

Özgür Özel’le birlikte CHP’den istifa edip Yeni Parti’yi kuran milletvekilleri, Kurtuluş Savaşı Müzesi olan Birinci Meclis binası önünde görünüyor.
Özgür Özel, Yeni Parti’nin kuruluşunu ilan etti.
Yargının 2023 kurultayını “mutlak butlan” sayıp Kemal Kılıçdaroğlu’nu genel Başkanlığa iade etmesi ardından CHP’de çalışma olanaklarının kalmadığını söyleyen, Özel dahil 91 milletvekilinin kurucular kurulunda yer aldığı Yeni Parti, Cumhuriyetin kuruluş dönemlerini hatırlatan bir sembolizmle kuruldu.
Partinin kurulduğu bugün, 24 Temmuz 1923’te imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş senedi sayılan Lozan Antlaşması’nın yıl dönümü.
Özel ve arkadaşları, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının, Kurtuluş Savaşı’nı yürüten TBMM’nin 23 Nisan 1920’deki ilk toplantısı öncesinde yaptığı gibi, Ankara’nın tarihî Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazı kılarak yola çıktılar.
Yeni Parti’nin ilk kurucular kurulu toplantısı da Atatürk’ün talimatıyla 1926’da Kızılay semtinde kurulan Anadolu Kulübü konferans salonunda yapıldı.
Yeni Parti, yeni dönem
Bu güçlü Cumhuriyet sembolizmi, CHP seçmenini seçimde “Evet” mührünü Altı Ok’a değil de adeta özellikle geri dönüşü çağrıştıran sadelikte ve sembolizmden uzak Yeni Parti logosuna basmaya ikna edebilecek mi? Soru budur.
Bu soru, bir kısmı Kılıçdaroğlu’nu onaylamasa da CHP’de kalan bazı milletvekilleri ve belediye başkanları gibi, mutlak butlan ve öncesindeki CHP’li belediyeler operasyonlarına tepkili seçmenin de aklındaki sorular arasındadır.
Özel hafta başında CHP TBMM Grup Başkanı olarak son konuşmasında “Cumhuriyet ve Atatürk’le sorunu olmayan herkese” kapılarının açık olacağını vadetmişti. Dolayısıyla Özel’den beklenen, önceliği CHP ile mücadeleye değil, Özel’in 2025 19 Mart’ında Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasından bu yana sergilediği gibi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarıyla mücadeleye vermesi.
Aksi takdirde “Değişim” yalnızca TBMM’deki sandalye sayılarındaki değişimle sınırlı kalabilir; geçmişte örnekleri var.
İlk değişim TBMM’de
TBMM’deki biçimsel değişim önemli elbette, yasamadaki ağırlığı gösteriyor, ama tek başına yenilenmeyi göstermiyor.
Yeni Parti 91 milletvekiliyle daha kuruluşunda ana muhalefet sırasına yerleşti. CHP kalan 44 milletvekiliyle DEM ve MHP’nin altında 5’inci sıraya itildi.
Bu durum TBMM Başkanvekilliğinden grup başkanvekilliklerine, Genel Kurul salonundaki oturma düzenine, TBMM komisyonlarındaki üye sayılarına, TBMM İdare Amirliğine verilecek üyelere ve dışarıdan bakan okur için anlam ifade etmese de Meclis işleyişi açısından önem taşıyan ayrıntıları etkileyecek.
Özel, ilk konuşmasında ilk seçime dek ana muhalefet, sonra iktidar olacakları iddiasını vurgulasa da “değişim” ve “yeni dönem” sözlerinin asıl karşılığı, Özel’in vadettiği gibi, Yeni Parti’nin sahada, halkın arasında muhalefet yapıp yapamayacağına bağlı olacak.
Bunu yapabilirse, CHP’yi de AK Parti’ye karşı muhalefete zorlayabilecek mi? Ne kadar inandırıcı bulunacağını zaman gösterecek elbette ama Yeni Parti’nin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na vermesinin ardından bir video mesajı yayınlayan Kılıçdaroğlu, “Benim gündemim farklı. Gündemim halkın gündemi” diyerek yoksulluk konusunu gündeme getirdi.
Yargı süreci ve CHP’de kalanlar
Şu anda 44 milletvekili CHP’de kalmış görünüyor. Her ne kadar Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresinden “Arınıyoruz” ya da “Azaldıkça güçleniyoruz” türünden sesler duyuluyorsa da travma yadsınabilir boyutta değildir.
Üstelik kalan milletvekillerinden bir kısmının Yeni Parti eğiliminde olduğu, halen Yargıtay’da bulunan mutlak butlan kararının iptali davasına göre tutum alacakları da siyaset kulisinde konuşuluyor.
Bazı etkili belediye başkanlarının CHP’de kalmasını Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tutmak olarak görenler de yanılıyor; beyanlarında Kılıçdaroğlu’nu değil, CHP’yi bırakmak istemediklerini açıkça söylüyorlar. Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan olayıyla muhalif seçmendeki güven kaybını tamir etmesi hiç kolay olmayacak.


