

Yargıtay 2023 kurultayı için istinaf mahkemesinin aldığı mutlak butlan kararını onaylamadıkça, son kurultayın üzerinden iki yıl geçmeden olağan kurultaya gidilemez. (Foto: @herkesicinchp)
Butlan kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 11 Haziran’daki Parti Meclisi toplantısında “olağan kurultay sürecini” başlatma kararı aldırması zor görünüyor. Çünkü Siyasi Partiler Kanunu ve CHP Tüzüğü’nün Olağan Kurultay’a ilişkin maddeleri buna izin vermiyor.
Nedeni de hem Kanun’un hem de ona bağlı CHP Tüzüğü’nün partinin iki yıldan az, üç yıldan fazla sürede kurultay yapamayacağı hükmü.
Özetle, Yargıtay 2023 kurultayı için istinaf mahkemesinin aldığı mutlak butlan kararını onaylamadıkça, son kurultayın üzerinden iki yıl geçmeden olağan kurultaya gidilemez.
Unutulmasın ki Yargıtay henüz karar vermediği ve Hukuk Genel Kurulu da dikkate alındığı 2028’den önce de kararın kesinleşmesi beklenmediği için olağan kurultayın geçerliliğini kuruyor olması. Ayrıca üzerinde de bir tedbirin bulunmaması.
Yargıtay henüz karar vermedi
Bütün tartışmalar Özgür Özel’in 111 milletvekilinin imzasıyla 26 Temmuz’dan önce kurultay talep etmesi, Kılıçdaroğlu’nun da 11 Haziran’daki PM toplantısında kurultay sürecini başlatacağını X hesabından açıklamasıyla başladı.
Kılıçdaroğlu bunu söylese de PM’de olağan kurultay sürecini başlatma kararı aldırabilmesine 2820 sayılı Siyasi Partiler yasası ve CHP Tüzüğüne göre olanak yok.
CHP’nin son olağan kurultayı 28-30 Kasım 2025 günü yapıldı. Mutlak butlan kararı bunu geçersiz saysa da geçersiz olduğu henüz Yargıtay tarafından onaylanmadı. Dolayısıyla Yargıtay mutlak butlanı onaylamadıkça 30 Kasım 2027’den önce olağan kurultay kararı alınamaz.
Kurultay üzerinde de Genel Başkan, PM, Merkez Yönetim Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulunda olduğu gibi bir tedbir kararı da bulunmuyor.
Dolayısıyla Olağan Kurultay şu an için geçerli olduğu için 14 Temmuz 2027’den önce olağan kurultay kararı alınamaz; 30 Kasım 2027’den önce de olağan kurultayı toplayamaz…
Okay: Ama olağanüstü yapılabilir
Nitekim, yakın zamana kadar Kılıçdaroğlu’na yakın isimler arasında yer alan, siyasi parti hukukunda da akil kişi olarak kabul edilen Hakkı Süha Okay da dünkü sohbetimizde sorum üzerine aynı noktaya işaret etti.
Okay, “Yargıtay kararı kesinleşmediği için 30 Kasım 2025 tarihinde sonuçlanan Olağan Kurultay geçerliliğini koruyor” deyip ekledi:
- “Sayın Kılıçdaroğlu PM’de kurultay sürecini başlatacağını belirtti ama Kanun ve Tüzük açık böyle bir kararı bugün için alamaz. Yarın Yargıtay, İstinaf Mahkemesi’nin kararını iptal ederse ne olacak?
- “O nedenle 2025 Olağan Kurultayımız üzerinde herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir ve geçerliliğini korumaktadır.
- “Dolayısıyla 30 Kasım’dan önce olağan kurultaya gidilemez, ama olağanüstü kurultaya gidilebilir. Onun da önünde Kemal Beyin ileri sürdüğü gibi bir engel yok.”
Kılıçdaroğlu’nun tutumu ile “CHP’yi askıda parti” haline getirdiğini de belirtti ve bugünkü PM’de olağanüstü kurultay kararını destekleyeceğini açıkladı.
“Çoğunu yapan, azını da yapar”
Hakkı Süha Okay, Kılıçdaroğlu’nun olağan kurultay için tedbir kararını gerekçe göstermezken, olağanüstü kurultay için “İstinafın tedbir kararı var olağanüstü kurultaya gidemem” gerekçesinin ardına sığınmasını da doğru bulmadığını belirtti.
Tedbir kararının Genel Başkan ve yönetim organı ile PM ve YDK’yı kapsadığını anımsatıp ekledi:
- “Mahkeme kararında kurultaya ve delegelere ilişkin bir tedbir yok. Kemal Bey madem olağan kurultay sürecini başlatabiliyor, o zaman olağanüstünü de yapar.
- “Çoğunu yapan, azını mı yapamayacak? Parti çalışanlarının işine nasıl son verebiliyorsa, olağanüstü kurultaya da gidebilir.”
Kanun ve tüzük açık
Olağan kurultaylar konusunda kanun ve tüzük de açık hüküm taşıyor.
Maddelerine göre mahalle, ilçe ve il kurultaylarının seçimi de iki yıldan önce kongre yapmaları olanak dışı.
Parti yönetimi önceki olağan kurultay sürecini 14 Temmuz 2025 günü başlattı; ilçe kongrelerinin 13 Eylül 2025’te, il kongrelerinin de 5 Ekim 2025’te başlatma kararı aldı.
Siyasi Partiler Kanunu ve CHP Tüzüğü gereği iki yıl geçmedikçe, yani 14 Temmuz 2027’den önce karar alamaz. Bu kapsamda, ilçe kongrelerini 14 Temmuz 2027, il kongrelerini de 5 Ekim 2027’den önce başlatamaz…
Siyasi Partiler Kanunu’nun (2820) 14’üncü maddesinin 6’ıncı bendi aynen şu hükmü taşıyor:
- “Büyük kongre parti tüzüğünün göstereceği süreler içerisinde toplanır. Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz.”
Olağanüstü kurultay önünde engel yok
CHP Tüzüğü’nün 47’inci madde hükmü de açık:
“Kurultay iki yılda bir toplanır. Bir yıldan fazla ertelenemez…”
Dolayısıyla Yargıtay karar vermediği sürece PM’de kurultay süreci başlatılamaz, çünkü öncesi geçerliliğini mahkeme kararı kesinleşmediği için koruyor.
Ancak Olağanüstü Kurultay’a gidilmesinin önünde de herhangi bir engel bulunmuyor.
Buna yönelik İdare ve Usul Hukuku alanlarındaki çalışmaları ile bilinen Prof. Dr. Ali Ulusoy’un kısa süre önce T24’te yayınlanan yazısı https://t24.com.tr/yazarlar/ali-d-ulusoy/chp-mutlak-butlan-kararina-yargitay-bakar-mi,55504?_t=1781082259466 da ilginç bir modeli ve uyarıyı bünyesinde barındırıyor.
Prof. Dr. Ulusoy, “Yargıtay kararının en erken 2028’den önce çıkmasının beklenmemesi gerektiğine” işaret etti.
Gerekçesi de davanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na da taşınacak olma ihtimaline bağladı.
Özel Kayyum için başvurabilir
Ulusoy, İstinafta alınan kararın parti tüzel kişiliği aleyhine (Özgür Özel), yeni temsilcisinin (K. Kılıçdaroğlu) de lehine olduğunu belirtip devam etti:
- “Bu durumda yeni temsilci temyiz başvurusunu geri çektiğinde, parti tüzel kişiliğinin aleyhine bir tutum sergilemiş oluyor.
- “Bu gibi durumlara tüzel kişiliğin hak ve menfaatini yeni temsilcisine karşı koruyabilmek için mahkeme geçici ve sınırlı bir tarafsız kayyım atıyor.
- “Bu kayyım tüzel kişiliğin tüm yönetimini devralan klasik bir kayyım değil. Sadece menfaat çatışması doğuran husus ile sınırlı ve geçici görevli bir yedek temsilci konumunda. Yani somut olay açısından sadece temyizin yapılmasına karar verecek ve temyiz sürecine vaziyet edecek bir tarafsız kayyım.”
Prof. Dr. Ulusoy, Yargıtay’ın geçmiş kararlarını emsal göstererek Özgür Özel’in başvurusu halinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kayyumun kayyumu kararı alabileceğine de alabileceğine işaret etti.


