Tamam, normal koşullar altında değiliz ama ABD Başkanı Donald Trump’ın şu sözleri, normal koşullar altında çok tartışılacak türden: “Türkiye bence harikaydı. Aslında hem harikaydı hem de onlardan yapmamalarını istediğimiz şeylerden uzak durdular. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan büyük bir lider.” Trump, doğruyu söylüyorsa, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Türkiye’yi ABD’nin yapmak istemediği nelerden uzak tutmasını istedi? Erdoğan,
ABD Başkanı Donald Trump 22 Mart’ta, Papa’nın İran’a saldırı için 48 saatlik ültimatomunu geri alması ve ateşkes çağrısıyla alay edip, kazanmak üzereyken ateş kesmeyeceğini söylemesinin ertesi günü, 23 Mart’ta saldırıyı 5 gün ertelediğini açıkladı. İki gündür İran’la görüşüyoruz dedi, İran’ın pes edeceği imasıyla. İran yalanladı. Senaryolar muhtelif: Başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez’deki Arap
Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde İran savaşındaki gelişmeleri görüşmek üzere 18 Mart’ta toplanan “bölge ülkeleri” dışişleri bakanlarının yayınladığı ortak bildiri, ileride İsrail’in zaferi olarak anılacak türden. Bildiride İsrail’in adı geçen tek cümle, o da Lübnan’a saldırılarından dolayı kınandığı cümle; o da Türkiye’nin zoruyla konulmuş. Bu cümle, bildiride Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da imzasının bulunmasını
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son tercihi Akın Gürlek tarihimizin yargı ve yargı-siyaset ilişkilerinde en derin izler bırakacak, en çok tartışılacak Adalet Bakanı olmaya aday. Erdoğan ona güveniyor. Muhtemelen onda liyakatın ötesinde sadakate önem veren bir damar görüyor; sadece İstanbul performansıyla dağil, daha önce hâkimlik yaptığı dönemde aldığı siyasi nitelikli davalardaki duruşundan da. En son açıktan açığa
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 15 Ocak’taki 2025 değerlendirme ve 2026’da Türk dış politikasına bakış konulu basın toplantısından sıcak haber değeri olan birkaç başlık çıktı. Buna göre Türkiye; • ABD’den günü birlik gelen tehditlere karşı İran’a askeri müdahaleye karşı, bölgenin İran’da istikrarsızlığın artmasını kaldırmayacağı kanısında, • Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzaladıkları savunma anlaşmasına hangi koşullarda
Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş, geride tahminen 650 bin ölü ve harap olmuş bir ülke bırakarak 2024 sonunda Beşar Esad’ın Baas rejiminin devrilmesiyle sonuçlandı. Suriye iç savaşı DEAŞ (IŞİD) gibi yeni nesil, acımasız bir cihatçı terör örgütünün kuruluşuna sahne oldu. Türkiye bu iç savaştan artan PKK ve DEAŞ kaynaklı terör eylemlerinin yanı sıra, milyonlarda









