Türk Ekonomisi Kulis Bilgileri Yapısal Sorunlar: Güncel ve yapısal sorunlarına rağmen hâlâ dünyanın 20 büyükleri arasında yer alan Türk ekonomisindeki belli başlı gelişmeler, kulis bilgileri, tahlil ve tahminler.
Koç Holding 100’üncü yıl kutlamalarına Anıtkabir’den başladı. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç’un başkanlığında Koç’un yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, çalışanları ve bayilerinden oluşan 6 bin kişilik bir heyet Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesinde saygı duruşunda bulundu. Akşam da grubun kurucusu Vehbi Koç’un da uzun yıllar başkanlığını yaptığı Ankara Ticaret Odası’nın Kongre Merkezi’nde bir tören
Enerji tartışmalarında alışkanlıklarımız belli. Petrolü konuşuruz, doğal gazı tartışırız, yenilenebilir enerji, nükleer güç, hidrojen, kritik mineraller, bataryalar, elektrikli araçlar, karbon piyasaları, veri merkezleri ve iklim politikaları üzerine sayısız rapor hazırlarız. Ancak modern devletin en büyük, en karmaşık ve en stratejik enerji tüketicilerinden biri çoğu zaman bu tartışmaların dışında kalır: silahlı kuvvetler. Enerji olmadan hiçbir ordu
20 Mayıs 2026 Çarşamba günü Stellantis tarihi Rennes fabrikasını Çinli otomobil üreticisi Dongfeng’in tasarımını yaptığı elektrikli Voyah aracının montajı için kullanıma açacağını duyurması Fransa’da soğuk duş etkisi yarattı. Tesis, yakın zamanda da C5 Aircross gibi ikonik modellerin ürettiği bir endüstri abidesi, on beş yıl önce 4.000 kişi çalışırken, şimdi sadece 1.300 kişi çalışıyor ve üretimini
Dünya enerji dengeleri bugün yeniden şekilleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’tan sadece birkaç gün sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Pekin ziyareti dışarıdan bakıldığında Moskova ile Pekin arasındaki stratejik ortaklığın daha da derinleştiği görüntüsünü veriyor. Sayıları 40’e varması beklenen 20 anlaşma imzalanıyor, liderler “sınırsız ortaklık” söylemini yineliyor, Batı’ya karşı ortak duruş mesajları veriliyor. Ancak perde arkasındaki
ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e takdim edip ticari işbirliği için adres gösterdiği 17 şirketin sahibi ve üst yöneticilerinin serveti dudak uçuklatıyor. Katılan yatırımcıların toplam şahsi servetleri 1,2 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor. Bu da ABD ekonomisinin yüzde 3,7’ye, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 1’ine denk geliyor. Bu yatırımcıların şirketlerinin malvarlıkları
Uzun yıllardır enerjinin jeopolitiğini konuşuyoruz. Petrol boru hatlarını, doğal gaz koridorlarını, Hürmüz Boğazı’nı, Süveyş Kanalı’nı, Karadeniz’i, kritik madenleri, çip savaşlarını, otomotiv sektörünün dönüşümünü, veri merkezlerini ve yapay zekânın stratejik etkilerini tartışıyoruz. Ama gözümüzün önünde sessizce büyüyen başka bir jeopolitik mücadele var: tarımın jeopolitiği. Üstelik bu mesele artık yalnızca çiftçinin, köylünün ya da gıda sektörünün konusu
Veri merkezleri uzun yıllar teknoloji yatırımı olarak görüldü. Oysa bugün bu yaklaşım geçerliliğini yitirmiştir. Veri merkezleri artık modern altyapının en yoğun enerji talep eden ve en stratejik bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Bu konu geçtiğimiz günlerde Londra’da Atlantic Council tarafından düzenlenen bir toplantıda da tartışıldı. Dijital ekonomi dışarıdan bakıldığında veri ve yazılım üzerinden ilerliyor gibi görünse
Nisan ayı enflasyonu beklenenin üzerinde gerçekleşti: aylık olarak yüzde 4,2, yıllık olarak ise yüzde 32,4. Birkaç noktanın altını çizmek istiyorum. Tek Neden Savaş değil Birincisi, Temmuz 2025’ten bu yana geçen on aylık sürede yıllık enflasyon çok belirgin bir katılık sergiledi: En yüksek düzeyi yüzde 33,5 (Temmuz 2025), en düşük düzeyiyse yüzde 30,65 (Ocak 2026) oldu.
Kısa süre önce hakemlik yaptığım bir araştırma makalesinde, çalışmanın temel bir eksikliğini defalarca vurgulamama rağmen sonunda “reddedilmeli” görüşü bildirdim. Ancak birkaç hafta sonra aynı makalenin söz konusu dergide yayımlandığını gördüm. Bu durum şaşırtıcıydı; fakat asıl dikkat çekici olan ayrıntı derginin yapısına ilişkindi. Açık erişimli bu derginin kabul oranı yüzde 70’ler civarındaydı ve makale yayımlama bedeli
Bu yıl işçiler 1 Mayıs İşçi Bayramı’na, resmî adıyla Emek ve Dayanışma Günü’ne Eskişehirli maden işçilerinin Ankara direniş zaferinin moraliyle giriyorlar. Doruk Madencilik işçileri, haklarını almak için demokratik zeminde önce muhalefet partilerinin sonra medyanın ilgisini çekmeyi başardılar, hükümetin devreye girip işverene baskı uygulamasıyla da taleplerini aldılar, diğer işçi ve işçi sendikalarına da örnek oluşturdular. Sonuç









