Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kurucusu ve lideri olduğu AK Parti’nin 24 yılı iktidarda geçen 25 yılını böyle özetledi: Yapamaz dediler, yaptık! Dün, 14 Ağustos’ta Ankara’da Millet Bahçesi’ni dolduran on binlerce kişiye (TRT yaklaşık 100 bin diye verdi) hitap eden Erdoğan, çeyrek asra yaklaşan iktidarındaki en büyük eserinin ise “yeni bir gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek”
Yargının 2023 CHP Kurultayı’nı tümden hükümsüz, yani mutlak butlan ilan edip Kemal Kılıçdaroğlu’nu Özgür Özel yerine genel başkan atamasından ve Yeni Parti’nin kurulmasından sonra her iki parti de ilk açık grup toplantılarını 4 Ağustos’ta yaptı. Her iki grup toplantısını da izleme imkânı buldum. Peşinen söylemeliyim ki her iki partide de bu kopuştan dolayı burukluğunu gizlemeyenler
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “tedbirli mutlak butlan” kararı verilmesinden yaklaşık iki ay sonra, CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve 90 milletvekili partilerinden istifa ederek “Yeni Parti”yi kurdular. Yeninin cazibesi Partinin kuruluş dilekçesinin 24 Temmuz’a denk getirilmesi, önce Hacıbayram Veli Camii’nde cuma
Özgür Özel, Yeni Parti’nin kuruluşunu ilan etti. Yargının 2023 kurultayını “mutlak butlan” sayıp Kemal Kılıçdaroğlu’nu Genel Başkanlığa iade etmesi ardından CHP’de çalışma olanaklarının kalmadığını söyleyen, Özel dahil 91 milletvekilinin kurucular kurulunda yer aldığı Yeni Parti, Cumhuriyetin kuruluş dönemlerini hatırlatan bir sembolizmle kuruldu. Partinin kurulduğu bugün, 24 Temmuz 1923’te imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş senedi sayılan
Özgür Özel’in 1923 Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünde, Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan 1920’de TBMM’yi kurarken yaptığı gibi Hacı Bayram Camii’nde Cuma namazı kılıp kurmaya karar verdiği Yeni Parti, Atatürk’ün kurduğu CHP’nin içinden doğuyor. Bu yeni partinin tutmayacağını düşünen bir kesimin gerekçesi, Anadolu ve Trakya’daki geleneksel CHP seçmeninin her hâl ve şart altında seçim günü “Evet”
Beklenen oldu: Özgür Özel “Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak geldiğini” söylediği 21 Temmuz’daki CHP TBMM Grubu toplantısında yeni parti kuracaklarını açıkladı. Hafta başına dek 85 civarında milletvekilinin CHP’den istifa edip katılmasıyla kurulması beklenen parti, böylece TBMM’de ana muhalefet çoğunluğuna erişip CHP’yi DEM ve belki de MHP’nin altına 4’üncü ya da 5’inci sıraya itecek. Yani
NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde, 30 Haziran’da Türkiye’ye geleceği bildirilen Avrupa Birliği Komisyonu heyetinin oluşumu ve Ankara’da görüşecekleri açıklanan yetkililer, AB başkentlerinin Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin, siyasi ve ekonomik düzeyle ne kadar ilgili olduklarını ortaya koyuyor. AB Komisyonu heyetinin Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta
Son iki gündür dünyanın, Batı dünyasının NATO’nun Ankara Zirvesiyle ilgili neyi konuştuğunu izliyor musunuz? – Önce ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a övgüleri, NATO Zirvesine onun hatırına katıldığı beyanı ve millî savaş uçağı KAAN’da kullanılacak motor satışı “hediyesiyle” geleceği sözleri, – Sonra, Ankara’daki olağanüstü güvenlik önlemelerinin parçası olarak gösterilen tutuklamalar, – Nihayet zirveyi izlemek
CHP’de yaşanan son kriz üzerine yapılan tartışmaların büyük bölümü hukuk, kurultay süreçleri ve liderlik hesapları etrafında dönüyor. Ancak bazen siyaset bilimi bize günlük siyasi tartışmaların göremediği şeyleri gösterir. Bugün CHP’de yaşananları anlamaya çalışırken aklıma Amerikalı siyaset bilimci David Easton’ın yarım asır önce geliştirdiği önemli bir kavram geliyor: “spesifik destek” ve “yaygın destek” (specific support ve
Acaba Kemal Kılıçdaroğlu Sözcü TV yerine spekülasyon yapıldığı gibi TGRT’ye çıksa kendisi ve yol arkadaşları için daha mı iyi olurdu? Sözcü TV iyi bir iş yaptı, sözüm onlara değil; hem Kılıçdaroğlu’na söz hakkı verdiler hem de sorulması gereken soruları sordular. Kemal Bey o söz hakkını kendi avantajına kullanamadı. Sadece “Ben gelmeseydim de kayyım mı gelseydi?”









