Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Halkın dış politikaya desteği azalıyor, daha fazla göçmen istenmiyor ve ABD’ye tepki büyüyor

Yazar: Murat Yetkin / 30 Ocak 2019, Çarşamba / Oda: Siyaset

İstanbul’daki Kadir Has Üniversitesi’nin (KHAS) Türkiye Araştırmaları Merkezi (CTRS) tarafından yürütülen Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırmasının 2018 sonuçları 30 Ocak’ta bir basın toplantısıyla ilan edildi.
Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarını 6 ay öncesinden isabetle tahmin eden araştırma sonuçları 2018’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti hükümetinin dış politikasına verilen desteği düştüğünü gösteriyor.
Buna göre, 2017’de AK Parti’nin dış politikasına verilen yüzde 45,9 destek, 2018’de 32,2’ye düşmüş bulunuyor. İşin ilginci, 26 il merkezinde yapılan çalışmaya cevap veren AK Parti seçmenleri arasında da dış politikaya verilen desteğin yüzde 75,2’den, 66,3’e düşmüş olması. Bu düşüş, Suriye politikasına verilen destekteki kayıpla paralel seyrediyor. Erdoğan’ın Suriye politikasına 2017’de verilen 38,5 oranındaki destek, 2018’de 34,7’ye düşmüş ve bu düşüşün yarısı da yine AK Parti seçmeninden geliyor.
Keza, hükümetin daha fazla göçmen kabulüne karşı duruş da ilk kez yüzde 50’nin üzerine çıkmış, yüzde 60’ı bulmuş (59,4) durumda; bir önceki yıl bu oran yüzde 46,4 idi. Yine aynı çerçevede, Türkiye’nin başka ülkelerde asker bulundurmasına verilen destek bir yıl içinde yüzde 48,1’den 40,7’ye düşmüş. Terörle mücadele için de olsa sınır ötesi askeri operasyonlara verilen destek de yüzde 56’dan yüzde 45,1’e inmiş görünüyor.
12 Aralık-4 Ocak tarihleri arasında yapılan araştırma dış politikaya dair başka çarpıcı sonuçları da gösteriyor.
Örneğin Türk vatandaşları en büyük tehdit kaynağı olarak ABD’yi görüyor; 2017’de yüzde 64,3 olan tehdit oluşturma algısı, 2018’de yüzde 27,4’lük bir sıçramayla, yüzde 81,9’a, yuvarlarsak, yüzde 82’ye yükselmiş. Bunda en büyük etkenler, ABD’nin PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG ile işbirliğinde ısrar etmesi ve 2016 askeri darbe girişiminden sorumlu tutulan Fethullah Gülen ve örgütüne verdiği destek.
Bunun dışında sıralama pek değişmemiş: İsrail (63,3), Ermenistan (55,7), Suriye (54,6, İngiltere (53,9), Fransa (52,5), Almanya (51,6), Yunanistan (48,5) olarak devam ediyor.
Bu yılın tehdit algısında en büyük sıçramayı yapansa Suudi Arabistan olmuş; bir önceki yıla göre yüzde 43,6’lık bir artışla ankette yüzde 37,9’luk tehdit algısı ile sıralamaya girmiş. Bunda Cemal Kaşıkçı cinayetinin etkisi var.
NATO üyesi Türkiye’nin o çerçevede en büyük hasmı ama Suriye’de ortağı Rusya’dan gelen tehdit algısı ise yüzde 39,1.
Bu noktada ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Türk vatandaşları ülkenin belli başlı bütün NATO müttefiklerinden, yani ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’dan gelebilecek tehdidi, Rusya’dan gelebilecek tehdidin önüne koyuyor, fakat yüzde 60’a varan (58,7) net bir oranla Türkiye’nin NATO üyeliğinin devamını destekliyor. NATO üyeliği sonlandırılmalı diyenlerin oranı yalnızca yüzde 11,5. Hatta yüzde 35’lik (34,8) bir kesim, NATO olmaksızın Türkiye’nin uluslararası planda güvenliğinin tehlikeye düşeceğine inanıyor.
Evet, 31 Mart seçimlerine giderken AK Parti hükümetinin dış politika karnesi, halkın gözünde pek de iyi değil bu araştırmaya göre. Örneğin, Suriye, ya da Irak’a yeni bir sınır ötesi harekâtın ne oranda oya tahvil olacağı kuşkulu. Öte yandan dış politika hiçbir zaman Türkiye’deki seçimlerde asli karar unsuru olmadı; kaldı ki belediye seçimlerinde daha da küçük bir etkisi olur.
Seçimlerde en önemli unsur, hep ekonomi ve ekonomik beklentiler olmuştur ki KHAS araştırması o bakımdan da pek parlak bir tablo çizmiyor. Araştırmaya göre 2017’de “gündemdeki en önemli sorun” sorulduğunda verilen yanıt “terör” olmuş, yüzde 29,0 oranıyla. Oysa terör 2018’de dördüncü sıraya inmiş. İlk iki sırada ekonomik konular var: işsizlik ve hayat pahalılığı. Onları “FETÖ ile mücadele” izlemiş.
Ekonomik gidiş ve yerel seçime muhtemel etkileri ayrı ve uzun bir analizi hak ediyor. O da sırada.
Ancak Erdoğan ve AK Parti hükümetinin kitleleri en çok harekete geçirdiğini düşündüğü güvenlik ve dış politika konularında desteğinin düştüğü görüntüsü, siyasetteki manevra alanını daraltıcı bir gelişme sayılmalı.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

OKUMAYA DEVAM EDİN

Cumhuriyeti Demokrasiye Kırdırmadan
Akşener CHP’li Taşdelen’e neden çıkıştı?
Fransa’da ayırılıkçılık yasası, Avrupa İslamı ve Türkiye
  • R4+E3 formülü: diplomaside yeni arayışlar. Türkiye-AB ve Kanada23 Ekim 2026
  • Mekke’den Doha’ya: Orta Güçler Yeni Dünya Düzenini Şekillendirebilir mi?22 Ekim 2026
  • Bakanlar Brüksel’de, gazeteciler eylemde, konu Türkiye21 Ekim 2026
  • Dünyayı yatırım fonları mı yönetiyor? Sermayenin görünmeyen jeopolitiği21 Ekim 2026
  • Türkiye-Libya anlaşması Doğu Akdeniz’de denklemi nasıl değiştiriyor?21 Ekim 2026
  • Mekke Paktı nihayet Meclis’te. İşte kritik maddelerin analizi ve sorular20 Ekim 2026
  • Fon krizi: Bakan Yardımcısı ve SPK Başkanı gitti, soruşturma hâlâ yok19 Ekim 2026
  • AB Türkiye’yi otomotivde de dışlıyor. Ankara ne karşılık verecek?19 Ekim 2026
  • ‘Made in Europe’: AB Türkiye’yi Dışlayarak Neyi Riske Atıyor?19 Ekim 2026
  • Fransa ayakta: artık sadece Sarı Yelekliler yok, Kara Blok da sokakta18 Ekim 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP