Gazeteci-Yazar
İstinaf Mahkemesinin görülmedik şekilde CHP’de seçimle işbaşına gelmiş Özgür Özel yönetimini düşürüp Kemal Kılıçdaroğlu’nu geri getirme kararına en ilginç siyasi tepki MHP lideri Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli tam olarak öyle demedi ama belki de işlerin iyice çığırından çıkacağını gördüğü için Kılıçdaroğlu’na “Özel ile anlaş, yeniden başa geçme” demek istedi. Bunu siyasi kuliste konuşulan oyun planı
İstinaf Mahkemesi, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Özgür Özel’in seçildiği 2023 Kurultayının iptali için açılan “mutlak butlan”, “kesin hükümsüzlük” davasının kabulüne karar verdi. Ankara Bölge Adliye mahkemesi 36’ıncı Hukuk Dairesi 21 Mayıs’ta açıklanan kararında, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin CHP yönetimine dönmesi ve Özel yönetimin daha sonra yaptığı kurultayları da tüm sonuçlarıyla birlikte iptal etti. Karara gerekçe
Son birkaç gündür Türk dış politikasının Batı, yani NATO, Avrupa Birliği cephesinde, Doğu, yani İran-İsrail cephesindeki gelişmelere bağlı önemli hareketlilik gözleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen ay İngiltere ve hafta başında Almanya’daki temaslarından hemen sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yaptığı telefon görüşmesi bu çerçevede sayılabilir. Bu görüşmelerin bugün
19 Mayıs 1919 Türkiye’nin Türkiye olması tarihinin dönüm noktasıdır. Bazı askeri tarihçiler Kurtuluş Savaşının başlangıcını 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi, silah bırakışma anlaşması olarak alırlar. Aslında silah bırakan, bıraktırılmak istenen sadece Osmanlı idaresindeki Türk ordusudur. Ordudaki direniş silah bırakmayı reddetme, saklama şeklinde başlamıştır. Kimi tarihçiler direniş ruhunun aslında 1915 Çanakkale’de ateşlendiği gerçeğinden yola çıkarak Çanakkale’yi
PKK’nın Suriye örgütlenmesinin başı Mazlum Abdi ve dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed’in geçtiğimiz Mart ayında “Türkiye’nin hazırladığı bir kanal” yoluyla İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüştürüldüğü haberi 12 Mayıs’ta Irak Kürdistan Bölgesi merkezli “Darka Mazi” sitesinde yayınlandı. Darka Mazi, Irak Kürdistan Demokratik Partisi ile bağlantılı bir site. Aynı site 9 Mayıs yayınında da PKK yöneticilerinden
ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e takdim edip ticari işbirliği için adres gösterdiği 17 şirketin sahibi ve üst yöneticilerinin serveti dudak uçuklatıyor. Katılan yatırımcıların toplam şahsi servetleri 1,2 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor. Bu da ABD ekonomisinin yüzde 3,7’ye, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 1’ine denk geliyor. Bu yatırımcıların şirketlerinin malvarlıkları
İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliğinde 12 Mayıs akşamüzeri ilginç bir toplantı vardı. Pek alışılmadık şekilde, Fransa ve Almanya büyükelçiliklerinin de katkısıyla düzenlenen ve yalnızca davetlilere açık toplantının konusu 7-8 Temmuz’da (*) Ankara’da yapılacak NATO liderler zirvesiydi. Toplantı kuraları gereği “Bir NATO Diyalogu” başlıklı toplantıya kimlerin katılıp kimin ne dediğini yazamıyorum. Ancak üç ülkenin temsilcileriyle birlikte Türk Dışişleri’nden
Hareketli bir siyaset haftasına ikisi de Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilişkili iki gelişme ile giriyoruz. İlki, CHP lideri Özgür Özel’in 8 Mayıs’ta Sözcü TV’de Gürlek’in Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın telefonunu dinlediği iddiasına karşı jet hızıyla yeni bir soruşturma daha açılmasıydı. Soruşturmaların siyasetteki yeri bu dönemin alâmeti farikası oldu. Artık şaşırtmıyor. Toplumda şaşırma duygusunun kaybolmasından, kanıksanmasından
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar üzerine kurulmuş modern ilişkilerin tarafların kendilerini gizlemek için cinselliği bir güç olarak kullanması üzerine kurulu. İzlemeyenlerin izlemesini öneririm çünkü bugün siyaset dünyasında yaşananları anlamamıza yardımcı olabilir. Gerçekten de son iki küsur yıldır dedikodu, yalan, ihanet, itiraf, iftira, iltica, güç zehirlenmesi








