İmamoğlu, mahkemede gözaltına alınmasını takiben beş gün boyunca kendisi ve arkadaşlarına yapılan kötü muameleyi anlattı.
Silivri’de devam eden “Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü” davasının 28 Nisan günkü oturumunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu, kendisine ve arkadaşlarına 19 Mart 2025’te gözaltına alınmaları sonrasında yapılanlara dair ayrıntılar vererek “hâlâ yürütülmekte” olan “işkenceyi” mahkeme kayıtlarına geçirdi.
Davanın dünkü oturumunda itirafçı müteahhit Âdem Soytekin’in savunması alındı, savcı, hâkim ve diğer sanıklar tarafından soruldu.
Soytekin’e soru sormak üzere söz alan İmamoğlu, 15,5 milyon seçmenin bulunduğu İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
İmamoğlu’nun sorusu üzerine Soytekin’in savcının kendisiyle sinkaflı konuşmadığını, ifade için her gittiğinde her gittiğinde kendisine yemek ısmarladığı yanıtını verdi.
Soytekin bu arada şunları söylediği tutanaklara girdi:
Bu ifade, eğer gerçeği yansıtıyorsa -ki Soytekin’in bazı ifadeleri doğrulanamıyor, daha önce savcılığa verdiği bilgileri mahkemede “duydum” şeklinde aktarıyor) üç şeyi gösteriyor:
Akın Gürlek’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından Adalet Bakanlığına getirilmesinin ardından Bakanlığın personel işleri sorumlusu yaptığı Sarı’nın daha önce masasındaki Beyaz Toros maketiyle de kamuoyunun dikkatine geldiğini hatırlatalım.
Soytekin’in hâkim tarafından sorgulanması sırasında da açıklamayacağını söylediği bir isim geçiyor tutanaklarda.
Hâkim, Soytekin’e İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun’un Medya A.Ş.’nin nakit akışının yüzde 80’ini kontrol ettiğini ama yapılan işlerin ancak yüzde 20’sinin gerçek işler olduğu ifadesini sorarak bu oranları “neye göre” kullandığını sormuş.
Yanıt: “O ifadeyi, şu an ismini açıklamak istemediğim birinin bana ilettiği bir beyana göre kullandım.”
Mahkeme Başkanı o ismin kim olduğunu sormamış görünüyor, ama “Açıklamak istememenizin özel bir nedeni var mı?” diye sormuş. Bu konudaki sorgu, Soytekin’in geçiştirme yanıtıyla ilerletilmeden kalmış: “Yani beraber konuşurken söylemişti.”
Ama sorgunun bir yerinde, Soytekin 1,5 milyon dolar rüşvet verdiği iddiasına açıklayıcı olmaktan uzak, kaçamak yanıtlar verdikçe Mahkeme Başkanı da isyan etmiş: “Artık diyalogda zorlanıyoruz.”
Bu yazının ana fikri, itirafçı Soytekin’in tutarsız ifadeleri değil. İfadeleri eğer doğruysa, Soytekin için Sarı’yı kimin aradığı sonra neden kavga ettikleri nasıl olsa çıkar ortaya, hep çıkmıştır.
Ama İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı İmamoğlu’nun kendisinin ve arkadaşlarına gözaltına alınmalarının ardından yapılan kötü muameleyi mahkeme kayıtlarına geçirmesi ileride bugünden daha fazla önemsenecek bir gelişme gibi duruyor.
Türkiye’nin imzacısı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu aralar dikkate alınmayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında “işkence ve kötü muamele” bahsi önemli yer tutar.
Belki “Şimdi bunu tartışmanın sırası değil” diyenleriniz çıkacaktır ama şu kadarını söyleyeyim: bu Aziz İhsan Aktaş’lar, Âdem Soytekin’ler, bütün uyarılara rağmen önemli yetki verilen Ertan Yıldız’lar nereden çıktı geldi, milyonlarca CHP’linin oyuyla seçilen belediyelerde yer tuttu? Bu durumun bugün İmamoğlu’nun da CHP’nin de başına bela olduğunu görmek gerekiyor.
Cumhuriyet savcılarının soruşturmalarına ve iddialarına göre devletimiz yolsuzluk kaynaklı büyük bir tehditle karşı karşıya olmalı:…
19 Mayıs 1919 Türkiye’nin Türkiye olması tarihinin dönüm noktasıdır. Bazı askeri tarihçiler Kurtuluş Savaşının başlangıcını…
PKK’nın Suriye örgütlenmesinin başı Mazlum Abdi ve dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed’in geçtiğimiz Mart ayında…
Geçtimiz günlerde yoğun yağışların ardından meydana gelen selde, Samsun'un Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi taştı;…
Washington ile Pekin artık giderek daha fazla açık ya da örtülü biçimde dünyanın yeni “G-2”si…
ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e takdim edip ticari işbirliği…