Türk Ekonomisi Kulis Bilgileri Yapısal Sorunlar: Güncel ve yapısal sorunlarına rağmen hâlâ dünyanın 20 büyükleri arasında yer alan Türk ekonomisindeki belli başlı gelişmeler, kulis bilgileri, tahlil ve tahminler.
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) Ankara’da bir yazılım şirketine, çalıştığı kuruluş ve şirketler üzerinden yasadışı kimlik bilgisi sorgulama ve saptama yaptığı kuşkusuyla operasyon düzenlediği bildiriliyor. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, siber casusluk kuşkusuyla, MİT’in koordinasyonunda Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB) ile Jandarma Genel Komutanlığı’nın (JGK) ortak çalışmaları sonucunda, Aydo Yazılım şirketine düzenlenen operasyonda şirketin sahibi dahil 5
Dünyada para kıtlığı yok. Türkiye’de de yok. Asıl kıt olan uzun vadeli sermaye, güven ve mevcut parayı geleceğin doğru alanlarına yönlendirecek stratejik akıl. Bugün dünya ekonomisinin büyüklüğü 120 trilyon dolara yaklaşıyor. Yıllık dünya mal ve hizmet ticareti yaklaşık 35 trilyon dolar. Küresel borsaların toplam değeri 150 trilyon doların üzerinde. Tahvil piyasalarını da eklediğimizde yalnızca bu
Yeni Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı 18 Ağustos 2026’da yayınlandı. Yapay zekâ uygulamalarının olumlu yanlarının yanı sıra savaşlara ve seçimlere müdahale etmesinin, insanlığın sonunu getirebileceği endişeleriyle birlikte tartışıldığı günlerde gazeteci Füsun Sarp Nebil, planın Türkiye açısından olumlu ve olumsuz yönleriyle eksiklikleri üzerine yönettiği Türkİnternet sitesindeki kapsamlı bir analiz yazdı. Nebil’den aldığımız izinle bu teknik yönü
Yemen’de Husilerin hükümet güçlerine son saldırısıyla Meyyun Adası’nı ele geçirmeleri sadece Babülmendep Boğazı’nda gemi trafiğinin dramatik biçimde düşmesiyle enerji sıkıntısının biraz daha artması anlamına gelmiyor. Hürmüz, Babülmendep, Karadeniz ve Malakka aynı anda kırılganlaşıyor. Suudi Arabistan’ın petrol arzı otuz yılı aşkın sürenin en düşük düzeyine gerilerken, motorin fiyatları rekor kırıyor. Türkiye artık petrol fiyatını tahmin etmekten
Yılın üçte ikisini tamamladık. Önce mevcut ekonomik durumu ele alacağım. 6 Eylül Pazar günü 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Daha sonra OVP’nin önemli gördüğüm unsurlarını değerlendireceğim. Mevcut Durum: Büyüme Sanayicilerden gelen şikâyetler giderek artıyor. Özellikle tekstil, deri ve giyim sektörlerinde önemli üretim düşüşleri yaşanıyor. Sektörel ayrıntıya girmeden, bir bütün olarak incelendiğinde
Uluslararası Enerji Ajansı’nın 4 Eylül’de yayımladığı Türkiye 2026 Enerji Politikası İncelemesi, enerji sistemimizin nereden geldiğini, nereye doğru ilerlediğini ve önümüzde hangi darboğazların bulunduğunu berrak biçimde ortaya koyuyor. Önce hakkını teslim edelim: ciddi, dengeli ve faydalı bir çalışma. Elektrik talebimizin 2005–2024 arasında yılda ortalama yüzde 5’e yakın büyüyerek IEA üyeleri arasında en yüksek artışı göstermesi başlı
Atasözümüz “Borç yiğidin kamçısıdır” der. Doğru zamanda, doğru maliyetle ve doğru işe kullanırsanız sizi büyütür; fabrika kurdurur, teknoloji getirir, altyapı yaptırır, birkaç kuşakta yapılacak işi birkaç yılda yapmanızı sağlar. Ama bir şartla: aldığınız para geri ödemesini kendi yaratabilmeli. Aksi halde bir süre sonra siz borcu değil, borç sizi yönetmeye başlar. Devletlerde de böyledir. Hükümetler değişir,
Bir enerji haritasına baktığınızda boru hatları görürsünüz. Ben baktığımda devlet başkanlarını, diplomatları, petrol şirketlerini, geceler boyu süren müzakereleri; Moskova’dan Washington’a, Ankara’dan Astana ve Bakü’ye uzanan güç mücadelelerini görüyorum. Bu mücadele bugünlerde Kazak ve genel olarak Hazar petrollerinin Rusya’ya uygulanan ABD ve AB yaptırımlarına takılmadan dünya pazarlarına ulaştırılabilmesi bakımından hararetlenmiş görünüyor ve doğal olarak Türkiye’yi
Türkiye önümüzdeki kışa hazırlanırken yalnızca petrolün, doğal gazın ve elektriğin fiyatına bakmamalı. Bence masanın üzerine konulması gereken daha tatsız bir senaryo var: İran ve Rusya üzerindeki yaptırım baskısının aynı anda sertleşmesi ve bu kez Türkiye’ye geniş hareket alanı bırakılmaması. İran güneyimizde, Rusya kuzeyimizde. İkisi de yalnızca enerji tedarikçisi değil; ticaret, turizm, taşımacılık, finans ve bölgesel
Ukrayna Büyükelçisi Naryman Dzhelialov, Karadeniz’de sivil yük gemilerinin vurulması sonucu sivillerin de öldürülmesinin kendilerini de üzdüğünü, ancak bölgede şu anda bir savaş sürdüğünün de bilinmesi gerektiğini söyledi. Dzhelialov (okunuşu Celalov), 24 Ağustos’ta Ankara’daki Ukrayna Büyükelçiliğinde düzenlediği basın toplantısında 22 Ağustos’ta Karadeniz’de Ukrayna güçlerince vurulan sivil gemiler konusunda da açıklamalarda bulundu. “Amacımız sivilleri öldürmek değil, siviller









