Categories: Siyaset

Sel İstanbul’u kötü vurdu: su topraktan hakkını acı aldı

İstanbul’u vuran sel felaketinde en çok hasar gören semt ve mahalleler dere yataklarında bulunanlar. İmar izinleri kimlerden çıktı? Fotoğraf Kemerburgaz Dereboyu Caddesi’nden. (Foto: AA)

İstanbul’a 14 Ekim 2026’da metrekareye düşen yağış miktarı 40 yılın rekoru sayılıyor. 3 kişi öldü. Henüz tam sayı belli değil ama iki bin civarında ev ve işyerleri su bastı. Binlerce araç hasar gördü. Okullar tatil edildi.
Resmi veriler tam gerçeği yansıtmıyor, Beykoz, Sarıyer, Arnavutköy, Eyüpsultan gibi kuzey ilçeleri diye genelleştiriliyor. Oysa semtlere, mahallelere göre baktığımızda karşımıza başka bir tablo çıkıyor.
İstanbul’da sel felaketinden en çok konut ve işyerinin, en çok aracın etkilendiği semt ve mahalleler şunlar:
– Ayazağa (deresi) Caddesi,
– Kemerburgaz Dereboyu Caddesi,
– Cendere (deresi) Caddesi,
– Kağıthane (deresi) civarı,
– Vadi İstanbul,
– Çukurbostan,
– Alibeyköy Dereboyu Caddesi.
Ortak noktaları dere yataklarındaki yerleşimler olmasıdır.
Peki, kim verdi buralara yaygın ve dikey yapılaşma izinlerini?
Her seçim döneminde oy kaygısıyla imar afları, yasaları çıkaran siyasi iktidarlar, belediye yönetimleri sorumlu değil miydi?

Söylemler nasıl, eylemler nasıl?

Dün, Halk TV’nin kapatıldığı gün, gözaltına alınmasının 590’ıncı gününde savunma hakkını kullanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bugünkü duruşmada İstanbul’daki sel baskınına da değindi. “Temel mesele derelerin, dere yataklarının, su havzalarının yapılaşması” olduğunu söyledi. O arada Kanal İstanbul güzergâhında görülen Sazlıdere Barajı çevresinde 136 milyon metrekarenin su havzası olmaktan çıkarılıp 2 milyon nüfus için “tek imzayla” imara açılmasını eleştirdi.
Peki, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu sorundan haberi yok muydu?
Bakın, daha önce neler söylemiş:
– “Kalkar da biz dere yatağına binalar yaparsak ve dere yatağında bu yapılanmaları yaygınlaştırırsak, şunu unutmayalım ki atalarımızın bu güzel tespiti her şeyi ifade ediyor; derenin intikamı ağır olur”. (2009’da İstanbul sel baskını ardından.)
– “Biz tutup bu dere yataklarını evlerle, işyerleriyle işgal edersek, gün geldiğinde sel gelir, bunları da alıp götürür. Dere yatağında artık konut kalmamalı, onlara rezerv alanında yeni konutlar yapacağız”. (2020’de Giresun’daki sel baskını ardından.)
– “Fay hatlarına, dere yataklarına bina yapıldığı dönem artık bitmiştir. Sorumluluğunu yerine getirmeyenlerden hesap sorulacak. (2023’te büyük deprem felaketi ardından.)
Sorumlulardan hesap sorulması konuları hâlâ mağdurların şikâyetleriyle mahkemelerde.
Ama gelin bu güzel söylemlerden sonra işlenen eylemlere yakından bakalım.

Sel baskının vurduğu mahalleler

Örneğin, sel baskınının vurduğu Ayazağa Caddesi’nin mevcut imar izni 2014’te çıkmış; AK Parti hem iktidardaydı hem de belediye yönetimindeydi.
Kemerburgaz Dereboyu Caddesi’nin ilk imar izni 1997’de çıkmış; yılın ilk yarısında Refah Partisi lideri Necmettin Erbakan, ikinci yarısında Anavatan Partisi lideri Mesut Yılmaz Başbakan, Tayyip Erdoğan İBB Başkanı.
Kağıthane Deresi civarında ilk imar izinleri 2004’te çıkmış. AK Parti hükümette ve İBB yönetiminde. Mevcut halinin 2022’de onayında AK Parti hükümette, CHP Ekrem İmamoğlu ile İBB yönetiminde.
Öteden beri yoğun yerleşim olan Kağıthane Deresi civarında Büyükşehir döneminde ilk imar izni 2004’te çıkmış, düzenlemelerle son hali 2022’de verilmiş. İktidarda Erdoğan, İBB’de İmamoğlu var.
Sel baskını görüntülerin en yaygın olduğu Vadi İstanbul imar izni 2004’te çıkmış, AK Parti hükümette ve İBB yönetiminde.
Cendere Caddesi civarı imar izni 2011’de: her iki yönetim de AK Parti’de.

Su topraktan hakkını alır

Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Ama Süleyman Demirel’in hep söylediği (ama seçim dönemlerinde kendisinin de pek uymadığı) bir mühendislik deyimi vardır:
Su topraktan hakkını alır.
Deniz kıyılarını ne kadar doldursanız da, derelere ne kadar bent kurup arazi kazandığınızı düşünseniz de bunun sonsuza dek süreceğini varsayamazsınız.
Felsefi derinliği olan bir deyimdir; siyasete dahi uyarlanabilir: su topraktan hakkını alır.

YetkinReport

Recent Posts

Halk TV’ye polis baskını, yayın durduruldu, kayyım atandı. Nereye kadar?

Halk TV'ye polis baskını: el kondu, yayın durduruldu, kayyım atandı. Gerekçe sahibi Cafer Mahiroğlu'na mali…

1 gün ago

Türkiye, AB’nin Kararsızlığıyla Büyüyen Açmazları Nasıl Aşabilir?

Türkiye-AB ilişkilerine engel olan önemli siyasi konular 2016 anlaşmasından geri kalan 6 maddeyle ilgili.

2 gün ago

Devasa Fon Dolandırıcılığının Temelindeki Yapısal Sorunlar

Kamu görevlilerinin görev suçlarında, “amirin yargıya soruşturma izni” vermesi kurumu stratejik görevler için istisna kaldırılmalıdır.…

3 gün ago

AB Türkiye’yi Dışarda Tutarken Kendi Geleceğini mi Sınırlıyor?

AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.

3 gün ago

Sigara yasağı sıkı uygulansın denince hangi lobiler ayağa kalkıyor?

Sağlık Bakanının sigara yasağının daha sıkı uygulanması için sunacağı yasa teklifine Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen tepki…

4 gün ago

Mekke Paktı’nın kendisi mi basın açıklaması mı Meclis’e getirilecek?

Mekke Paktı, önemli, stratejik bir girişim ve TBMM’nin de Türk halkının da bunu ayrıntılarıyla bilme…

6 gün ago