Gazeteci-Yazar
İspanya’nın Arjantin’i 1-0 yenerek 2026 Dünya Futbol Şampiyonu olmasına en anlamlı kutlamalardan biri Gazze’deydi. Filistinliler İspanya renkleriyle sokaklara döküldü; bu kutlamalar aynı zamanda İsrail’e karşı bir protestoydu. Çünkü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bir gün önce Arjantin’i tuttuğunu açıklamıştı. Çünkü aynı gün İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Tamir Yadai, 2023’ten bu yana Gazze’nin “70 binden fazla
“Bu Trump’a mı?” diye sorarken, Ankara hiç duymak istemese de 2018’de Rahip Andrew Brunson’un tahliyesi için yazdığı “Ekonominizi mahvederim” mesajından söz etmiyorum. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yazdığı o küstah “Aptal olma, General Mazlum Abdi ile görüş” mektubundan da söz etmiyorum. Biraz ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in “Kabul edelim, ilk İran savaşında İsrail’in peşine takılıp çuvalladık” mealindeki
Muhsin Yazıcıoğlu’nun geçirdiği şaibeli kazayla ölümünden 17 yıl sonra yeniden açılan soruşturma sonucu gözaltına alınan 27 kişiden 19’unun tutuklandığı 17 Temmuz’da duyuruldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Yazıcıoğlu’nun 25 Mart 2009’da seçim gezisindeyken Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarında dağlık ve karlı araziye düşen helikopterdeki diğer 5 kişiyle birlikte ölümlerinin FETÖ yönlendirmeli bir cinayet olup olmadığını soruşturuyor. Adalet Bakanı
İster manşet çıkarmaya çalışan gazeteci olun, ister casusu bulmaya çalışan istihbaratçı, ister hastalığı teşhis etmeye çalışan doktor, arızayı saptamaya çalışan mühendis, ya da suçluyu bulmaya çalışan savcı: dikkatle bakmanız gereken unsurların başında “hayatın olağan akışına aykırı” olan sonuçlar, ilişkiler, gelişmeler vardır. Haluk Levent vakasına bu gözle baktığımızda, hemen her şeyin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin (*) 16 Temmuz’da ilginç bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Bu aslında Çin’in Ankara Büyükelçisi Ciyang Şüebin (*) ile ortak ev sahipliği yapacakları bir program ama mekân Rus Büyükelçiliği olarak belirlenmiş: İki ülke arasındaki İyi Komşuluk İlişkileri ve Dostça İşbirliği Antlaşması’nın 25’inci yılı nedeniyle bir konferans düzenleniyor. Aynı program dünyanın çeşitli
CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında söz düellosu devam ediyor. Özel’in “Kurultay yoksa yeni partiyi kurarız” demesinden sonra Kılıçdaroğlu “Özel’i FETÖ destekliyor” demişti. Özel bugün, 14 Temmuz’da, topladığı CHP grubunda FETÖ konusuna girmedi ama başka bir şey yaptı. Özel, Kılıçdaroğlu’na kurultaya gitmeyecekse üyelerin oyuna başvurma konusunda şöyle meydan okudu: • “İster bıraktığın 1 milyon
Siyasi kuliste epeydir köpürtülüyor, “Sıra orada” deniyordu. Savcılık emriyle polis 11 Temmuz şafak operasyonuyla CHP’li Çankaya Belediyesi’ne girdi. Hakkında gözaltı kararı bulunan Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner yurt dışındaymış, polisi arayıp “Geliyorum” demiş, yedek anahtar ulaştırmış, girsinler evde rahatça yolsuzluk belgesi arasınlar diye. Aynı gün uçakla Ankara Esenboğa Havalimanı’na dönerken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı “Yakalanmasına yönelik
Ve bunu yapabilirsek, diplomatik zafer olarak ilan etmek üzereyiz. Aslında başlığa sığmayan cümlenin tamamı şöyle: ABD’ye kızıp Rusya’dan 2,5 milyar dolara S-400 füzesi aldık, bu yüzden ABD bizi F-35 satışından dışladı, uçaklarımıza el koydu, bu haksızlığa karşı çıkmakla gurur duyduk, şimdi F-35’e dönüş için S-400’den kurtulmak için Ruslardan izin peşindeyiz ve bunu yapabilirsek diplomatik zafer
Terörsüz Türkiye sürecinin yol haritası olacağı söylenen “çerçeve yasanın” önümüzdeki hafta AK Parti tarafından Meclis’e sunulması bekleniyor, ama bu konuda “mutabakatları” olduğunu açıklayan DEM Partililer hâlâ yasada ne olduğu konusunda kendilerine içeriğe dair bilgi verilmediğinden şikâyetçi. 9 Temmuz’da Ankara’da bir grup gazeteciyle konuşan DEM yetkilileri, bazı AK Parti yetkililerinin de bazı hazırlık çalışmalarını kendilerinden öğrendiğini,
Türkiye açısından Ankara’da iki zirve var. Biri NATO’nun yeni bir döneme “3.0 dönemine” gireceği zirve toplantısı. Diğeri de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki ikili toplantı. Trump daha on gün kadar önce Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin yüzüne karşı, Erdoğan davet etmeseydi bu zirveye katılmayabileceğini söylemişti. Erdoğan bu jesti karşılıksız bırakmadı.








