
Adalet Bakanı Akın Gürlek fon krizinin üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç örgütünün işi olduğunu açıkladı.
Basına konuşan Gürlek “bugün itibarıyla üst düzey denetim mekanizmalarına sızan (…) kapsamlı, organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısının” saptandığını söyledi.Basın açıklaması ardından “Cumhurbaşkanımızın talimatı nettir” vurgusuyla yazılı bir açıklama da yapan Gürlek, şu uyarıda bulundu:
- “Milletimiz müsterih olsun, vurguncular ise tedirgin olmaya devam etsin. Hiç kimse, sahip olduğu makamın, kurduğu ilişkilerin veya arkasına aldığı gücün kendisini hukuktan koruyacağını düşünmesin. Kimse “Ben paçayı kurtarırım.” hesabı yapmasın.
- “Soruşturma bütün yönleriyle devam ediyor. Deliller nereye uzanıyorsa hukuk da oraya uzanacaktır. Adalet yerini bulacak. Milletimizin hakkı korunacak, hukuki sorumluluğu bulunan herkes yargı önünde hesap verecektir.”.
“Denetim mekanizmalarına sızılmış”
Gürlek soruşturmanın devam ettiğini vurgulayarak şunları söyledi:
- “Gelinen aşamada soruşturma kapsamında toplam 433 şüpheli bulunmaktadır. 112 kişi tutuklu olup 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmaktadır. 38 şüpheli ise firaridir. Ayrıca 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin malvarlıklarına ve banka hesaplarına bloke ve tedbir işlemleri uygulanmıştır.
- “Soruşturma her ne kadar piyasa aktörleri üzerinden başlamış olsa da geldiği noktada üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç yapılanmasına şahit oluyoruz. Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin bir hale gelmiş ve sorumlular hukuk önüne bir bir çıkarılmaya başlanmıştır. Verilen ifadeler, yeni şüphelileri ortaya çıkarıyor.”
Borsa-bürokrasi-medya üçgeni
- “Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunuyla sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir işbirliğinin delillerine ulaştık. Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir işbirliği yapıldığını görüyoruz. Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir.
- “Bu şebekenin amacı bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likiditeyi toplamak ve piyasayı ele geçirmektir. Bu şekilde kartelleşerek ekonomimize zarar vermişlerdir. Bu örgütsel yapı içerisinde söz konusu eylemlere katılarak servet elde edenlerin tümü hakkında yasal işlem başlatılmıştır.”
Soruşturmanın yalnızca finans piyasalarındaki usulsüzlüklerle sınırlı olmadığını söyleyen Gürlek, “Finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine kadar uzandığını tespit ettiğimiz organize bir yapının bütün bağlantıları araştırılmaktadır. Süreç elde edilen deliller doğrultusunda titizlikle yürütülmektedir. Milletimiz her fırsatta açık ve şeffaf bir şekilde bilgilendirilecektir” dedi.
30 milyar lira geri ödendi
- “Bizim için bu sürecin en önemli boyutlarından biri vatandaşlarımızın birikimlerine yeniden kavuşmasıdır. Bu doğrultuda soruşturmalarla birlikte onların tasfiyesine ve vatandaşlarımıza yapılacak ödemelere ilişkin çalışmalar da sürdürülmektedir. Yaklaşık 30 milyar Türk lirası değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi tasfiye ve mevduat sigortasını bünyesinde kurulan gönüllü ya da hesabı kapsamında iade edilmiştir.
- “Bu suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı paralar mutlaka milli ekonomimize kazandırılacaktır. Tasfiye işlemleri hızlıca sürmektedir. Süreci tamamlanan fonlarda vatandaşlarımıza ödemeler yapılmış olup diğer fonlarda da işlemler ilerledikçe ödemeler devam etmektedir.”
Siyasi bağlantı, “muhalefetin kurnazlığı”
Suç örgütünün siyasi bağlantıları konusunda açıklama yapmayan Gürlek, bu konuda muhalefetin eleştirileri konusunda şunları söyledi:
- “Eleştiriye elbette kulak veririz, vatandaşımızın sorusundan rahatsız olmayız. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi ‘soran, sorgulayan, yanlışa, yanlış’ diyen vatandaşlarımızın sözünü önemseriz. Bir kısım muhalefetin bu adli vakayı politik çıkarlara çevirmek için şark kurnazlığıyla ele alması da ayrı bir garabet yansımasıdır.
- “Yakın coğrafyamızda huzur ve güvenin adası olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terörsüz Türkiye yolunda açtığı çağdan ve bölgesel savunma gücünün etkinliğinden rahatsız olan yapıların, onların aparatlarının kara propagandalarının da farkındayız.”


