Mahkemesi davayı reddettiği halde bir butlan-kayyum teranesi tutturmuş olan çığırtkanlar, ülkeye vereceği devasa zarar umurlarında olmadan, türlü safsata ile Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yargı yoluyla örtülü el koyma planlarını kamuoyuna kabul ettirmeye çabalıyorlar. Sanırsınız CHP Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsi mülkü imiş de dalavereyle elinden alınmış. 4-5 Kasım 2023’teki 38’inci kurultayda Kılıçdaroğlu’na oy verenlerin iradesi pirüpak iken,
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar üzerine kurulmuş modern ilişkilerin tarafların kendilerini gizlemek için cinselliği bir güç olarak kullanması üzerine kurulu. İzlemeyenlerin izlemesini öneririm çünkü bugün siyaset dünyasında yaşananları anlamamıza yardımcı olabilir. Gerçekten de son iki küsur yıldır dedikodu, yalan, ihanet, itiraf, iftira, iltica, güç zehirlenmesi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 4 Mayıs 2026’da Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında partisinin “En iyi savunma hücumdur” düsturuyla “Savunmadan hücuma geçtiğini” ilan etti. Özel, iktidara yönelik eleştirilerini sertleştirerek şunları söyledi: “Bugünden itibaren CHP bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan edileceği beklenen Ekrem İmamoğlu’nun, CHP’nin genel başkanlığına Özgür Özel’in seçilmesinden sonra “siyasi amaçlı suç örgütü” lideri olduğu iddiası ile tutuklandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “örgütle bağlantılı oldukları” şüphesi ile kendini yetkili görerek diğer illerdeki CHP’li belediyeleri de dahil ettiği soruşturmaların amacı, yolsuzluğu önlemek ve suçluları cezalandırarak hukukun üstünlüğünü sağlamak mı, yoksa, Özel’in
Bursa’da 2024 seçimlerinde AK Parti’ye 9 puan fark atan CHP’nin tutuklu belediye başkanı Mustafa Bozbey’in yerine AK Partili Şahin Bibi’nin halk tarafından değil, belediye meclisince yeni başkan seçilmesinden bir kaç saat önceydi. (*) CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol da gözaltına alındı. 9 Nisan sabahı kapısına gelen polisler, son dönemde çoğu eylemde, etkinlikte CHP lideri
TBMM’nin Terörsüz Türkiye Komisyonu’nun PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Cezaevine heyet göndermeye karar vermesi AK Parti, MHP ve DEM Parti’nin evet, CHP’nin ise ziyarete katılmama tutumuyla gündemin merkezine oturdu. Birkaç haftadır barış sürecine ilişkin neredeyse her tartışma bu başlık etrafında dönüyor. DEM Parti’nin ısrarını anlıyorum; Devlet Bahçeli’nin kendi tabanı açısından ciddi siyasi
Kimilerine göre CHP, PKK lideri Abdullah Öcalan’ı “meşrulaştırma” müsameresinde figüran olmayı reddetti, kimilerine göreyse Kürt sorununun çözümünde tarihi bir fırsatı sabote etti. Öyle ya da böyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın TBMM heyetinin İmralı Cezaevine gidip Öcalan’la görüşülmesi kararını verdiği belli olduktan sonra CHP lideri Özgür Özel’in gitmeme kararı alması, siyasetin son dönemdeki seyrinde ciddi bir kırılmaya
Cumhuriyet Halk Partisinin 28-30 Kasım tarihlerinde delegelerin oylarına sunacağı yeni parti programını 21 Kasım’da açıkladığı saatlerde İstanbul’dan Genel Merkezi rahatsız eden bir mahkeme kararı daha geldi. İstanbul 45’inci Asliye Mahkemesi, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in İl Kongresince yeniden seçilmesini tanımayarak Gürsel Tekin’in kayyımlık görevine devam etmesine karar verdi. Mahkeme duruşmayı 27 Şubat’a erteledi. İstanbul
Yüksek Seçim Kurulu CHP’nin 21 Eylül 2025 pazar günü yapılması öngörülen 22. Olağanüstü Kurultayı’na dair CHP Ankara delegesi Şahin Kurt’un 900 civarında delegenin imzasıyla beraber yaptığı iptal başvurusunu “tam kanunsuzluk” gerekçesiyle reddetti. Prosedür gereği, önce Çankaya İlçe Kurulu’na yapılan iptal başvurusunun reddedilmesinden sonra, itiraz Ankara İl Seçim Kurulu’na yapılmış, İl Seçim Kurulu’nun da İlçe Seçim
Görevsiz ve yetkisiz İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin CHP’nin İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atadığı gibi, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin de CHP merkez yönetimine kayyım ataması halinde, demokrasimize yargı vasıtası ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) bölünmesinden daha ağır bir darbe vurulmuş olacak. Kamuoyunda “mutlak butlan” davası olarak anılan ve duruşması 15 Eylül’de görülecek davada, toplumsal









