden kavga ettikleri nasıl olsa çıkar ortaya, hep çıkmıştır.

Ama İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı İmamoğlu’nun kendisinin ve arkadaşlarına gözaltına alınmalarının ardından yapılan kötü muameleyi mahkeme kayıtlarına geçirmesi ileride bugünden daha fazla önemsenecek bir gelişme gibi duruyor.

Türkiye’nin imzacısı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu aralar dikkate alınmayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında “işkence ve kötü muamele” bahsi önemli yer tutar.

Belki “Şimdi bunu tartışmanın sırası değil” diyenleriniz çıkacaktır ama şu kadarını söyleyeyim: bu Aziz İhsan Aktaş’lar, Âdem Soytekin’ler, bütün uyarılara rağmen önemli yetki verilen Ertan Yıldız’lar nereden çıktı geldi, milyonlarca CHP’linin oyuyla seçilen belediyelerde yer tuttu? Bu durumun bugün İmamoğlu’nun da CHP’nin de başına bela olduğunu görmek gerekiyor.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Hak ve özgürlükler mücadelesi ABD ve AB’ye güvenilerek yürütülemez

NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde, 30 Haziran’da Türkiye’ye geleceği bildirilen Avrupa Birliği Komisyonu heyetinin oluşumu ve…

8 saat ago

NATO Ankara Zirvesi: Askeri harcamalar, Ukrayna ve Türkiye’nin rolü

NATO’nun 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara, Beştepe’de Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde düzenlenecek.…

16 saat ago

Deryalar, Kaptanlar ve 64 Gün 19 Saatte Bir Devr-i Alem

18 Mart 1969 günü MV Vega gemisi Ümit Burnu açıklarından geçerken güvertesine bir siyah silindirik…

3 gün ago

Güney Kıbrıs’ta Gazze toplantısı. Türkiye katılmıyor. İsrail katılabilir

Türkiye 7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi’ne hazırlanıyor. Beklentiler yüksek. Gündemde sadece Rusya’nın Ukrayna savaşı, ABD ve…

3 gün ago

CHP dağınık ama ortalık gül bahçesi olmadı: NATO telaşı neyi gösteriyor?

Son iki gündür dünyanın, Batı dünyasının NATO’nun Ankara Zirvesiyle ilgili neyi konuştuğunu izliyor musunuz? -…

3 gün ago

Ankara’nın Jeopolitikası Batıyla Normalleşme mi, Çok Yönlü Pazarlık mı?

NATO’nun 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi yaklaşırken Türkiye dış politikasında eski sorular yeniden dolaşıma sokuluyor. Misal;…

4 gün ago