Prof. Dr. George Mason Üniversitesi, Barış ve Çatışma Çözümleri Carter Okulu Dekanı
Mekke Paktı’nın gerçek anlamını öğrenmek için fazla beklememiz gerekmedi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması henüz birkaç haftalık. Üç ülke 31 Ağustos’ta İstanbul’da yeniden bir araya gelerek “kolektif caydırıcılık ve savunmayı” güvenilir ve etkili hale getirme taahhüdünde bulundu. Şimdi Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları bu iddialı güvenlik
Gazeteci Nagehan Alçı’nın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmeden aktardığına göre, Abdullah Öcalan için İmralı’da yeni bir yaşam ve çalışma alanı hazırlanmış. Ama Öcalan buraya geçmeyi kabul etmiyor. Alçı’nın “Neden?” sorusuna Bahçeli’nin verdiği yanıt ise son derece çarpıcı: “Çünkü statü istiyor.” Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar da bunun ardından Öcalan’ın statü konusunda
Türkiye, PKK ile kırk yılı aşan çatışmayı sona erdirme konusunda belki de uzun zamandır olmadığı kadar önemli bir siyasi eşiğe geldi. Kağıt üzerinde bakıldığında Türkiye’nin önünde güçlü bir barış fırsatı var. Ancak MetroPOLL’ün Ağustos 2026 Türkiye’nin Nabzı araştırması siyasi liderler düzeyinde varılan uzlaşmanın henüz tabana yayılmaktan uzak olduğunu, halkın yaklaşık yüzde 70 kadarının PKK’nın silah
Barış süreçleri yalnız müzakere masasında değil, siyasetin günlük akışı içinde de kazanılır veya kaybedilir. Bunun için bazen tek bir görüntü, aylarca yapılan görüşmelerden daha etkili olabilir. 2009’da Habur’dan Türkiye’ye giren 34 PKK mensubunun karşılanması bunun en çarpıcı örneğiydi. Hükümetin “demokratik açılım” olarak başlattığı süreç, bir anda toplumun bir kesiminde “PKK zafer kazanmış gibi karşılandı” algısıyla
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Terörsüz Türkiye sürecinin çerçeve yasası kabul edildi. Fakat oylamanın öncesinde ve sonrasında ortaya çıkan tartışmaya bakınca insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu süreci kim başlattı? Terörsüz Türkiye, Özgür Özel’in projesi değil. Yeni Parti’nin seçim vaadi hiç değil. Süreci siyasi olarak başlatan MHP lideri Devlet Bahçeli, arkasına yürütmenin gücünü koyan Cumhurbaşkanı
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ilk bakışta oldukça iddialı. Üç ülkeden birine yönelik saldırının diğerlerine de yapılmış sayılmasını öngörüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bu hükmü teknik açıdan NATO’nun 5. Maddesine benzetmesi de doğal olarak “yeni bir askeri ittifak mı doğuyor?” sorusunu gündeme getirdi. Üstelik anlaşmanın başka ülkelere
Barış süreçleri üzerine yapılan tartışmalarda sıkça karşılaştığımız bir hata vardır: Hazırlanan metinlerde yalnızca eksikleri aramak. Oysa iyi tasarlanmış yönleri teslim etmek de sağlıklı bir değerlendirme yapmanın ön şartıdır. Eleştirel olmak, yapılan her şeyi değersiz görmek anlamına gelmez. TBMM’ye sunulan Terörsüz Türkiye kanun teklifi bu açıdan önemli bir örnek oluşturuyor. Yaklaşık kırk yıldır Türkiye’nin en ağır güvenlik









