Gazeteci-Yazar
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin (*) 16 Temmuz’da ilginç bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Bu aslında Çin’in Ankara Büyükelçisi Ciyang Şüebin (*) ile ortak ev sahipliği yapacakları bir program ama mekân Rus Büyükelçiliği olarak belirlenmiş: İki ülke arasındaki İyi Komşuluk İlişkileri ve Dostça İşbirliği Antlaşması’nın 25’inci yılı nedeniyle bir konferans düzenleniyor. Aynı program dünyanın çeşitli
CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında söz düellosu devam ediyor. Özel’in “Kurultay yoksa yeni partiyi kurarız” demesinden sonra Kılıçdaroğlu “Özel’i FETÖ destekliyor” demişti. Özel bugün, 14 Temmuz’da, topladığı CHP grubunda FETÖ konusuna girmedi ama başka bir şey yaptı. Özel, Kılıçdaroğlu’na kurultaya gitmeyecekse üyelerin oyuna başvurma konusunda şöyle meydan okudu: • “İster bıraktığın 1 milyon
Siyasi kuliste epeydir köpürtülüyor, “Sıra orada” deniyordu. Savcılık emriyle polis 11 Temmuz şafak operasyonuyla CHP’li Çankaya Belediyesi’ne girdi. Hakkında gözaltı kararı bulunan Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner yurt dışındaymış, polisi arayıp “Geliyorum” demiş, yedek anahtar ulaştırmış, girsinler evde rahatça yolsuzluk belgesi arasınlar diye. Aynı gün uçakla Ankara Esenboğa Havalimanı’na dönerken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı “Yakalanmasına yönelik
Ve bunu yapabilirsek, diplomatik zafer olarak ilan etmek üzereyiz. Aslında başlığa sığmayan cümlenin tamamı şöyle: ABD’ye kızıp Rusya’dan 2,5 milyar dolara S-400 füzesi aldık, bu yüzden ABD bizi F-35 satışından dışladı, uçaklarımıza el koydu, bu haksızlığa karşı çıkmakla gurur duyduk, şimdi F-35’e dönüş için S-400’den kurtulmak için Ruslardan izin peşindeyiz ve bunu yapabilirsek diplomatik zafer
Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası olacağı söylenen “çerçeve yasanın” önümüzdeki hafta AK Parti tarafından Meclis’e sunulması bekleniyor, ama bu konuda “mutabakatları” olduğunu açıklayan DEM Partililer hâlâ yasada ne olduğu konusunda kendilerine içeriğe dair bilgi verilmediğinden şikâyetçi. 9 Temmuz’da Ankara’da bir grup gazeteciyle konuşan DEM yetkilileri, bazı AK Parti yetkililerinin de bazı hazırlık çalışmalarını kendilerinden öğrendiğini,
Türkiye açısından Ankara’da iki zirve var. Biri NATO’nun yeni bir döneme “3.0 dönemine” gireceği zirve toplantısı. Diğeri de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki ikili toplantı. Trump daha on gün kadar önce Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin yüzüne karşı, Erdoğan davet etmeseydi bu zirveye katılmayabileceğini söylemişti. Erdoğan bu jesti karşılıksız bırakmadı.
NATO’nun 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi’ni “Yeni Soğuk Savaş” NATO’sunun kuruluş toplantısı olarak baktığınızda, Türkiye’deki CHP ve Ekrem İmamoğlu davaları çelişki olarak görünmüyor. Başkan Donald Trump’ın ABD’nin 250’inci kuruluş yıl dönümü konuşmasında yeniden “komünizm tehlikesinden” bahsetmesi de bu tanımla uyumludur, Ankara’daki basın toplantısında Türkiye sorulduğunda “Demokrasi yalnız serbest seçimler demek değildir” eleştirisiyle basın özgürlüğü ihtiyacından söz eden
Batı savunma ittifakı NATO 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi’nde öncelikle üyelerin askeri harcamalarını artırmasını istiyor, ama bu sadece ABD’nin Avrupa’daki üyeleri Rusya’dan korkuyorlarsa ellerini ceplerine atmaları için gerekmiyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde 32 liderin buluşacağı Ankara Zirvesi’nde gündemde olan “NATO 3.0” doktrini aynı zamanda NATO’nun etki alanını Orta Doğu, Karadeniz ve Kafkaslar’a genişletme hamlesi anlamına
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 7-8 Temmuz NATO Ankara Zirvesi’nden en stratejik beklentilerinden birinin Avrupa’nın savunulması için yüklendiği külfetin karşılığında savunma sanayi alanında Avrupa Birliği ülkeleriyle ortaklıklar kurma, yeni Avrupa güvenlik mimarisi (SAFE) içinde yer almak olduğunu açıkladı zaten. AB’nin demokratik standartlarına erişim açığının Avrupa savunmasına, Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllardaki ilerlemesiyle NATO üzerinden kapatılması, üyelik
2 Temmuz 1993 günü Sivas katliamının 30’uncu yılı. Otuz yıl önce bugün Sivas’a Pir Sultan Abdal Şenlikleri için gelip Madımak Otel’ine yerleşen 33 sanatçı ve kanaat önderi ve 2 otel çalışanı, “Kahrolsun laiklik”, “Yaşasın şeriat” ve benzeri sloganlarla oteli ateşe veren saldırganlarca öldürüldüler. (*) Aralarında iki arkadaşım, Yarın dergisinde şiirlerini bastığımız Behçet Aysan ve karikatürist








