Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Bu kez Eyüpsultan. Özel’den Erdoğan’a: böyle mi alacaksın İstanbul’u?

Yazar: Murat Yetkin / 02 Ekim 2026, Cuma / Oda: Siyaset

Artvin’deki konuşmasında Mersin Belediyesine yapılan operasyonda bir kadının sabah pijamalı görüntülerinin medyaya verilmesine tepki gösteren Özel, belediyelere operasyonların sürmesi üzerine Erdoğan’a “Böyle mi alacaksın İstanbul’u?” sorusunu yöneltti. (Foto: Yeni Parti)

Yeni Parti lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Böyle mi alacaksın İstanbul’u?” diye sorduğu sırada Erdoğan TBMM Genel Kurulu’nda 1 Ekim yaşama yılı açılış konuşmasını yapıyordu.
Özel, kendilerine darbe yapan iktidarın başını dinlemeyeceklerini söyleyerek grubunun başında Genel Kurulu terk etmişti.
Erdoğan ise Türkiye’nin en önemli sorununun “kutuplaşma” olduğunu, Türkiye mutabakatı içinde serbest siyasi rekabetin önemli olduğunu söylüyordu.
Daha o sabah Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yine bir şafak operasyonuyla, iki ilçe belediye başkanıyla birlikte gözaltına alınmıştı. Seçer’in mutlak butlan bölünmesinde Kemal Kılıçdaroğlu’na en yakın destek veren siyasetçilerden olması, siyasi kuliste Erdoğan açısından kullanım ömrünü tamamlamış olabileceği yolunda erken yorumlara da yol açmıştı.

Erdoğan’a İstanbul sorusunun arka planı

AK Parti’nin 2024 seçimlerinde oyla alamadığı Mersin’i de muhalefetin elinden serbest siyasi rekabet dışı yöntemlerle alma planı vardır belki. Ama Özel “şimdiden söylüyorum”, Erdoğan’ın asıl hedefinin 2024’te oyla alamadığı İstanbul yönetimini seçmenin değil, seçilen temsilcilerinin oyunu değiştirerek almak olduğunu öne sürüyordu.
İşte Üsküdar’da yapılan ortadaydı. Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından yapılan vekil seçimlerinde “bir günde beş transfer” hamlesiyle Üsküdar Belediye Meclisi’ndeki oy ağırlığı değiştirilmiş, AK Parti 2024’te seçimle kazanamadığı Üsküdar Belediye Başkanlığına böylelikle 2026’da konmuştu.
Benzer yöntemle, yani gözaltına alınan ilçe meclis üyelerini, Özel’in deyişiyle “ya hapis, ya rozet” yöntemiyle Adalar Belediyesi de AK Partili yapılmıştı.
Ataşehir’de de transferler başlamış, ilçe meclisindeki oy dengesi 18-18 hâle getirilmişti; oranın da seçmen iradesi değil, seçilenlerin zorla ya da çıkar ilişkisiyle değişen iradesiyle AK Parti’ye geçmesi söz konusuydu.
Özel’in Erdoğan’a “İstanbul’u böyle mi alacaksın?” sorusunu doğrularcasına, üzerinden bir gün geçmeden 2 Ekim sabahı Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in gözaltına alındığı haberi geldi.

Genel seçime İstanbul’la girmek

Özgür Özel’in gerçekten örneği az görülür şekilde tabanı ve partiyi Erdoğan’a ve AK Parti’ye karşı diri tutma gayretine rağmen, mutlak butlan kararının muhalefete ağır darbe vurduğu görülüyor.
Daha mutlak butlan kararı çıkmadan, ana muhalefetin en güçlü göründüğü İstanbul’da, çok erken Cumhurbaşkanı adayı ilan edilen Ekrem İmamoğlu’ndan başlayan soruşturmalar, hemen ardından muhalefetin kazandığı diğer büyükşehirlere, Antalya’ya, Adana’ya, Bursa’ya yayıldı.
Mutlak butlan kararı önce İzmir’in, sonra Ankara’nın büyükşehir belediye başkanlarını partisiz kalmaya zorladı.
Güncel görünüm, adeta bir komutanın kuşatma harekâtı infaz etmesi gibi, halkanın kapatılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki oy dengesinin değiştirilerek İstanbul belediye yönetimini de seçmen iradesi, diğer deyişle serbest siyasi rekabet yöntemleri dışında ele geçirmek gibi görünüyor.
Muhtemel bir oylamada mutlak butlan kararı sonrasında CHP’de kalan üyelerin, “arınma” söylemini gerekçe yaparak AK Parti lehine tutum alma ihtimali de mevcut.
Bunu artık ne zaman yapılacaksa, Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri öncesinde hayata geçirmek, seçimlere adeta bir fatih gibi girmek isteyecektir; gidiş onu gösteriyor.

Nereden, nereye?

Özel’in Erdoğan’a “zamanında transferlere karşıydın” eleştirisi haklıdır, öyleydi. Hatta Cumhurbaşkanının TBMM yerine halkın oyuyla seçilmesi de aynı mantığa, seçilmişlerin oyunun başka yöntemlerle değişebileceği, değiştirilebileceği endişesine dayanıyordu.
Şimdi, kuruluşundan çeyrek asır sonra AK Parti’nin, seçmen oyunu almanın yolunun, ekonomik kriz ve üstüne siyasi etik tartışmaları altında borsa/fon krizi koşullarında, ancak seçilmişlerin oyunu değiştirmekten geçtiği noktasına geldiği görülüyor.
Bu dönüşün Erdoğan’a yeniden Cumhurbaşkanı olma yolunu açtığı müddetçe iktidar saflarında şimdiye dek siyasi etik vazedenlerce sorun edileceğini sanmıyorum.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Eyüpsultan, Mersin, Üsküdar, Vahap Seçer

OKUMAYA DEVAM EDİN

İnternet kısıtlamaları olursa nasıl aşarız?
İmamoğlu kaybederse, Kurum’un başarısı sayesinde olmayacak
Kardeş kardeşi vurur mu? ABD, Türk SİHA’sını düşürdü
  • Mekke’den Doha’ya: Orta Güçler Yeni Dünya Düzenini Şekillendirebilir mi?22 Ekim 2026
  • Bakanlar Brüksel’de, gazeteciler eylemde, konu Türkiye21 Ekim 2026
  • Dünyayı yatırım fonları mı yönetiyor? Sermayenin görünmeyen jeopolitiği21 Ekim 2026
  • Türkiye-Libya anlaşması Doğu Akdeniz’de denklemi nasıl değiştiriyor?21 Ekim 2026
  • Mekke Paktı nihayet Meclis’te. İşte kritik maddelerin analizi ve sorular20 Ekim 2026
  • Fon krizi: Bakan Yardımcısı ve SPK Başkanı gitti, soruşturma hâlâ yok19 Ekim 2026
  • AB Türkiye’yi otomotivde de dışlıyor. Ankara ne karşılık verecek?19 Ekim 2026
  • ‘Made in Europe’: AB Türkiye’yi Dışlayarak Neyi Riske Atıyor?19 Ekim 2026
  • Fransa ayakta: artık sadece Sarı Yelekliler yok, Kara Blok da sokakta18 Ekim 2026
  • Dış politikada yeni sorun olmadan Azerbaycan ile gerilim giderilmeli18 Ekim 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP