Özgür Özel, Yeni Parti’nin kuruluşunu ilan etti. Yargının 2023 kurultayını “mutlak butlan” sayıp Kemal Kılıçdaroğlu’nu Genel Başkanlığa iade etmesi ardından CHP’de çalışma olanaklarının kalmadığını söyleyen, Özel dahil 91 milletvekilinin kurucular kurulunda yer aldığı Yeni Parti, Cumhuriyetin kuruluş dönemlerini hatırlatan bir sembolizmle kuruldu. Partinin kurulduğu bugün, 24 Temmuz 1923’te imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş senedi sayılan
Özgür Özel’in 1923 Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünde, Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan 1920’de TBMM’yi kurarken yaptığı gibi Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazı kılıp kurmaya karar verdiği Yeni Parti, Atatürk’ün kurduğu CHP’nin içinden doğuyor. Bu yeni partinin tutmayacağını düşünen bir kesimin gerekçesi, Anadolu ve Trakya’daki geleneksel CHP seçmeninin her hâl ve şart altında seçim günü “Evet”
Beklenen oldu: Özgür Özel “Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak geldiğini” söylediği 21 Temmuz’daki CHP TBMM Grubu toplantısında yeni parti kuracaklarını açıkladı. Hafta başına dek 85 civarında milletvekilinin CHP’den istifa edip katılmasıyla kurulması beklenen parti, böylece TBMM’de ana muhalefet çoğunluğuna erişip CHP’yi DEM ve belki de MHP’nin altına 4’üncü ya da 5’inci sıraya itecek. Yani
NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde, 30 Haziran’da Türkiye’ye geleceği bildirilen Avrupa Birliği Komisyonu heyetinin oluşumu ve Ankara’da görüşecekleri açıklanan yetkililer, AB başkentlerinin Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin, siyasi ve ekonomik düzeyle ne kadar ilgili olduklarını ortaya koyuyor. AB Komisyonu heyetinin Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta
Son iki gündür dünyanın, Batı dünyasının NATO’nun Ankara Zirvesiyle ilgili neyi konuştuğunu izliyor musunuz? – Önce ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a övgüleri, NATO Zirvesine onun hatırına katıldığı beyanı ve millî savaş uçağı KAAN’da kullanılacak motor satışı “hediyesiyle” geleceği sözleri, – Sonra, Ankara’daki olağanüstü güvenlik önlemelerinin parçası olarak gösterilen tutuklamalar, – Nihayet zirveyi izlemek
CHP’de yaşanan son kriz üzerine yapılan tartışmaların büyük bölümü hukuk, kurultay süreçleri ve liderlik hesapları etrafında dönüyor. Ancak bazen siyaset bilimi bize günlük siyasi tartışmaların göremediği şeyleri gösterir. Bugün CHP’de yaşananları anlamaya çalışırken aklıma Amerikalı siyaset bilimci David Easton’ın yarım asır önce geliştirdiği önemli bir kavram geliyor: “spesifik destek” ve “yaygın destek” (specific support ve
Acaba Kemal Kılıçdaroğlu Sözcü TV yerine spekülasyon yapıldığı gibi TGRT’ye çıksa kendisi ve yol arkadaşları için daha mı iyi olurdu? Sözcü TV iyi bir iş yaptı, sözüm onlara değil; hem Kılıçdaroğlu’na söz hakkı verdiler hem de sorulması gereken soruları sordular. Kemal Bey o söz hakkını kendi avantajına kullanamadı. Sadece “Ben gelmeseydim de kayyım mı gelseydi?”
Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan kriz ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu çevresinde şekillenen yeniden kontrol arayışı, parti içinde ciddi bir kırılmaya yol açtı. Özellikle yerel seçim zaferinin ardından ortaya çıkan toplumsal enerji düşünüldüğünde, bu girişim birçok CHP seçmeninde hayal kırıklığı ve öfke yarattı. Çünkü seçmen, yıllar sonra ilk kez CHP’nin yalnızca “iktidarı eleştiren” bir
Bunu Özgür Özel’in önüne CHP’den ihraç ve milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından hapse atılmasına dek artık hepsi kestirilebilir olan engellerin çıkarılabileceğinin farkında olarak yazıyorum. Yargıdan çıkan mutlak butlan kararı ne mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na ne de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yarayacak gibi duruyor. Özellikle de 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun talebiyle CHP Genel Merkezi’nin polis tarafından basılması
CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 20 Mayıs öğle saatlerinde X hesabından yayınladığı bir video mesajı sadece CHP değil siyaset kulisinde sarsıntıya yol açtı. Kılıçdaroğlu mesajında “temiz siyaset” vurgusu yapıyor, CHP’nin “kirletilmesinin” Atatürk’ün mirasına “ihanet” olduğunu söylüyor ve “Bay Kemal’in ahlak mücadelesini” hatırlatarak “arınma” ihtiyacından söz ediyordu: “CHP bir ulu çınardır. Bu ulu çınarın gölgesi haramın









