Meclis yüklü gündemle açılırken iktidarın borsa krizini aşmak için iktidarın önünde ya gerçekten “temizlik” ya da “temizlik de bir yere kadar” seçenekleri var.
Normal koşullar altında 1 Ekim’de TBMM’nin yeni yasama yılına başlamasına doğru tartışılacağı düşünülen konunun Terörsüz Türkiye süreci olması beklenirdi. PKK’nın silah bırakmasının gecikmesinden Suriye ve Irak’la son gelişmelere, Beştepe’de kurulu devlet komisyonundan Meclis’te kurulması beklenen izleme komisyonuna dek önemli konuların tamamı borsa krizinin gölgesi altında kaldı.
Ankara’da siyaset 1 Ekim öncesi neredeyse tamamen borsa krizine kilitlenmiş vaziyette.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 29 Eylül’de “temizlik” sözü verip yanlışı olanla “vedalaşacağını” söylemesinin hemen sonrasında, birkaç gün öncesinde AK Parti Genel Başkan Yardımcılığından istifa ettirilen Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın bütün mal varlığı dondurulmuştu.
Ardından, 30 Eylül’de BDDK, Tera, Destek ve Hedef yatırın bankalarına el koyup TMSF’ye devletti; Tera ve Destek Finans Faktöring şirketleriyle birlikte. Yeni operasyonlarla Borsa’daki 26 hissede usulsüzlük kuşkusuyla 34 kişi daha gözaltına alındı. Devamında Tera Portföy yönetiminden Erdin Özel Emir Münir Sarpyener de tutuklandı. “Küçük yatırımcıların” 1 milyon ve altındaki parasını iadeye öncelik verildi.
Aynı gün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının “Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun” kendileriyle birlikte eş ve çocuklarının da malvarlığına tedbir koyduğu 30 kişi arasında AK Parti’nin siyaset ve hukuk işlerinden sorumlu Genel Başkan Vekili Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın da bulunduğu bildirildi.
Bunlar kamuoyunda kararlılık gösterisi olarak algılandı.
Ancak kısa süre sonra Mustafa Yazıcı dahil 5 kişi hakkındaki tedbirin kaldırıldığı açıklandı; yine de yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti.
Ortada iki ihtimal var. Ya bir yerlerden frene basıldı ya da savcılık tam araştırmadan karar verdi ve anında müdahale imkânı sayesinde Yazıcı hakkındaki karar geri alındı.
“Dakika bir gol bir” algısı kötüdür.
Erdoğan’ın, acil önlemler sayesinde mali piyasaların “temizleneceği” sözünü vermesi zaten mali piyasaların temiz olmadığı saptamasına dayanıyor.
Faizleri düşürerek düşürülemeyen yüksek enflasyonun toplumu çürüteceği tezini yaşayarak kanıtlıyoruz.
AK Parti 2002’den bu yana hükümette, 15 Temmuz 2016’dan bu yana da artık hükümet-devlet ayrımına meydan vermeyecek şekilde, MHP’nin stratejik desteğiyle iktidarda.
Özellikle de son borsa/fon krizi nedeniyle muhalefeti suçlamanın bir zemini bulunmuyor.
Erdoğan’ın öfkesi ve Ekrem İmamoğlu’nu işaret ederek Yeni Parti lideri Özgür Özel’e “Kendi çürük elmalarını temizle, sonra bana siyasi etik dersi vermeye cüret et” diye patlamasının nedeni, kriz patlar patlamaz Fatma Betül Sayan Kaya olayını Yeni Parti’nin ortaya dökmesi. Sonra da yeni isimlerle üzerine gitmesi. Özel de Erdoğan’a İstanbul Borsası ve serbest fonlarda ortaya çıkan krizin sadece “nefsine uyma” ile açıklanamayacağı, bu “Ponzi dolandırıcılığına” AK Parti’nin zemin sağladığı yanıtını verdi. Yine de tekrarlanmaması için Meclis’te yapılacak bütün çalışmalara katılacaklarını söyledi.
Borsa krizin yinelenmemesi için Meclis’te tartışılıp onaylanacak yasal değişiklikler gerekeceği anlaşılıyor.
İktidar ve yürütmenin başı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ın önünde iki seçenek bulunuyor.
İktidar ya bu krizi gerçekten bir “temizlenme” fırsatı görüp;
– Gerçekten kimsenin kayrılmasına izin vermeyecek,
– Söz verildiği gibi nereye, kime giderse gitsin yolunu açacak,
– TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “ekonomik güvenlik” saptamasında olduğu gibi yerli ve yabancı yatırımcının zedelenen güvenini kazanma yoluna gidecek.
Ya da parti teşkilatını daha fazla ürkütmeme yanılsamasıyla ;
– “Temizlik de bir yere kadar” diyenlere kulak verecek,
– AK Parti’den (siyasetçi ya da bürokrat, teknokrat, gazeteci, vb) henüz bizim bilmediğimiz (ama savcıların bildiği) ve çıkması muhtemel isimleri cezalandırmanın muhalefetin işine yarayacağı endişesiyle hareket edecek,
– Pansuman tedbirleri ve parlak söylemlerle yangını söndürüp yeni krizlerin seçimden önce patlamaması için dua edecek.
Bu noktaya geldikten sonra işimiz duaya kalmamalı.
İzmir Belediye Başkanı Tugay'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyareti, borsa kriziyle bunalan AK Partilileri biraz olsun rahatlattı.
Mahkeme Türkiye'nin en etkili haber ve yorum sitelerinden T24'ün internet ve sosyal medya hesaplarını kapatma…
Osman Gazi yüzer üretim platformuyla Filyos'a daha çok Karadeniz doğal gazı gelecek. Enerjiyle sınırlı kalmayacak…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ekonomisinin borsa krizinden "temizlenerek" çıkacağı sözünü verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine sonrasında borsa krizini olduğundan hafif göstermek istedi ama Özel "Yakalandınız" diye yanıtladı.
Türkiye'nin bütün taraflarla konuşma avantajı var ama İran ile ABD arasındaki Hürmüz pazarlığının İsrail seçimleri…