Categories: Siyaset

Mekke Paktı nihayet Meclis’te. İşte kritik maddelerin analizi ve sorular

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Savunma Anlaşması taslak metni sorular ve tartışmalar altında TBMM’ye sunuldu. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Suudi Arabistan ve Pakistan ile 7 Ağustos’ta imzalanan ortak savunma anlaşması, ya da Mekke Savunma Paktı anlaşma taslağı 20 Ekim’de TBMM’ye sunuldu. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un süreci başlatmasıyla önce Dışişleri Komisyonu’nda, ardından Genel Kurul’da onaylanması gerekiyor.
Anlaşmanın tam metin halinde mi yoksa 7 Ağustos’taki basın açıklamasının daha geniş bir şekli olarak mı Meclis’e gönderileceği merak konusuydu. En azından bu durum açıklık kazandı: Anlaşma 16 maddede toplanmış bir metin halinde Meclis’e geldi. Bu metinde “Şuraya şu kadar asker” bekleyenler aradıklarını bulamadılar.
Çünkü her uluslararası anlaşma, Anayasa’nın 90’ıncı maddesine göre TBMM’nin onayına tabi. Ancak o anlaşma çerçevesinde dışarıya asker göndermek ya da kabul etmek için Anayasa’nın 92’nci maddesine göre ayrı bir oylama yapılması gereği var.

Kimin ne oy verdiği görülecek

İşte burada iktidarı rahatsız edebilecek bir ayrıntı bulunuyor. Eğer 20 milletvekili açık oylama isterse, ki kolaylıkla bulunabilir, oylama açık yapılıyor. 2003’te AK Parti hükümeti Meclis’ten Irak’ın işgali için Türkiye’ye ABD askeri konaklama izni istediğinde, tezkerenin AK Partililerin de oylarıyla reddedilmesinin bir nedeni de bu olmuştu. Yani, bu anlaşma AK Parti ve MHP oylarıyla kabul edilirse, yarın bir gün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Suudi Arabistan’ı korumak için asker gönderme kararı alırsa, milletvekilleri seçmenlerinin hangi yönde oy kullandığının farkında olacak.
Muhalefet “Yüz yıl sonra Mehmetçik bu defa Suudi Arabistan’ı korumak için Yemen çöllerine gidecek” propagandası yaparken, kolay bir yük değil bu. Yeni Parti’den DEM’e, İyi Parti’den CHP’ye dek iktidarı sert muhalefet bekliyor.
Peki, çoğu kişinin aklındaki soruların yanıtı ne? Yemen’deki İran destekli Husiler her gün Suudi Arabistan’a saldırırken Mekke Paktı Meclis’ten geçince Türk askeri Suudi Arabistan’ın Yemen sınırına mı dizilecek? Ya da Hindistan Pakistan’a saldırırsa, Hindistan’a savaş açmış mı sayılacağız?

Mekke’nin işleyişi NATO gibi mi?

İki sorunun yanıtı da hayır, TBMM’ye sunulan metne göre. Çünkü;
1- Saldırıya uğrayan ülkenin diğer ikisinden yardım istemesi lazım. NATO anlaşması şimdiye dek bir kez, rakamla 1 kez kullanıldı, o da Afganistan’a karşı.
2- Yardımın niteliği ve niceliği aralarındaki anlaşmayla belirlenecek ve BM Şartı’nın 51’inci maddesindeki “meşru müdafaa” sınırlarında olacak. Yani, saldırıyı püskürtecek kadar olacak; kendisi saldırı niteliği taşımayacak.
3- Yani, NATO Antlaşması’nda olduğu gibi, bir ülkeye yapılmış saldırı hepsine yapılmış sayılacak ve yardım yükümlülüğü doğacak, ama yardımın kapsamı ve niteliği birlikte belirlenecek.
4- Askeri gücün gönderilmesi ya da kabul edilmesi gerekiyorsa, bu TBMM’nin muhtemelen açık oyla onayına bağlı olacak.
Yine de risk var mı? Evet, var.
Pakistan’da karar mekanizmaları çok daha karmaşık. Türkiye’de AK Parti ve MHP’nin, böyle bir konuda tam kontrolü zor olsa da Meclis’te oy üstünlüğü var. Suudi Arabistan’da ise bir gözü İsrail’e, diğeri İran’a bakan, hırsı kapasitesinden yüksek Veliaht Prens’in dediği oluyor. Bunun anlamı, Mekke Paktı’ndaki fren, denge ve denetleme mekanizmalarının NATO’dakine göre daha zayıf olması.

O zaman biz bu işe neden girdik?

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın şu cümlesi konuyu özetliyor:
• “Bölgenin meselelerinde bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesini esas alan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, güvenliği ve dayanışmayı önceleyen ortak bir iradenin tezahürüdür.”
Bölge meselelerinde bölge ülkelerinin sorumluluğu öteden beri Türkiye’nin tezidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Mustafa Kemal Atatürk döneminde, çok farklı koşullarda olmasına rağmen Balkan Paktı ve Sâdâbad Paktı gibi oluşumlar örnek verilebilir. Ama günümüz dünyasında bu tezin ABD’de Donald Trump’ın ikinci döneminde, Rusya’dan çekinen Avrupalıları NATO’ya daha çok katkı vermeye zorlamasıyla vücut bulduğu söylenebilir.
7 Ağustos’taki Mekke Paktı imzasından tam bir ay önce 7 Ağustos’ta toplanan NATO Ankara Zirvesi’nde ittifakın Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’da etkisinin artmasının konuşulduğunu unutmamak gerekiyor.
Keza Mekke Paktı’na Yunanistan, İsrail gibi ülkelerden gelen tepkilere karşı Trump’ın tam destek ilan ettiğini de.
Neticede, biri NATO üyesi, diğeri nükleer silah sahibi, diğeri de zengin petrol ve gaz yatakları üzerinde oturan üç Müslüman ülkenin askeri-siyasi ittifakının;
• Ortadoğu ve çevresindeki güvenlik mimarisini olumlu yönde değiştirmesi,
• Sadece İran değil, İsrail’e karşı bir fren-denge ağırlığı oluşturması,
• Sadece dış saldırılara değil, terörizme karşı da caydırıcı olması bekleniyor.

En önemli maddeler

Meclis’e sunulan anlaşma taslağının tam metnini yazının sonunda bulacaksınız ama en önemli kısımların özeti şöyle:
• Mekke Anlaşması’nın 1’inci maddesi, “Birimize saldırı hepimize sayılır” diyor. Egemenlik, toprak bütünlüğü ve tanınan sınırlara saldırı gibi fiziki tanım yapıyor.
• 2’nci madde, deyim yerindeyse “anlaşmanın kalbi”. Dış kaynaklı silahlı saldırı veya askeri saldırganlık karşısında, saldırıya uğrayan ülkenin talebi üzerine, içeriği üzerinde anlaşılarak “derhal yardım” öngörülüyor. Az önce mekanizmayı açıklamaya çalıştım.
• 7’nci madde savunma sanayisi işbirliğini ayrıntılandırıyor: sadece saldırı anında yardım değil, uzun vadeli kapasite inşası.
• Madde 8 kurumsal yapıyı tanımlıyor. Riyad’da bir genel sekreterlik var. Üç ülkenin dışişleri, savunma bakanlarıyla genelkurmay başkanlarından oluşan bir “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi var. Anlaşmanın ilk 10 yılında kimse çıkamayacak, daha sonra en az 3 ay önceden haber verilerek çıkılabilecek. Yeni katılımlar ve stratejik kararlar tıpkı NATO’da ya da AB’de olduğu gibi oy birliğiyle alınacak.
• Madde 10: Üyeler “barışta, savaşta ve olağanüstü durumlarda” silah, mühimmat, yakıt, yedek parça dahil lojistik dayanışma içinde olacaklar.
Bunlara ek olarak silahlı kuvvetlerin, Türkiye’nin diğer NATO üyeleriyle olduğu gibi “birlikte çalışabilirlik” amaçlı eğitim (3 ve 6’ncı maddeler), askeri ve siyasi istihbarat paylaşımı (4 ve 9’uncu maddeler) ve terörle mücadelede işbirliği (5’inci madde) gibi unsurlar var.

İşte anlaşmanın maddeleri

Madde 1: “Taraflar” birbirlerinin bağımsızlığının, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve uluslararası alanda tanınan hudutlarının ihlal edilemezliğinin sağlanması ve korunmasını teminen işbirliği yaparlar. “Taraflardan” herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit edilmesi veya tehlikeye düşmesi durumunda, “Taraflar” bu tehdit(ler) veya tehlike(ler)i bertaraf etmek maksadıyla gerekli tüm yöntemleri kullanırlar.
Madde 2: “Taraflardan” herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırı, tüm “Taraflara” yönelik bir saldırı olarak kabul edilir. “Taraflardan” birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya veya askeri saldırganlığa uğraması halinde, “Taraflar” saldırıya uğrayan “Tarafa” birbirlerine sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkânlarının tamamını kullanarak derhal yardım edecektir. Bu amaçla “Taraflar”, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesinin tanıdığı meşru müdafaa hakkının kullanılmasını teminen, ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesini müteakip sağlanacak desteğin kapsam ve niteliğine karar vererek; askeri imkân ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut imkânları çerçevesinde işbirliği yaparlar.
Madde 3: “Taraflar”, işbu Anlaşma’nın 2’nci maddesi gereğince savunma, savunma sanayii ve güvenlik alanlarında yakın işbirliği yapar; Silahlı Kuvvetleri arasındaki ilişkileri geliştirir ve savunma alanındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik mutabık kalınan faaliyetleri uygular.
Madde 4: “Taraflar” uluslararası güvenlik konularında düzenli olarak istişarelerde bulunurlar. “Taraflar” hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak ve milli güvenliklerine karşı tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek maksadıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmek üzere sürekli ve etkili bir şekilde birbirlerine yardım eder ve işbirliği yaparlar.
Madde 5: “Taraflar”, bölgesel ve uluslararası istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede operasyonel seviye de dahil olmak üzere mevcut işbirliğini ve müşterek çabaları güçlendirirler.
Madde 6: Savaşta ve barışta “Taraflar”, savunma yeteneklerini geliştirmek maksadıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar ile “Tarafların” Silahlı Kuvvetlerinin birlikte çalışabilirliğinin artırılmasına yönelik, konuşlanma ve faaliyetleri teşvik ederler.
Madde 7: Savunma yeteneklerini güçlendirmek maksadıyla “Taraflar” karşılıklı mutabakat temelinde aşağıdaki alanlarda savunma sanayii kurumları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini, ortak üretimi ve savunma sanayii kuruluşları arasındaki işbirliğini desteklerler:
a) Savunma alanında ortak üretimin teşvik edilmesi,
b) Uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak Ar-Ge projeleri ile savunma inovasyonunun hayata geçirilmesi,
c) “Tarafların” topraklarında, herhangi bir “Tarafın” uzmanları vasıtasıyla insan kaynağının yetiştirilmesi ve askeri sanayinin desteklenmesi,
d) Savunma sanayii ile savunma Ar-Ge ve inovasyonu alanlarında uzmanlık ve edinilen derslerin paylaşılması,
e) “Tarafların” karşılıklı mutabakata varacağı diğer işbirliği alanları.
Madde 8: “Çekirdek Taraflar”, ortak savunmaya stratejik yön vermek, “Taraflar” arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğini geliştirmek ve işbu Anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele almak maksadıyla, “Tarafların” Dışişleri Bakanları, Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”ni kurar. Komite “Taraflar” arasında dönüşümlü ev sahipliğiyle yılda iki defa toplanır. “Tarafların” liderleri, gerekli görüldüğü takdirde, yılda bir kez toplanabilir.
“Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”, gerekli gördüğü takdirde, alt komiteler kurabilir.
İşbu Anlaşmada öngörülen işbirliği alanlarının uygulanmasına yönelik işbirliği alanlarının uygulanması maksadıyla, gerektiğinde “Taraflar” arasında anlaşmalar veya protokoller müzakere edilir.
“Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”, “Çekirdek Tarafların” oydaşmasıyla, bu Anlaşmaya diğer “Tarafların” katılımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve onaylamaya yetkilidir.
“Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi”ne hizmet vermek üzere, merkezi Suudi Arabistan Krallığı’nda bulunan bir Sekretarya ihdas edilir. Sekretarya, Suudi Arabistan Krallığı ile bir merkez anlaşması akdediyor. Sekretaryanın işleyişi, teşkilat yapısı ve kuruluşuna ilişkin usul ve esaslar, “Çekirdek Tarafların” oydaşmasıyla bilahare kararlaştırılır.
Sekretaryaya, “Çekirdek Taraflar” arasında dönüşümlü olarak üç yıllık bir süre için görevlendirilen bir Genel Sekreter başkanlık eder. İlk Genel Sekreter Pakistan İslam Cumhuriyeti vatandaşı olacaktır.
Bu maddenin hükümleri, “Taraflar” arasında mevcut askeri işbirliği komitelerinin çalışmalarına halel getirmez.
Madde 9: İstihbarat alanındaki işbirliğini derinleştirmek ve bu doğrultuda gerekli eşgüdümü sağlamak amacıyla “Taraflar”, bilgi güvenliği, verilerin korunması ve gizliliğe riayet ederek, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacaktır.
Madde 10: “Taraflar”, lojistik destek hizmetlerinin mevcudiyeti ve uyumluluğuna bağlı olarak, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda, silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere birbirlerine lojistik destek sağlar.
Madde 11: Uluslararası hukuk ve “Tarafların” ilgili iç hukukları saklı kalmak kaydıyla, “Taraflar”, bu Anlaşmanın hükümlerinin uygulanmasında işbu Anlaşmayı hukuki dayanak olarak kabul edecek ve ihtiyaç halinde ilave yasal düzenlemeler önerecektir.
Madde 12: İşbu Anlaşma, “Tarafların” daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklerine halel getirmez.
Madde 13: “Taraflar”, işbu Anlaşma kapsamında elde edecekleri gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin mahremiyetine riayet ederler ve milli mevzuatlara saygı gösterirler.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler, “Taraflar” dışındaki bir devlet, şirket ya da kişiyle paylaşılmaz.
Gizlilik dereceli bilgi ve belgelere erişimin “bilmesi gereken” prensibiyle ve sadece uygun seviyede güvenlik yetkisine sahip kişilere sağlanması temin edilir.
Madde 14: İşbu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından doğacak herhangi bir anlaşmazlık, “Taraflar” arasında istişareler ve görüşmeler vasıtasıyla dostane bir şekilde çözülür.
Madde 15: İşbu Anlaşma “çekirdek Taraflar” arasında istişareler ve oybirliğiyle tadil edilebilir.
Madde 16: İşbu Anlaşma, her bir “Tarafın” tabi olduğu usuller uyarınca onaylanacak ve son onay belgesinin “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi” Sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecektir.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Fon krizi: Bakan Yardımcısı ve SPK Başkanı gitti, soruşturma hâlâ yok

Fon krizi üzerinden tam 32 gün geçti ve SPK Başkanı istifasını verdi, damadı tutuklanan Bakan…

1 gün ago

AB Türkiye’yi otomotivde de dışlıyor. Ankara ne karşılık verecek?

AB'nin asıl olarak Çin'e karşı yükselttiği korumacılık duvarları, Gümrük Birliği anlaşmasını dahil etmeyince Türkiye'deki otomotiv…

2 gün ago

‘Made in Europe’: AB Türkiye’yi Dışlayarak Neyi Riske Atıyor?

Türkiye’yi Avrupa güvenliğinin vazgeçilmez ortaklarından biri olarak görürken ekonomik geleceğinin dışında bırakmaya çalışmak ciddi bir…

2 gün ago

Fransa ayakta: artık sadece Sarı Yelekliler yok, Kara Blok da sokakta

Fransa'da eğitim politikası ve hayat pahalılığını protesto için öğrencilerin başlattığı eylemler, Sarı Yelekliler ve Kara…

2 gün ago

Dış politikada yeni sorun olmadan Azerbaycan ile gerilim giderilmeli

Türk dış politikasında işlerin pek umulduğu gibi gitmediği bir dönemde Azerbaycan ile yaşanan gerilim, soruna…

3 gün ago

İmamoğlu: “Ey Cumhurbaşkanı, bu pusu düzeninden kendini de koru”

Dört gün süren, ağırlıkla siyasi nitelikteki savunmasını tamamlayan İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Bu kalleş, pusu düzeninden"…

3 gün ago