Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Fidan’ın iki günde iki ziyareti: iç ve dış politika nerede kesişiyor?

Yazar: Murat Yetkin / 14 Eylül 2026, Pazartesi / Oda: Siyaset

Fidan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye ziyaretine hazırlık niteliğindeki Şam temaslarının odağında PKK’nın Suriye örgütlenmesi SDG’nin kendisini feshetmesinin lafta kalmaması, Türkiye’ye tehdit oluşturmaktan bütünüyle çıkması vardı. (Foto: X-MFATurkiye)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 12 Eylül Cumartesi günü Diyarbakır, 13 Eylül Pazar günü Şam’da verdiği mesajların ortak böleni kritik bir aşamaya gelen Terörsüz Türkiye süreciydi.

Diyarbakır’da 12 Eylül 1980 askeri darbesinin Kürt kimliğini inkârından hareketle artık sorunların silahla değil Meclis çatısı altında diyalogla çözüleceğini vadetti. Huzur ve kalkınmaysa Suriye ve Irak’la birlikte düşünülmeliydi.

Fidan’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, herhalde Emevi Camiinde namaz kılmayı da içerecek Suriye ziyaretine hazırlık niteliğindeki Şam temaslarının odağındaysa PKK’nın Suriye örgütlenmesi SDG’nin kendisini feshetmesinin lafta kalmaması, Türkiye’ye tehdit oluşturmaktan bütünüyle çıkması vardı.

Bir de İsrail’in Suriye başta olmak üzere bölgeyi istikrarsızlaştırmak için IŞİD (DEAŞ) dahil terörizmi körüklediği suçlaması.

Terörsüz Türkiye, İsrail ve İran

Bu sözlerin  27 Ekim’deki İsrail seçimleri öncesinde Başbakan Binyamin Netanyahu’ya “Sakin ol, üstümüze gelme” mesajı olduğu söylenebilir. Gerilimin  sürmesine rağmen geçen hafta İsrail’in Türkiye’ye atamak istediği maslahatgüzâra Ankara’nın onay verdiğini unutmayalım. Fidan geçenlerde Ankara’nın sorunun İsrail devletiyle değil Netanyahu ve ortaklarının saldırgan siyasetiyle olduğunun “altını çizmişti”.

Ankara, bu durumda Ankara derken hem AK Parti iktidarı hem de DEM Parti kaynaklarını kast ediyorum, silah bırakma ve çerçeve yasayı uygulama süreci uzadıkça sürecin dış engellemelere daha açık olduğunu söylüyorlar. Dış etki denince de iki ülke adı telaffuz ediliyor: İsrail ve İran.

Dolayısıyla Türkiye’nin hem iç hem dış güvenliği ve sürecin yürümesi bakımlarından Suriye ve Irak’la işbirliği stratejik önem taşıyor.

Önümüzdeki günlerde yeni gelişmeler beklemeliyiz.

Bu arada küresel ve bölgesel siyasette Türkiye’yi yakından ilgilendiren gelişmeler olanca hızıyla devam ediyor.

Birkaçını hatırlatalım.

BRICS Batıya Meydan Okudu

Hindistan  Başbakanı Narendra Modi’nin ev sahipliğinde 12-13 Eylül’de Yeni Delhi’de toplanan BRICS Zirvesi Çin Cumhurbaşkanı Şi Cingpin ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’den, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi dahil liderleri bir araya getirdi. 11 ülke çoklu ve ikili düzeyde İran savaşından Gazze  katliamına, yapay zeka savaşlarından enerji krizine dek her konuyu görüştü,“Küresel Güneyin sesi” olacaklarını ilan ettiler. Dünya nüfusunun yarısı, dünya ekonomisinin yüzde 40’ı BRICS üyesi ülkelerde. Çin ilk defa burada Ukrayna dahil uluslararası krizlerde devreye girmeye hazır olduğunu söyledi.

Hürmüz’den sonra Babülmendep

Yemen’de Husilerin son saldırılarıyla Kızıldeniz’in Hint Okyanusuna açılışı olan Babülmendep Boğazındaki denetimlerini artırmaları, azalan gemi trafiği küresel enerji krizini biraz daha derinleştirerek petrolün varil fiyatının 110 doları geçmesine neden oldu. Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı 36 yılın en düşük düzeyine indi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Cezayir’in diplomatik ilişkileri kesmesi enerji denklemini daha da bozacağa benziyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın S.Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman’ın aynı gün içinde Husilere karşı iki kez yardım istediği ama Trump’ın bunu İran’ın müzakere masasından kalkmasına yol açabileceği gerekçesiyle geri çevirdiği bildirildi. O arada, S.Arabistan’ın enerji tesislerine atılan İran yapımı dronun Irak topraklarından ateşlendiğinin anlaşılması üzerine Irak hükümetinin operasyon başlatması, S.Arabistan’ınMekke Anlaşması ortağı Türkiye’nin bu saldırıyı şiddetle kınadı.

İsrail bıraksa Trump İran’da havlu atacak

 Trump’ın Netanyahu’nun peşinden sürüklenerek başlattığı İran Savaşını 3 Kasım seçimlerinden önce bitirme hesapları suya düştü.  ABD’yle anlaşmak için seçim sonuçlarını bekleyeceklerini söyleyen Pezeşkiyan’ın dediği çıktı. Pezeşkiyan dün Trump’ın “yiğitse” kara harekâtını başlatıp İran askerleriyle yüz yüze mücadeleye başlaması çağrısında bulundu.

ABD’deki İrlanda asıllı oyları çekmek için seçim kampanyası amacıyla gittiği Dublin’de “İrlandaları birleştirme” vaadinde (ki Kuzey İrlanda malum Birleşik Krallığın parçası) bulunması da İrlanda Cumhurbaşkanı Catherine Connolly’den sıkı bir İsrail’e eleştirisi yemesini engelleyemedi.

Netanyahu 27 Ekim seçimlerine dek kışkırtma ve saldırılarını tırmandırdıkça Trump dış politikada biraz daha zora düşüyor. Buna rağmen Demokratların hataları sayesinde gücünü tamamen kaybetmeyebilir.

Rusya-Almanya gerilimi tırmanıyor

Rusya ve Almanya arasındaki Ukrayna gerilim giderek tırmanıyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavtov’un İkinci  Dünya Savaşına atıfla, “Almanya yine savaş istiyor” demesi, Alman Başbakanı Friedrich Merz ise “Almanya hazır” derken Litvanya’da bir muharip birlik konuşlandırma kararı aldı. Rusya yaptırımları nedeniyle ağır üretim ve pazar kaybına uğrayıp on binlerce işçi çıkartan Volkswagen’in İsrail’le silah üretim anlaşması yapacağı haberleri ne yapsa Netanyahu’ya yaranamayan Merz’i biraz daha zora sokuyor.

Bu arada geçen hafta bir eyalette seçim kazanan aşırı sağcı Alternatif Parti (AfD) lideri Alice Weidel’in 20 Eylül’de iki eyaletteki seçim öncesi, “Almanya’nın parasını artık komşuları için değil, kendi halkı için harcayacağı” vaadinde bulunması; kastedilen Ukrayna, Polonya ve Baltık ülkeleridir.

Türk Hava Kuvvetlerinin Estonya’da Rusya’ya karşı NATO devriye göreviyse devam ediyor.

Ukrayna-Rusya savaşı şiddetleniyor

Rusya ve Ukrayna giderek daha fazla oranda birbirlerinin cephe gerisindeki enerji tesisleri başta olmak üzere sivil hedeflerini vurmaya başladı. Rusya, NATO’yu Ukrayna’ya cephe gerisini vuracak menzilde silah vermekle suçluyor. Rusya’nın Kuzey Buz Denizinde nükleer denizaltılarla düzenlediği sualtı tatbikatı NATO’yu fiber optik kablolarla haberleşme güvenliği açısından panikletti. Karadeniz’de seyir güvenliği, ilk defa iki insansız deniz aracının çatışmasıyla daha da azaldı; Ukrayna İDA’sının Rus İDA’sını batırdığı iddia ediliyor.

Türkiye’nin arabuluculuk girişimleri NATO Ankara Zirvesi ardından eskisi kadar ümit vermiyor. Ama 12-13 Eylül’de Yeni Delhi’de toplanan BRICS Zirvesinde Çin ve Hindistan, Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuğa hazır olduklarını  söylediler. Volodimir Zelenskiy’nin kabul etmesi düşük ihtimal.

O da tıpkı ABD seçimleri öncesi “Biz da varız” diye İsrail’e güvenip Türkiye’yi kışkırtarak dikkat çekmek isteyen Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis gibi, yan gözle Trump’ın kaybedip kaybetmeyeceğini görmek istiyor.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: ABD- İran-İsrail, Babülmendep, BRICS, Hakan Fidan, Rusya-Almanya, Suriye, Terörsüz Türkiye, Ukrayna-Rusya

OKUMAYA DEVAM EDİN

İmamoğlu’dan seçim bildirgesi gibi savunma: Geleceğin teminatı olacağım
Forecasts on a cabinet reshuffle as Babacan also challenges Erdoğan in Turkey
Dış politikada revizyon işareti: “ABD ile de Rusya gibi…”
  • Fidan’ın iki günde iki ziyareti: iç ve dış politika nerede kesişiyor?14 Eylül 2026
  • Erdoğan’ın seçim takvimi az çok belli, neyi tartıştığımızı anlamıyorum13 Eylül 2026
  • Silahlar Bırakılmadan Öcalan’a Statü Olur mu?13 Eylül 2026
  • Yapay Zekâ Eylem Planı’nın Olumlu ve Olumsuz Yönleriyle Eksiklikleri12 Eylül 2026
  • Dört Boğaz, Tek Enerji Krizi: Dünya Petrolünün Damarları Daralıyor12 Eylül 2026
  • Bir diplomatın gözünden “kolorduya bedel” istihbaratçı Kâşif Kozinoğlu11 Eylül 2026
  • Türkiye’nin PISA’dan aldığı iyi haberi nasıl okumak gerekir?11 Eylül 2026
  • Yavaş’ın Erdoğan’la görüşmesi ne teslim ne isyan; başka türlü bir şey10 Eylül 2026
  • Zeynep Çelik: Mîmârî politik bir meseledir. Avrupa Şark’ı bilmez10 Eylül 2026
  • Türkiye-ABD ilişkileri zirvesindeymiş. İnanalım mı?10 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP