Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Riyad Gafleti: Araplar İsrail’i Değil İran’ı Kınadı, Türkiye de İmzaladı

Yazar: Murat Yetkin / 19 Mart 2026, Perşembe / Oda: Siyaset

Hakan Fidan’ın rahatsızlığı yüzünden belli. İran savaşının konuşulduğu Riyad toplantısında İsrail sadece Lübnan saldırısıyla, o da Türkiye’nin zoruyla kınandı. ABD’nin ise adı geçmedi. İsrail korkusundaki petrol zengini Arap hanedanlarının tepkisi İran’a idi. (Foto: X/Dışişleri)

Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde İran savaşındaki gelişmeleri görüşmek üzere 18 Mart’ta toplanan “bölge ülkeleri” dışişleri bakanlarının yayınladığı ortak bildiri, ileride İsrail’in zaferi olarak anılacak türden. Bildiride İsrail’in adı geçen tek cümle, o da Lübnan’a saldırılarından dolayı kınandığı cümle; o da Türkiye’nin zoruyla konulmuş.
Bu cümle, bildiride Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da imzasının bulunmasını kurtarmıyor. Keza, Suudi Arabistan’dan sonra gittiği Katar’da “Savaşın birinci nedeni İsrail” demesi de durumu kurtarmıyor. Gerçi sonra “Gerekçesi ne olursa olsun İran’ın bölge ülkelerine gerçekleştirdiği saldırılar kabul edilemez” diye eklemiş. Keşke o bildiriyi imzalamasaydı veya şerh koysaydı. Baştan sona İran’ın kınandığı bildiride ABD’nin ise adı bile geçmiyor.
Sanki 28 Şubat’ta İran’a saldırıyı başlatan ABD ve İsrail değil, doğru yaptığını söylemek için demiyorum ama sanki İran durduk yerde oradaki ABD üslerinden kendisine saldırılar Körfez’deki petrol zengini Arap emirliklerine füze atmaya başladı.
Dünyanın gözü önünde kanlı ve ikiyüzlü bir oyun oynanıyor.

“Bari Toplantı Sırasında Bombalamayın”

Dışişleri Bakanı Fidan, Katar’daki basın toplantısında bir anekdot anlattı. Riyad’da toplantıya girmek üzereyken, saat 22.30 sularında İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi aramış. Fidan da “Sen şimdi bizi arıyorsun” demiş; “Yukarıdan da füzeler geliyor. Yani, bari toplantının yapıldığı zaman füze göndermeyin Riyad’a. Bu da işin başka yönü. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezêşkîyan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Biz atmadık” derken üçüncü füze gelmişti. Oysa Ankara’da her üç füzenin de Devrim Muhafızları karargâhlarından atıldığı bilgisi var.
CHP’li Murat Emir ise “İran’ın kendini savunma hakkı yok mu?” sorusunu ortaya attı. “İncirlikten İran’a füze atılırsa İran’ın da Türkiye’ye saldıracağını öngörmüyor musunuz?” diye eleştirdi Fidan’ı.
Fidan İran’ın Katar’a saldırısı nedeniyle dayanışma ziyareti için Katar’a gitmişti. İran’ın saldırısının nedeni ise Katar ile ortak işlettikleri Güney Pars petrol ve gaz sahasıyla rafinerilerine İsrail’in saldırısına misillemede bulunmaktı. Saldırılar sonucu, zaten Hürmüz Boğazı’nın kilitlenme ihtimalinin konuşulduğu ortamda petrol ve doğal gaz fiyatları artmıştı.

İsrail’i Durduramıyoruz, İran’ı Durduralım

Dünya petrol fiyatlarında her bir kuruş artış Türk ekonomisine biraz daha yük getiriyor.
ABD’de Donald Trump yönetimin savaşı bir an önce bitirip, kendince zafer rüzgarıyla ara seçimlere hazırlanma niyeti, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “Devam” ısrarıyla birleşince Savaş Bakanı Pete Hegseth, en ağır saldırıyı, işi bitirecekleri iddiasıyla 19 Mart gecesi yapacaklarını duyurdu.
Trump’ın NATO kartını oynaması ardından İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya ve Hollanda, ABD’nin çağrısına uyarak Hürmüz Boğazını açık tutmak için İran’a baskı uygulamaya başladı.
Basra Körfezi’nin İsrail korkusundan dizleri titreyen petrol zengini hanedan yönetimleri bir yandan ABD üslerine topraklarını açarken diğer yandan İran’a karşı cepheyi genişletmeye çalışıyorlar.
ABD’nin müthiş savaş makinesi ve mali gücü arkasında oldukça İsrail’i durdurmaya kimsenin gücü yetmiyor, neredeyse herkes İran’ın kendini savunmasını engellemeye çalışarak Trump’ın öfkesini üzerine çekmemeye çalışıyor. Rusya ve ilk kez Ortadoğu’yla İran savaşı vesilesiyle askeri ilgi gösteren Çin gelişmeleri yakından izliyor.
Türkiye şimdiye dek savaşa girmeme ve ne ABD ne İran’a destek verme konusunda doğru bir siyaset izledi. Ancak Riyad toplantısı bu çizgiye aykırı bir görünüm sergiledi. Türkiye savaşta taraf olmaya çekilmemeli, aktif tarafsızlık siyasetini sürdürmeli.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: ABD-İsrail, Hakan Fidan, iran, Katar

OKUMAYA DEVAM EDİN

AB Dönem Başkanı olurken Almanya ve iç politikası
Kıbrıs: Çıkmazın devamı
Irak’la yeni bir işbirliği ve dostluk süreci arayışı
  • Yılmaz Büyükerşen: sıfırdan bir üniversite, yeniden bir şehir kurmak1 Eylül 2026
  • Fidan: Netanyahu canisi artık durdurulmalı. İsrail’e de zarar veriyor31 Ağustos 2026
  • Kazak petrolünde yeni rota: Hazar-Azerbaycan-Türkiye seçeneği31 Ağustos 2026
  • Barışın Önündeki Görünmeyen Tehlike: Savaş Ekonomisi31 Ağustos 2026
  • Kıbrıs-Türkiye seferini yapan feribot battı, ölenler var30 Ağustos 2026
  • 30 Ağustos hem dış hem iç düşmanlara karşı bir zaferdir30 Ağustos 2026
  • İtalya’dan Avrupa’ya Yayılan Voleybol Aklı30 Ağustos 2026
  • Türkiye’nin İlk Deniz Millî Parkları ve COP31’e Giderken Sınavı29 Ağustos 2026
  • Sırbistan, “Bosna kasabı” Mladiç’i Kahramanlaştırırken Avrupa Susuyor29 Ağustos 2026
  • Silah bırakınca bitmeyecek ama silah bırakmadan başlamayacak28 Ağustos 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP