Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride. Özgür Özel’in mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 30 Mayıs saat 14.00’teki genel merkez mitingine aynı saatte Kızılay’da, Güvenpark’ta yanıt verme taktiği tuttu. Kılıçdaroğlu, tahminlerin altında ve bir kısmı sloganlara da katılmadan Genel Merkez avlusu ve çevresini dolduran
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurban Bayramının ilk günü medya üzerinden tartışmaya başlamasından bir gün önce, Arife Günü her ikisinin de MHP lideri Devlet Bahçeli’den telefon almaları ayrıntısı dikkatlerden kaçmamalı. Görünüşte bunlar bayram kutlamaları. Öte yandan Bahçeli’nin bu telefon görüşmeleri ardından Bayram’ın ilk günü MHP çizgisindeki Türkgün Gazetesine
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, T24’te Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na “Artık iki CHP var” demiş; “Atanmış CHP ve seçilmiş CHP”. “İki CHP” tanımı bölünmüşlüğü anlatıyor. Asimetrik bir bölünme. Atanmış CHP’nin başında, 13 yıl genel başkanlık yaptığı partisinin başına, kendi deyimiyle “Erdoğan’ın araçsallaştırdığı” yargıya, “mutlak butlan” gibi zorlama bir gerekçeyle başvurup güvenerek dönme yolunu
İstinaf Mahkemesi, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Özgür Özel’in seçildiği 2023 Kurultayının iptali için açılan “mutlak butlan”, “kesin hükümsüzlük” davasının kabulüne karar verdi. Ankara Bölge Adliye mahkemesi 36’ıncı Hukuk Dairesi 21 Mayıs’ta açıklanan kararında, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin CHP yönetimine dönmesi ve Özel yönetimin daha sonra yaptığı kurultayları da tüm sonuçlarıyla birlikte iptal etti. Karara gerekçe
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar üzerine kurulmuş modern ilişkilerin tarafların kendilerini gizlemek için cinselliği bir güç olarak kullanması üzerine kurulu. İzlemeyenlerin izlemesini öneririm çünkü bugün siyaset dünyasında yaşananları anlamamıza yardımcı olabilir. Gerçekten de son iki küsur yıldır dedikodu, yalan, ihanet, itiraf, iftira, iltica, güç zehirlenmesi
Silivri’de devam eden “Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü” davasının 28 Nisan günkü oturumunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu, kendisine ve arkadaşlarına 19 Mart 2025’te gözaltına alınmaları sonrasında yapılanlara dair ayrıntılar vererek “hâlâ yürütülmekte” olan “işkenceyi” mahkeme kayıtlarına geçirdi. Davanın dünkü oturumunda itirafçı müteahhit Âdem Soytekin’in savunması alındı, savcı, hâkim ve diğer sanıklar tarafından soruldu. Soytekin’e soru
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan edileceği beklenen Ekrem İmamoğlu’nun, CHP’nin genel başkanlığına Özgür Özel’in seçilmesinden sonra “siyasi amaçlı suç örgütü” lideri olduğu iddiası ile tutuklandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “örgütle bağlantılı oldukları” şüphesi ile kendini yetkili görerek diğer illerdeki CHP’li belediyeleri de dahil ettiği soruşturmaların amacı, yolsuzluğu önlemek ve suçluları cezalandırarak hukukun üstünlüğünü sağlamak mı, yoksa, Özel’in
CHP Lideri Özgür Özel, hapiste olan Ekrem İmamoğlu’nun “yerine bir cumhurbaşkanı adayı lazım” dedi. Kütahya’daki CHP mitinginde “Eğer bu işte bir santim eğilirsek, bir adım geri gidersek bunlar bu milleti ebediyen sustururlar, yüzyıl geriye götürürler” diye konuşan Özel, bir saate yakın konuşmasının sonunda şunları söyledi: • “Şimdi Ekrem Başkan içeride olabilir, yerine bana bir Cumhurbaşkanı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 402 sanıklı davada mahkeme ara kararını açıkladı. Silivri’de görülen davanın son celsesinde 18 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verilirken, çok sayıda sanığın tutukluluğunun devamına hükmedildi. Mahkeme, aralarında İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun da bulunduğu 18 sanığın tahliyesine oybirliğiyle karar verdi. Tahliye edilen








