Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan NATO’nun ev sahipliğini yapacağı 7-8 Temmuz Ankara Zirvesinden en önemli beklentisini 29 Haziran’da İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesinde şöyle ifade etti: • Türkiye NATO’ya taahhütlerini yerine getiriyor. NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında. İkinci büyük ve terörle mücadelede deneyimli orduya sahip. • Ancak Türkiye’nin Avrupa güvenliğine sağladığı
NATO Zirvesi’nin hemen öncesinde, 30 Haziran’da Türkiye’ye geleceği bildirilen Avrupa Birliği Komisyonu heyetinin oluşumu ve Ankara’da görüşecekleri açıklanan yetkililer, AB başkentlerinin Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin, siyasi ve ekonomik düzeyle ne kadar ilgili olduklarını ortaya koyuyor. AB Komisyonu heyetinin Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Marta
Avrupa Birliği’nde işler hızlı gelişiyor. Hem de Türkiye’de yeterince takip edilmeyen, edildiğinde de genellikle yanlış mercekten bakılan bir hızda. Türkiye’de Avrupa çalışmaları, üyelik tartışmasının dar koridoruna sıkıştı. “Alırlar mı, almazlar mı?” sorusu etrafında dönen bir gündem, Avrupa’da olup biteni anlamamızı engelledi. Üyelik perspektifinden ve AB ile hukuki ve değer temelli ilişkiden vazgeçmemek gerekir —
Herkes Türkiye ile Avrupa Birliğinin yakınlaşması için asıl sorunun siyasi olduğunun farkında. Yıllarca Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları (AİHM) derken, şimdi Ekrem İmamoğlu davası bunların üzerine eklendi; AB üyelik şartı olan Kopenhag Siyasi Kriterlerinin sağlanması önündeki engeller arttı. Bırakalım üyelik konusunu bir yana, hem Türkiye hem AB’nin yararına olan Gümrük Birliği



