CHP’nin 2023 kurultayını mutlak butlan, tümden hükümsüz sayan mahkeme kararıyla Genel Başkanlıktan düşürülen Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin 9 CHP milletvekilini partiden çıkarmak için düğmeye basması ardından, olağanüstü kurultaya zorlamak için 26 arkadaşının Parti Meclisinden istifa ettirmişti. (*) Aynı akşam, 11 Haziran akşamı, son gelişmeleri anlatmak üzere çıktığı Halk TV yayınında söyledikleri bir başka yönüyle
Butlan kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 11 Haziran’daki Parti Meclisi toplantısında “olağan kurultay sürecini” başlatma kararı aldırması zor görünüyor. Çünkü Siyasi Partiler Kanunu ve CHP Tüzüğü’nün Olağan Kurultay’a ilişkin maddeleri buna izin vermiyor. Nedeni de hem Kanun’un hem de ona bağlı CHP Tüzüğü’nün partinin iki yıldan az, üç yıldan fazla sürede kurultay
ABD Başkanı Donald Trump’ın 7-8 Temmuz’daki NATO Zirvesi için Ankara’ya geleceğinin duyurulması hem diğer NATO başkentlerinde geçici de olsa “ABD henüz Avrupa’yı bırakmıyor” rahatlamasına yol açtı, hem de Türkiye’nin jeopolitik kartını güçlendirdi. Bu durum Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın içeride, diğerlerine de ibret olması dileğiyle, CHP’yi bölüp, ilk seçimde tehdit olmaktan çıkarmayı amaçlayan siyasetine Batı’dan gelmesi muhtemel
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, Özgür Özel’e CHP Grup toplantısını yaptırmama başvurusunu reddettiği Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Haziran’da CHP Genel Merkezi’nden Meclis Başkanlığı’na “Grup toplantısı yapma kararımız yoktur” yazısı gönderdi. Ama Meclis Başkanlığı kararından dönmedi. Özel grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, toplantıya katılıp söz isteyebileceği hâlde “daha fazla gerilime yol açmamak için” katılmadı. Yoksa, Kılıçdaroğlu’na öfkeli partili izleyiciler
Cansu Çamlıbel’in T24’te Kemal Kılıçdaroğlu’nun “45 yıllık arkadaşı” ve hâlâ (belli ki artık en dar halkada olmasa da) yakınında olan Bülent Kuşoğlu ile yayınladığı söyleşi, bir süredir Ankara kulislerinde dolaşıma sokulan “devlet aklı” gibi, “İttihatçılık” gibi değerlendirmelerin su yüzüne çıkmasını sağladı. Birazdan örneklerine gireceğim, sağcı-solcu, iktidar-muhalefet demeden bazı çevreler, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla Genel Başkanlığı işlevine
CHP’de ayrılığın ilk gongu 30 Mayıs “Bayramlaşma” mitingleriyle vuruldu. CHP’nin sosyolojik tabanı dün partinin ayrılık manifestosunu Kızılay Meydanı ile CHP Genel Merkezi önünde yazdı. CHP’nin başına mahkeme kararıyla tedbiren dönen Kemal Kılıçdaroğlu da 30 Mayıs’taki konuşması ve havaya Ecevit öykünmesiyle saldığı “ak güvercinlerle” bu ayrılığa yol verdi. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AK Parti ve iktidar
Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride. Özgür Özel’in mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 30 Mayıs saat 14.00’teki genel merkez mitingine aynı saatte Kızılay’da, Güvenpark’ta yanıt verme taktiği tuttu. Kılıçdaroğlu, tahminlerin altında ve bir kısmı sloganlara da katılmadan Genel Merkez avlusu ve çevresini dolduran
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurban Bayramının ilk günü medya üzerinden tartışmaya başlamasından bir gün önce, Arife Günü her ikisinin de MHP lideri Devlet Bahçeli’den telefon almaları ayrıntısı dikkatlerden kaçmamalı. Görünüşte bunlar bayram kutlamaları. Öte yandan Bahçeli’nin bu telefon görüşmeleri ardından Bayram’ın ilk günü MHP çizgisindeki Türkgün Gazetesine
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, T24’te Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na “Artık iki CHP var” demiş; “Atanmış CHP ve seçilmiş CHP”. “İki CHP” tanımı bölünmüşlüğü anlatıyor. Asimetrik bir bölünme. Atanmış CHP’nin başında, 13 yıl genel başkanlık yaptığı partisinin başına, kendi deyimiyle “Erdoğan’ın araçsallaştırdığı” yargıya, “mutlak butlan” gibi zorlama bir gerekçeyle başvurup güvenerek dönme yolunu
Bunu Özgür Özel’in önüne CHP’den ihraç ve milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından hapse atılmasına dek artık hepsi kestirilebilir olan engellerin çıkarılabileceğinin farkında olarak yazıyorum. Yargıdan çıkan mutlak butlan kararı ne mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na ne de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yarayacak gibi duruyor. Özellikle de 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun talebiyle CHP Genel Merkezi’nin polis tarafından basılması









