Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan kriz ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu çevresinde şekillenen yeniden kontrol arayışı, parti içinde ciddi bir kırılmaya yol açtı. Özellikle yerel seçim zaferinin ardından ortaya çıkan toplumsal enerji düşünüldüğünde, bu girişim birçok CHP seçmeninde hayal kırıklığı ve öfke yarattı. Çünkü seçmen, yıllar sonra ilk kez CHP’nin yalnızca “iktidarı eleştiren” bir
Bunu Özgür Özel’in önüne CHP’den ihraç ve milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından hapse atılmasına dek artık hepsi kestirilebilir olan engellerin çıkarılabileceğinin farkında olarak yazıyorum. Yargıdan çıkan mutlak butlan kararı ne mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na ne de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yarayacak gibi duruyor. Özellikle de 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun talebiyle CHP Genel Merkezi’nin polis tarafından basılması
CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 20 Mayıs öğle saatlerinde X hesabından yayınladığı bir video mesajı sadece CHP değil siyaset kulisinde sarsıntıya yol açtı. Kılıçdaroğlu mesajında “temiz siyaset” vurgusu yapıyor, CHP’nin “kirletilmesinin” Atatürk’ün mirasına “ihanet” olduğunu söylüyor ve “Bay Kemal’in ahlak mücadelesini” hatırlatarak “arınma” ihtiyacından söz ediyordu: “CHP bir ulu çınardır. Bu ulu çınarın gölgesi haramın
Mahkemesi davayı reddettiği halde bir butlan-kayyum teranesi tutturmuş olan çığırtkanlar, ülkeye vereceği devasa zarar umurlarında olmadan, türlü safsata ile Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yargı yoluyla örtülü el koyma planlarını kamuoyuna kabul ettirmeye çabalıyorlar. Sanırsınız CHP Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsi mülkü imiş de dalavereyle elinden alınmış. 4-5 Kasım 2023’teki 38’inci kurultayda Kılıçdaroğlu’na oy verenlerin iradesi pirüpak iken,
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar üzerine kurulmuş modern ilişkilerin tarafların kendilerini gizlemek için cinselliği bir güç olarak kullanması üzerine kurulu. İzlemeyenlerin izlemesini öneririm çünkü bugün siyaset dünyasında yaşananları anlamamıza yardımcı olabilir. Gerçekten de son iki küsur yıldır dedikodu, yalan, ihanet, itiraf, iftira, iltica, güç zehirlenmesi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 4 Mayıs 2026’da Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında partisinin “En iyi savunma hücumdur” düsturuyla “Savunmadan hücuma geçtiğini” ilan etti. Özel, iktidara yönelik eleştirilerini sertleştirerek şunları söyledi: “Bugünden itibaren CHP bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan edileceği beklenen Ekrem İmamoğlu’nun, CHP’nin genel başkanlığına Özgür Özel’in seçilmesinden sonra “siyasi amaçlı suç örgütü” lideri olduğu iddiası ile tutuklandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “örgütle bağlantılı oldukları” şüphesi ile kendini yetkili görerek diğer illerdeki CHP’li belediyeleri de dahil ettiği soruşturmaların amacı, yolsuzluğu önlemek ve suçluları cezalandırarak hukukun üstünlüğünü sağlamak mı, yoksa, Özel’in
Bursa’da 2024 seçimlerinde AK Parti’ye 9 puan fark atan CHP’nin tutuklu belediye başkanı Mustafa Bozbey’in yerine AK Partili Şahin Bibi’nin halk tarafından değil, belediye meclisince yeni başkan seçilmesinden bir kaç saat önceydi. (*) CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da gözaltına alındı. 9 Nisan sabahı kapısına gelen polisler, son dönemde çoğu eylemde, etkinlikte CHP lideri
TBMM’nin Terörsüz Türkiye Komisyonu’nun PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Cezaevine heyet göndermeye karar vermesi AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin evet, CHP’nin ise ziyarete katılmama tutumuyla gündemin merkezine oturdu. Birkaç haftadır barış sürecine ilişkin neredeyse her tartışma bu başlık etrafında dönüyor. DEM Parti’nin ısrarını anlıyorum; Devlet Bahçeli’nin kendi tabanı açısından ciddi siyasi
Kimilerine göre CHP, PKK lideri Abdullah Öcalan’ı “meşrulaştırma” müsameresinde figüran olmayı reddetti, kimilerine göreyse Kürt sorununun çözümünde tarihi bir fırsatı sabote etti. Öyle ya da böyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın TBMM heyetinin İmralı Cezaevine gidip Öcalan’la görüşülmesi kararını verdiği belli olduktan sonra CHP lideri Özgür Özel’in gitmeme kararı alması, siyasetin son dönemdeki seyrinde ciddi bir kırılmaya









