Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

İsrail sayesinde ABD, Arapların İran’a karşı sigortası olmaktan çıkıyor

Yazar: Murat Yetkin / 05 Ağustos 2026, Çarşamba / Oda: Siyaset

Ortadoğu’da tümüyle İsrail’in dümen suyuna girmesiyle ABD, Arap monarşilerinin İran korkusuna karşı sigortası olma rolünü yitirmeye başladı. (Foto: White House)

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı en büyük saldırıyı başlatacağını söyleyip son anda vazgeçmesi artık haber değeri taşıyor. Ancak son saldırının iptal gerekçesini Air Force One uçağındaki gazetecilere izah ederken kullandığı bir cümle hem Ortadoğu jeopolitiğinin nasıl değiştiğini hem de Ortadoğu politikasını İsrail’deki Binyamin Netanyahu yönetiminin çıkarlarına zincirleyen Trump’ın ABD’yi Arap monarşilerinin İran korkusuna karşı sigortası olmaktan nasıl çıkarmaya başladığını gösteriyor.
Trump’ın şu haber videosundaki “İran bize yalvarıyor, görüşmek istiyor” türünden boş böbürlenmelerini bir yana bırakalım. Haber saldırıdan vazgeçme nedenlerini sayarken Trump’ın “Suudi Arabistan da yapmamızı istemiyor” demesinde. Aslında Trump gazetecilere “Üç ayrı grup daha yapmamızı istemiyor” diye pas atmış, ama muhabirler daha çok “İran’ı neden vurmadınız?” sorularının iştahı içinde “Kimler?” sorusunu sormamış. Sormuş olsalar yanıt olarak Katar, Bahreyn, Ürdün yanıtlarını, ya da saldırıların daha da tırmanmaması için çalışan Türkiye, Pakistan, Mısır gibi ülkelerin adını alabilirlerdi.

ABD Arap monarşilerinin sigortasıydı

Gerçi bir muhabir Trump’a ABD’nin 5’inci Filosu’nun üssü olan Bahreyn’deki ABD üssünden çekilme konusunu sordu. Yanıt alamadı.
Yakın zamana dek ABD’nin cüssesini İran’a karşı güvence, adeta bir sigorta poliçesi sayan memnu Arap monarşileri artık İran’ın misilleme yapacağı endişesi içinde İsrail’in taleplerine karşı ABD’nin İran’ın üzerine fazla gitmemesini istemeye başladı.
Son 10 yılda Körfez ülkelerinin ABD’den ısmarladığı silah tutarı 150 milyar dolar civarında; bunun 100 milyar doları sadece Suudi Arabistan’dan. Bu silah alımları bir anlamda Arap monarşilerinin İran’a karşı sigorta primiydi.
Ama şimdi ABD sigorta poliçesindeki koşulları yerine getirememeye başladı. Hatta İsrail’in bastırmasıyla kalkıştığı her hareket Arap monarşilerini İran’ın misillemelerine daha açık hale getiriyor. Füze saldırıları ve Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle Katar’ın doğal gaz ihracatı baltalandı. İsrail ve ABD’nin 28 Şubat saldırısından bu yana zararlarının 30 milyar doları bulduğu yolunda tahminler var. BAE’nin ve Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı da düşüyor. Yemen’de İran destekli Husilerin saldırıları Süveyş Kanalı’nın Hint Okyanusu çıkışı olan Babülmendeb Boğazı’nı da petrol ticareti bakımından riskli hale getiriyor.

Vura vura füze mi kalmıyor?

Yakın zamana dek, petro-dolarlarla aldıkları ABD silahlarıyla İran saldırılarının yüzde 90’ını durdurduklarıyla övünen Arap monarşilerinin bir sorununun da ABD medyasında yer alan füze sıkıntısı olduğu anlaşılıyor. Buna göre, ABD’deki füze üretim hızı, İran’ın saldırı hızını karşılamaya yetmemeye başladı; bir tür “vura vura kalmadı” sendromu.
Arap ülkelerinin İran saldırılarına karşı havai fişek gibi ateşleyip övündüğü Patriot füzelerinin, sistem maliyeti dışında her biri 4 milyon dolar. ABD’nin sadece Suudi Arabistan ve BAE’ye sattığı THAAD füzelerinin her biri 13 milyon dolara yakın. ABD yapımı MQ-9 Reaper SİHA’nın birim maliyeti 50 milyon dolara yaklaşıyor. (*) İran’ın ABD ve İsrail onları vurdukça onların da Arap ülkelerindeki ABD üslerini ve stratejik ticaret tesislerini vurduğu Şahid (Shahed) kamikaze dronlarından turboprop motorlu Şahid-136 modeli yaklaşık 40 bin, turbojet motorlu Şahid-238 modeliyse yaklaşık 130 bin dolar.
Trump’ın her saldırı iptali, Amerikan silah sanayisine zaman kazandırıyor ama sigortanın güvenilirliğini düşürüyor.

Değişen jeopolitik

ABD’nin İran’a karşı Arap monarşilerine sigorta primini silah alımlarıyla tahsil ettiği güvencenin koşullarını yerine getirememesinin temel sebebi, İsrail’in ABD siyasetindeki para ve lobi gücünü kullanarak askeriyesini İran kovanına çomak sokmaya zorlaması.
Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki İsrail saldırısıyla zaten Gazze’yi boğma niyetindeki İsrail hükümetinin kovanına çomak sokması bir dönüm noktasıdır. İran’da Ayetullah Ali Hamaney’in başta bulunduğu 37 yıl boyunca, insan hakları örgütlerine göre protestolarda ya da idam edilerek öldürülen 70 bin kişi, Hamaney’in 28 Şubat 2026’da İsrail-ABD saldırısında öldürülmesine dek geçen 37 ayda Gazze’de öldürüldü; yarısı savaşamaz durumdaki kadın, çocuk ve yaşlı insanlardı.
O arada İsrail’in İran’ın desteğine sahip Hamas ve Hizbullah’ın lider kadrolarını yok etmesine ve bir başka dönüm noktası olan 8 Aralık 2024’te Suriye’de İran dostu Baas rejiminin devrilmesine tanık olduk.
Netanyahu, Trump’ı İran rejiminin Hamaney ve ekibi öldürülürse mollalar rejiminin 2-3 haftada çökeceğine ikna etti. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı gibi bir sorun bile olmayacaktı. İsrail’in ABD’yi İran’da kara birliklerini de kullanmaya itme planı silahlı Kürt grupların rejimi devirebileceği yalanının, Türkiye’nin de devreye girmesiyle bozuldu.

Kim daha çok kaybetti?

ABD ve İsrail’in 28 Şubat saldırısı öncesi Hürmüz Boğazı açıktı. Bugün kapalı.
Saldırı öncesi Körfez ülkelerinin Hürmüz’den petrol ve gaz ihracatı devam ediyordu. Bugün çıkış rotası arayışındalar. Sigorta şirketi, ABD zararlarını tazmin edemiyor.
Saldırı öncesi Trump, Kasım’daki ara seçimlerde hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde üstünlük sağlamayı hedefliyordu; şimdi ikisinde birden azınlıkta kalıp “topal ördek” konumuna düşmemeye çalışıyor.
Trump savaşı bitirmeye dünden razı ama, son çat kapı Beyaz Saray görüşmesinde Trump’la “patron benim” havasında konuşan Netanyahu buna izin vermiyor. Trump, Pasifik’te Çin’le mücadeleye odaklanmak istiyor ama Trump Ortadoğu’da sürekli kriz çıkararak ABD’yi bölgede tutuyor.
İran rejimi sarsıldı, askeriyesi ağır hasar aldı, ekonomisi de öyle ama ayakta. Uranyum zenginleştirme kapasitesi ağır hasar aldı, ama teknoloji elinizdeyse yeniden yapabilirsiniz. Daha önce bedava geçilen Hürmüz Boğazı’nı, şimdi Umman’la birlikte geçiş ücretine bağlama aşamasında.
Kim daha çok kaybetti sorusunun yanıtı ortada: Trump ve ABD.

Türkiye açısından bakınca

Değişen bölge jeopolitiğinde;
• ABD’nin Arap monarşilerinin İran’a karşı sigorta rolünün zayıflaması,
• Aynı şekilde Arap monarşilerinin İbrahim Anlaşmaları gibi İsrail’in dümen suyuna girme projelerine, üstelik tam da katılmak üzereyken frene basmaları,
• İsrail’in Filistinlileri imha politikalarına karşı yükselen uluslararası tepkiler,
• İran’ın ayakta kalsa da nükleer silah sahibi olma ihtimalinin zayıflaması,
• Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gazı dünya pazarlarına ulaştırmak için Hürmüz Boğazı, hatta Babülmendep Boğazı’na bağımlılıklarını azaltmak istemesi,
• Bunlara ek olarak, NATO’nun Ankara Zirvesi’nde Ortadoğu’ya da odaklanması, iyi değerlendirilirse Türkiye’nin yararına gelişmedir.
Bu çerçevede en önemli imkânların, Körfez petrol ve gazını İran kontrolü dışında dünya pazarlarına ulaştıracak alternatif rotaların öne çıkarılması olduğu görülüyor. Bu çerçevede Türkiye’nin Irak ve Suriye ile işbirliğini geliştirmesi kilit önemde. Aynı şekilde PKK’yı silahlı tehdit olmaktan çıkaracak Terörsüz Türkiye projesinin de bu görünümde yeri var. ABD’nin Ortadoğu’da bütün yumurtalarını Türkiye sepetine koymaktan vazgeçmesi aslında kendi yararına da. Trump’ın Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı aynı zamanda hem Suriye hem Irak özel temsilcisi yapması böyle bir eğilimi de gösteriyor, ama Trump’ın gücünün Netanyahu engelini aşmaya yetip yetmeyeceği hâlâ belirsiz.

Not:

(*) Fikir vermek için, ABD yapımı MQ-9 Reaper ile aynı sınıftaki Bayraktar Akıncı 30, TUSAŞ ANKA-2 25 milyon dolar, Çin yapımı Chengdu ve Caihong-5 ise yaklaşık 10’ar milyon dolar civarında.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: ABD-İsrail, Binyamin Netanyahu, Hürmüz Boğazı, iran

OKUMAYA DEVAM EDİN

Van Belediye Başkanı’na hapis, DEM’den Bahçeli’ye telefon: “Size ihtiyaç var”
Batıda seçim kazanmak isteyen Erdoğan Türkiye’sine vuruyor
Trump, İran Savaşından Çıkış Aramaya Başladı; İsrail’le Sorun Var
  • İsrail sayesinde ABD, Arapların İran’a karşı sigortası olmaktan çıkıyor5 Ağustos 2026
  • Karşılaştırmalı Yeni Parti ve CHP grup toplantısı gözlemleri4 Ağustos 2026
  • Öcalan “Yetmez ama, evet” dedi, Terörsüz Türkiye yasasında top Meclis’te3 Ağustos 2026
  • AB’nin Yeni Göç ve İltica Paktı İspanya’da İlk Sınavında3 Ağustos 2026
  • Sinem Dedetaş da “Kuyu tipinde”: tutuksuz yargılama korkusunun ötesinde2 Ağustos 2026
  • Futbol Küreselleşirken Şampiyonluk Coğrafyası Neden Değişmiyor?2 Ağustos 2026
  • Filenin Sultanları Kazandı. Peki Ya Kaybetseydiler?2 Ağustos 2026
  • İspanya’ya Fas Göçü Altındaki ABD-İsrail Tezgâhı Kuşkusu1 Ağustos 2026
  • Kerkük’te Yüzde 15 Hisse, Türkiye İçin Yüzde 100 Stratejik Fırsat Olabilecek mi?1 Ağustos 2026
  • Fas’tan İspanya’ya göçmen akını: Dip Dalga Akdeniz’in Batısını Vurdu31 Temmuz 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP