Gazeteci-Yazar
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 12 Eylül Cumartesi günü Diyarbakır, 13 Eylül Pazar günü Şam’da verdiği mesajların ortak böleni kritik bir aşamaya gelen Terörsüz Türkiye süreciydi. Diyarbakır’da 12 Eylül 1980 askeri darbesinin Kürt kimliğini inkârından hareketle artık sorunların silahla değil Meclis çatısı altında diyalogla çözüleceğini vadetti. Huzur ve kalkınmaysa Suriye ve Irak’la birlikte düşünülmeliydi. Fidan’ın Cumhurbaşkanı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan uzun hafta sonu tatili için gittiği memleketi Güneysu’da “Önümüzdeki seçimi atlatalım” deyince, konu sıkıntısındaki yorumcu arkadaşlardan seçim tarihi tahminleri başladı. Bu sözler, hemen öncesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın ekonomi kurmaylarıyla birlikte açıkladığı 2026-2029 Orta Vadeli Program (OVP) ile birleştirilince “2027’de seçim var” tahlilleri, bunu izledi. Erdoğan’ın seçim stratejisinin de seçim tarihi alternatiflerinin
Apar topar kapatılınca unutulacağı düşünülen “soğuk dosyaların” yeniden açılması son dönemlerde alınan en isabetli kararlar arasında. Siyasi davalardaki tutumlarıyla serbest siyasi rekabeti engellemekle, dolayısıyla demokrasimizin zaten sorunlu kalitesine zarar vermekle eleştirdiğim Adalet Bakanı Akın Gürlek, cinayetler başta olmak üzere soğuk dosyaların üzerine gitmek üzere kurduğu ekibin 6 faili meçhul cinayeti daha aydınlattığını açıkladı. Şimdiye dek
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile baş başa görüşmesi siyasi gündemi değiştirdi. Yavaş’ın 9 Eylül’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla yeniden yönetimine geldiği CHP’nin kuruluş yıl dönümüne katılması, kimi yorumculara göre Erdoğan’a teslim olduğu, AK Parti’ye katılmasa dahi üstünlüğünü kabul edip yarıştan çekildiği anlamına geliyordu. Zaten hemen her gün iktidar çizgisindeki medyada
Öncelikle söylemek gerekiyor ki Ahmet Davutoğlu, aktif siyaseti bırakmış halde, kendisine açılan Cumhurbaşkanına hakaret davasında siyasi ve akademik etik yönünden tutarlı bir ifade verdi, tutum sergiledi. Keza DEVA lideri Ali Babacan ve Saadet lideri Mahmut Arıkan’ın ifade verirken onun yanında durup dayanışma göstermesi de… Davutoğlu’nun “Sözlerimin arkasındayım” demesiyle Melih Gökçek’in “Oğlumun somut bir işi yok,
ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Ukrayna savaşını konuşmak üzere 5 Eylül’de gittiği Moskova’dan Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’den nasihat alarak eli boş ayrıldı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’e kötü haberi vermek üzere gittiği 6 Eylül günü, Almanya’da aşırı sağ Alternatif Parti (AfD) önemli bir eyalet seçiminde zafer kazandı. İkisinin aynı gün olması rastlantı, ama
Her musibette bir hayır varmış denir ya… 2 Eylül akşamüzeri Panora AVM’den çıkıp araçların durarak yol verdiği yaya geçidine adım attığım sırada kendimi düşüp asfaltta sürüklenirken bulmasam ben de herkes gibi özel sohbetlerde yakınıp duracaktım trafikte artık teröre dönüşmeye başlayan motosiklet ve skutır (*) kuralsızlığından. Şikayetçi olup suç duyurusunda bulunduğum Yıldızevler polis merkezinden, kamera kayıtları
Üsküdar AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Tahir Sarıcaoğlu, 3 Eylül gece yarısına yakın X hesabından yaptığı duyuruyla Üsküdar Belediye Meclisi’nin 4 CHP’li üyesinin AK Parti’ye geçtiğini duyurdu. O günün sabahında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yeni bir operasyonda gözaltına alınanlar arasında iki de Üsküdar Belediye Meclisi üyesi vardı; biri 2025’te AK Parti’den CHP’ye geçmişti. Sözcü TV’de









