Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Hak ve özgürlükler mücadelesi ABD ve AB’ye güvenilerek yürütülemez

Yazar: Murat Yetkin / 29 Haziran 2026, Pazartesi / Oda: Siyaset

NATO Zirvesi öncesi Türkiye’ye gelecek AB heyetinin gündeminde hak ve özgürlükler yok, güvenlik göç ve ticari çıkarlar var. Ankara bunun farkında: al gülüm, ver gülüm. Heyete Başkanlık edecek Güvenlik ve Dış Politika sorumlusu Kaja Kallas, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile daha önceki bir görüşmede görülüyor.

NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde, 30 Haziran’da Türkiye’ye geleceği bildirilen Avrupa Birliği Komisyonu heyetinin oluşumu ve Ankara’da görüşecekleri açıklanan yetkililer, AB başkentlerinin Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin, siyasi ve ekonomik düzeyle ne kadar ilgili olduklarını ortaya koyuyor.
AB Komisyonu heyetinin Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta Kos ve İçişleri ve Göçten Sorumlu AB Komiseri Magnus Brunner’den oluştuğu duyuruldu. Ankara’da görüşecekleri yetkililer ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat olarak bildiriliyor.
AB’nin Türkiye gündeminde ne olduğu açık:
– Türkiye’nin askeri ve diplomatik yetenekleri, altyapı ihaleleri, ticaretin arttırılması var,
– Türkiye’de siyasi ve ekonomik demokrasinin düzeyi, hak ve özgürlüklerin durumu yok.
Yine “endişe” filan beyan edecekler, bunu söylerken de kaşlarını filan çatacaklar, bunun üzerine hâlâ oralardan bir şeyler çıkacağı beyhude ümidinde olanlar manşetler, yorumlar filan üreteceklerdir.

Hak ve özgürlükler gündemde yok

Başka türlü de söyleyelim: Geçenlerde Avrupa Parlamentosu’nun yayımladığı ve Ekrem İmamoğlu davasını da sayarak “davalar siyasi” diyen ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’e “yaptırım” isteyen Türkiye raporunun AB Komisyonu ve Konseyi tarafından ciddiye alınacağına dair bir işaret yok.
Yani gelen hayat basın toplantısında bundan söz etseler dahi, bunu Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin durumu konusunda duyarlı Avrupalı çevrelere “gerekeni yaptık” demek ve belki Ankara üzerinde pazarlık kaldıracı olarak kullanma dışında bir anlam yüklememek gerekiyor.
Avrupa başkentlerinin güvenlik ve göç korkuları ile Türkiye’yi siyaseten uzak tutmaya devam ederek kendi çıkarlarına ticareti artırma stratejilerine baskın geliyor.
Ankara da zaten buna oynuyor; al gülüm, ver gülüm.
Aynı durum ABD ile ilişkiler için de geçerli. Gerçekten şaşırtıcı olan Türkiye’de eli kalem tutan, siyasette sözü olan bazı çevrelerin hâlâ, örneğin Donald Trump gitse, Demokratlar gelse, Türkiye’ye bakışın değişeceği naifliğinde olması.

Bir çocukluk hastalığı

Tanzimattan bu yana Türk aydının çocukluk hastalığı, hak ve özgürlükler mücadelesini siyaset, ekonomi ya da askeri gücü gelişmiş Batılı güçlerden destek ummak olageldi.
Bu zinciri kırmak niyetiyle yola çıkan İttihat ve Terakki Cemiyeti iktidara gelir gelmez, zayıflayan Saray otoritesini de yönlendirerek Avrupalı güçlerden biriyle, Almanya ile ittifak kurma yoluna gitti ve Türk İmparatorluğu’nun zaten bir asra yakındır başlamış çöküşünü hızlandırdı.
Erzurum Kongresi’nde dahi Amerikan mandacılığı tartışıldı. Savunanlar, örneğin, başına tıpkı Mustafa Kemal gibi padişahın idam fermanı çıkarttırdığı Halide Edip ve benzerleri vatan haini değildiler; sadece kurtuluşu bu çocukluk hastalığının çaresizliği içinde arayan yurtseverlerdi.
Zinciri ilk kıran Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.
Parası, silahı, ekmeği olmayan Türkiye’yi akıl ve diplomasiyle İkinci Dünya Savaşının ateşinden sakınan İsmet İnönü bu çizgiyi sürdürmüştür. Kimse kızmasın, Amerikancılıkla suçlanan Süleyman Demirel de Türkiye’ye demokratik sol kavramını CHP ile getiren Bülent Ecevit de bu çizgiyi sürdürdüler.
Türkiye’de hak ve özgürlükler mücadelesi Batı’dan geleceği varsayılan desteği hesaba katarak sürdürülemez.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Avrupa Birliği AB, Avrupa Parlamentosu, CHP, hak ve özgürlükler, İmamoğlu

OKUMAYA DEVAM EDİN

Erdoğan: Putin, Zelenski ve Trump’ı Türkiye’de buluşturmaya çalışıyoruz
Bahçeli’nin AK Parti üzerindeki tartışılmaz ağırlığı
Kılıçdaroğlu’nun “Zaman Ayarlı” CHP Bombası Amacına Ulaşacak mı?
  • Hak ve özgürlükler mücadelesi ABD ve AB’ye güvenilerek yürütülemez29 Haziran 2026
  • NATO Ankara Zirvesi: Askeri harcamalar, Ukrayna ve Türkiye’nin rolü29 Haziran 2026
  • Deryalar, Kaptanlar ve 64 Gün 19 Saatte Bir Devr-i Alem27 Haziran 2026
  • Güney Kıbrıs’ta Gazze toplantısı. Türkiye katılmıyor. İsrail katılabilir27 Haziran 2026
  • CHP dağınık ama ortalık gül bahçesi olmadı: NATO telaşı neyi gösteriyor?26 Haziran 2026
  • Ankara’nın Jeopolitikası Batıyla Normalleşme mi, Çok Yönlü Pazarlık mı?26 Haziran 2026
  • Trump NATO zirvesine Erdoğan’a KAAN hediyesiyle geliyor. İşte arka planı25 Haziran 2026
  • Mutfakta biri mi var? NATO da yandaş olmayan gazetecileri eliyor mu?24 Haziran 2026
  • Terörsüz Türkiye yasası Meclis’e NATO zirvesinden önce gelebilir mi?23 Haziran 2026
  • Starmer de İstifa Etti. İngiltere’ye Neden Başbakan Dayanmıyor?23 Haziran 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP