Uzun yıllardır enerjinin jeopolitiğini konuşuyoruz. Petrol boru hatlarını, doğal gaz koridorlarını, Hürmüz Boğazı’nı, Süveyş Kanalı’nı, Karadeniz’i, kritik madenleri, çip savaşlarını, otomotiv sektörünün dönüşümünü, veri merkezlerini ve yapay zekânın stratejik etkilerini tartışıyoruz. Ama gözümüzün önünde sessizce büyüyen başka bir jeopolitik mücadele var: tarımın jeopolitiği. Üstelik bu mesele artık yalnızca çiftçinin, köylünün ya da gıda sektörünün konusu
