PKK’nın silahları bırakması mümkün olursa, barışın hukuki planlamasının yanında ekonomik planlaması da gerekiyor. Fotoğrafta Çerçeve Yasa üzerine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan ilk koordinasyon kurulu toplantısı. (Foto: X/Cevdet Yılmaz)
Türkiye’de “Terörsüz Türkiye” süreci bugüne kadar büyük ölçüde güvenlik ve siyaset üzerinden tartışıldı. PKK gerçekten silah bırakacak mı? Silahların bırakıldığı nasıl doğrulanacak? Kim hangi hukuki düzenlemeden yararlanacak? Devlet hangi adımları atacak?
Neredeyse yarım asırlık terör ve terörle mücadelenin yol açtığı can kayıpları elbette her türlü hesabın üzerinde; terörsüz Türkiye süreci başladığından bu yana kan dökülmemesi dahi büyük bir kazanç. Fakat şimdi başka bir soruyu da sormanın zamanı geldi: Silahlar gerçekten susarsa, Türkiye bundan ekonomik olarak ne kazanacak?
MetroPOLL’ün Eylül 2026 Türkiye’nin Nabzı araştırması bu konuda oldukça ilginç bir toplumsal fotoğraf ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 44,8’i PKK ile mücadelenin Türkiye’ye “büyük” bir ekonomik maliyeti olduğunu düşünüyor. Yüzde 18,8’i orta ölçüde ekonomik maliyet yarattığı görüşünde. Yani toplumun yaklaşık üçte ikisi, kırk yılı aşan çatışmayı yalnızca can kayıpları, güvenlik veya siyaset üzerinden değil, ekonomik bir maliyet üzerinden de okuyor.
Daha da önemlisi, toplum bu maliyetin nerede ortaya çıktığını da görüyor.
“Silahlı çatışmanın Türkiye’ye ekonomik açıdan en büyük zararı ne oldu?” diye sorulduğunda, yüzde 24,2 artan güvenlik ve savunma harcamalarını gösteriyor. Ancak hemen arkasından, yüzde 21,8 ile eğitim, sağlık ve altyapıya daha az kaynak ayrılması geliyor.
Sizce silahlı çatışmanın Türkiye’ye ekonomik açıdan en büyük zararı hangisi olmuştur? (MetroPOLL)
Bu ikinci rakam özellikle önemli. Çünkü savaşın ekonomik maliyetini hesaplarken genellikle doğrudan maliyetlere bakıyoruz: askerî operasyonlar, güvenlik harcamaları, silah sistemleri, sınır güvenliği… Oysa çatışmanın bir de fırsat maliyeti vardır.
Bir ülke bir kaynağı güvenliğe harcadığında, aynı kaynağı başka bir yerde kullanamaz. Yapılmayan okul, yenilenmeyen hastane, açılmayan fabrika, gerçekleşmeyen yatırım, yaratılmayan istihdam da çatışmanın maliyetinin bir parçasıdır. Türkiye’de toplumun önemli bir kesiminin artık meseleyi bu şekilde görmesi bence dikkate değer.
MetroPOLL’un belki de en çarpıcı sonucu burada geliyor. Katılımcıların yüzde 52,6’sı PKK’nın tamamen silah bırakmasının Türkiye ekonomisini olumlu etkileyeceğini düşünüyor. Yüzde 18,6’nın olumsuz etkileyeceğini, yüzde 21,8’i ise herhangi bir etkisi olmayacağını söylüyor.
Üstelik olumlu ekonomik etki beklentisi yalnızca belirli bir siyasi kesime ait değil. AK Parti seçmeninde yüzde 69,1, MHP seçmeninde yüzde 58,9, DEM Parti seçmeninde yüzde 58,8. CHP seçmeninde yüzde 40,8, İYİ Parti seçmeninde ise yüzde 45,8.
PKK’nın tamamen silah bırakmasının Türkiye ekonomisine nasıl etki edeceğini düşünüyorsunuz? (MetroPOLL)
Parti bazındaki örneklemlerin hata paylarının yüksek olduğunu unutmamak gerekiyor; yine de ortaya çıkan genel tablo, ekonomik beklentinin farklı siyasi tabanlarda bulunduğunu gösteriyor.
Barış çalışmalarında bunun bir adı var: barış temettüsü; uluslararası İngilizce kullanımıyla “peace dividend”.
Çatışmanın sona ermesiyle güvenlik için kullanılan kaynakların bir bölümünün ekonomik ve toplumsal kalkınmaya aktarılabilmesi; risklerin azalmasıyla yatırımların artması, ticaretin, turizmin ve istihdamın genişlemesi; çatışmadan doğrudan etkilenen bölgelerin ekonomik olarak yeniden canlanması. Ama burada önemli bir uyarı gerekiyor. Barış temettüsü kendiliğinden ortaya çıkmaz.
MetroPOLL bu nedenle belki de araştırmanın en önemli sorusunu sormuş: PKK ile silahlı mücadeleye ayrılan kaynaklar çatışmanın sona ermesi durumunda nereye yönlendirilmeli?
Birinci sırada yüzde 34 ile eğitim, sağlık ve sosyal destekler geliyor. İkinci sırada yüzde 21,2 ile ekonomik kalkınma ve istihdam var. Kaynakların savunma ve güvenlikte kalmasını isteyenlerin oranı ise yüzde 15,4.
Burada siyasi tabanlar arasında da ilginç bir yakınlaşma var. Eğitim, sağlık ve sosyal destekleri tercih edenlerin oranı CHP seçmeninde yüzde 47, DEM Parti seçmeninde yüzde 48,6. AK Parti seçmeninin yüzde 26,2’si ve MHP seçmeninin yüzde 27,9’u da aynı tercihi yapıyor.
PKK ile silahlı mücadeleye ayrılan kaynaklar sizce hangi alana yönlendirilmeli? (MetroPOLL)
Daha iyi bir okul. Daha erişilebilir sağlık hizmeti. Bir iş imkânı. Yeni bir yatırım. Çatışmadan yıllardır etkilenen bir bölgede altyapının gelişmesi. Bunların her biri barışı soyut bir siyasi süreç olmaktan çıkarıp insanların hayatında hissedilen bir kazanıma dönüştürür.
Bu sonuç bana şunu söylüyor: Türkiye’de barışın toplumsal karşılığını yalnızca “terörün sona ermesi” üzerinden kurmak zorunda değiliz. İnsanlara barışın gündelik hayatlarında ne değiştireceğini de göstermek mümkün.
Dünyadaki çatışma sonrası süreçlerden bildiğimiz önemli bir gerçek var: silahların susması ile barışın kurulması aynı şey değildir. Bir çatışma sona erdiğinde ortaya çıkan ekonomik alan iyi yönetilmezse, beklentiler hızla hayal kırıklığına dönüşebilir. Özellikle çatışmadan doğrudan etkilenmiş bölgelerde insanlar barışın sonuçlarını kendi hayatlarında göremiyorlarsa, siyasi anlaşmalar ile toplumsal gerçeklik arasında tehlikeli bir mesafe oluşur.
Bu nedenle Türkiye’nin şimdiden bir barış ekonomisi stratejisini tartışmaya başlaması gerektiğini düşünüyorum. Mesele savunma bütçesini kesip parayı başka yere aktarmak kadar basit değil. Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel güvenlik ortamı zaten böyle mekanik bir yaklaşımı gerçekçi kılmaz. Mesele, çatışmanın sona ermesinin yaratacağı doğrudan ve dolaylı ekonomik kazanımların nasıl kullanılacağını düşünmek.
Çatışmadan en fazla etkilenmiş bölgelerde yatırım ve istihdam nasıl artırılacak? Gençlere hangi ekonomik fırsatlar sunulacak? Eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler nasıl güçlendirilecek? Özel sektör için yeni yatırım alanları nasıl yaratılacak? Ve en önemlisi, ortaya çıkan ekonomik kazanım toplumun geniş kesimleri tarafından nasıl hissedilecek? Çünkü sürdürülebilir barışın önemli güvencelerinden biri, barıştan çıkarı olan insanların sayısını artırmaktır.
MetroPOLL’ün Eylül araştırması bize toplumun başka bir soruya da cevap vermeye başladığını gösteriyor: Silahlar susarsa para nereye gitsin? Cevap oldukça açık görünüyor: İnsanlar barışın getirisini kendi hayatlarında görmek istiyor.
Daha önce Fatna betük sayan Kaya ve Ömer Gönül isimlerini ortaya atan Yeni Parti sözcüsü…
Ege'de silahlanma gerilimi yine artırıyor. Yunanistan'da Megali İdea ruhu canlandırılmamalı. Geleceğimizi geçmişimiz yönetmemeli.
AK Parti 2024'te seçmenden alamadığı desteği, şimdi seçilmişleri yanına çekerek almaya çalışıyor. Ama İstanbul ve…
İçeride fon kriziyle meşgul Türkiye'nin önünde jeopolitikayı jeoekonomik soruna bağlayan AB-Kıbrıs konusu dahil bir dizi…
Türkiye'de felsefe ve insan hakları mücadelesi deyince akla gelen ilk isim olan "hocaların hocası" filozof…
Özel, Erdoğan'a "İstanbul'u böyle mi alacaksın?" diye sorarken muhalif belediyelere yargı operasyonları ve transferleri kastediyor.