Londra Enerji Kulübü YK Başkanı
Dünyada para kıtlığı yok. Türkiye’de de yok. Asıl kıt olan uzun vadeli sermaye, güven ve mevcut parayı geleceğin doğru alanlarına yönlendirecek stratejik akıl. Bugün dünya ekonomisinin büyüklüğü 120 trilyon dolara yaklaşıyor. Yıllık dünya mal ve hizmet ticareti yaklaşık 35 trilyon dolar. Küresel borsaların toplam değeri 150 trilyon doların üzerinde. Tahvil piyasalarını da eklediğimizde yalnızca bu
Yemen’de Husilerin hükümet güçlerine son saldırısıyla Meyyun Adası’nı ele geçirmeleri sadece Babülmendep Boğazı’nda gemi trafiğinin dramatik biçimde düşmesiyle enerji sıkıntısının biraz daha artması anlamına gelmiyor. Hürmüz, Babülmendep, Karadeniz ve Malakka aynı anda kırılganlaşıyor. Suudi Arabistan’ın petrol arzı otuz yılı aşkın sürenin en düşük düzeyine gerilerken, motorin fiyatları rekor kırıyor. Türkiye artık petrol fiyatını tahmin etmekten
Uluslararası Enerji Ajansı’nın 4 Eylül’de yayımladığı Türkiye 2026 Enerji Politikası İncelemesi, enerji sistemimizin nereden geldiğini, nereye doğru ilerlediğini ve önümüzde hangi darboğazların bulunduğunu berrak biçimde ortaya koyuyor. Önce hakkını teslim edelim: ciddi, dengeli ve faydalı bir çalışma. Elektrik talebimizin 2005–2024 arasında yılda ortalama yüzde 5’e yakın büyüyerek IEA üyeleri arasında en yüksek artışı göstermesi başlı
Atasözümüz “Borç yiğidin kamçısıdır” der. Doğru zamanda, doğru maliyetle ve doğru işe kullanırsanız sizi büyütür; fabrika kurdurur, teknoloji getirir, altyapı yaptırır, birkaç kuşakta yapılacak işi birkaç yılda yapmanızı sağlar. Ama bir şartla: aldığınız para geri ödemesini kendi yaratabilmeli. Aksi halde bir süre sonra siz borcu değil, borç sizi yönetmeye başlar. Devletlerde de böyledir. Hükümetler değişir,
Bir enerji haritasına baktığınızda boru hatları görürsünüz. Ben baktığımda devlet başkanlarını, diplomatları, petrol şirketlerini, geceler boyu süren müzakereleri; Moskova’dan Washington’a, Ankara’dan Astana ve Bakü’ye uzanan güç mücadelelerini görüyorum. Bu mücadele bugünlerde Kazak ve genel olarak Hazar petrollerinin Rusya’ya uygulanan ABD ve AB yaptırımlarına takılmadan dünya pazarlarına ulaştırılabilmesi bakımından hararetlenmiş görünüyor ve doğal olarak Türkiye’yi
Türkiye önümüzdeki kışa hazırlanırken yalnızca petrolün, doğal gazın ve elektriğin fiyatına bakmamalı. Bence masanın üzerine konulması gereken daha tatsız bir senaryo var: İran ve Rusya üzerindeki yaptırım baskısının aynı anda sertleşmesi ve bu kez Türkiye’ye geniş hareket alanı bırakılmaması. İran güneyimizde, Rusya kuzeyimizde. İkisi de yalnızca enerji tedarikçisi değil; ticaret, turizm, taşımacılık, finans ve bölgesel
İsrail’in Suriye’nin kuzeybatısında, Türkiye’ye yakın Ebu Zuhur hava üssünü vurması, Türkiye açısından sıradan bir Suriye hadisesi değildir. Mesele tek bir üs değil; Türkiye’nin hemen güneyindeki güvenlik mimarisini kimin şekillendireceğidir. İsrail, Türkiye’nin Suriye’de nerede ve ne ölçüde askerî varlık gösterebileceğine kendisinin sınır koyabileceği mesajını veriyor; Ankara’nın kabul edemeyeceği nokta budur. İsrail’in güvenlik kaygılarını reddetmiyorum: İsrail halkının
Haritaya bakınca insanın ilk tepkisi şu oluyor: Neden Çin’den Avrupa’ya giden gemiler binlerce kilometre güneye inip Malakka’dan, Hint Okyanusu’ndan, Kızıldeniz’den ve Süveyş’ten geçsin? Neden kuzeye dönüp Rusya’nın Arktik kıyıları boyunca Avrupa’ya ulaşmasın? Yüzyıllar boyunca bunun basit bir cevabı vardı: Buz. Şimdi buz geri çekiliyor. Jeopolitik ise ısınıyor. Bu iki gelişme birlikte dünya ticaretinin haritasını değiştirmeye









