Bir sabah uyanıp televizyonlarda “Üçüncü Dünya Savaşı başladı” anonsunu duymayı bekleyenler büyük ihtimalle yanılıyor. Tarih bize gösteriyor ki büyük kırılmalar çoğu zaman yaşanırken fark edilmez. İnsanlar içinde yaşadıkları çağın büyüklüğünü ancak yıllar sonra anlayabilirler. 1914’te Avrupa’nın birçok başkentinde insanlar birkaç ay içinde biteceği düşünülen bir krizin aslında Birinci Dünya Savaşı olduğunu bilmiyordu. 1947’de başlayan kutuplaşmanın
Savaşın en yoğun anlarında, füzelerin aralıksız atıldığı, gerilimin her an tırmandığı bir ortamda, savaşın sonrasını düşünmek kimi zaman erken, hatta naif görünebilir. O anın aciliyeti içinde dikkatler doğal olarak bugüne ve sahadaki gelişmelere yönelir. Ancak tüm savaşlar bir noktada sona erer. Çoğu zaman belirleyici olan da, savaşın kendisinden çok, sonrasında neyin inşa edildiğidir. Bu

