Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Erdoğan NATO üzerinden AB’de Türkiye’ye yeni bir yer arıyor

Yazar: Murat Yetkin / 01 Temmuz 2026, Çarşamba / Oda: Siyaset

Türkiye, coğrafyası, askeri gücü ve savunma sanayisiyle NATO üzerinden Avrupa savunmasında yer tutuyor. Ama bu yeterli olmayabilir.  Cumhurbaşkanı Erdoğan AB Güvenlik ve Dış Politika Sorumlusu Kallas’la görülüyor. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan NATO’nun ev sahipliğini yapacağı 7-8 Temmuz Ankara Zirvesinden en önemli beklentisini 29 Haziran’da İstanbul’daki NATO Parlamenter Zirvesinde şöyle ifade etti:
• Türkiye NATO’ya taahhütlerini yerine getiriyor. NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında. İkinci büyük ve terörle mücadelede deneyimli orduya sahip.
• Ancak Türkiye’nin Avrupa güvenliğine sağladığı faydalar bazı durumlarda göz ardı ediliyor. İttifakın “Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz.”
• Türkiye, Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine dahil edilmek istiyor. Türkiye’nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi, dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur.
Özetleyecek olursak, Türkiye, NATO bünyesinde (ve ayrıca göç ve terörizm konularında) Avrupa güvenliğine katkısının karşılığında AB sistemi içinde daha çok yer almak istiyor. Burada hedefin SAFE olarak ifade edilen yeni Avrupa güvenlik mimarisine dahil edildiği söylenmeli.

Üyelik değil ortaklık

Yoksa Türkiye’deki demokratik kalitenin AB ölçütlerine uymadığı açık. Bu konuda hem Ankara’nın hem de Brüksel’in siyasi ikiyüzlülük içinde olduğunu söylemek mümkün: kimse bağları koparan, ilk “hayır” diyen taraf olmak istemiyor. AB Türkiye’nin sunduğu güvenlik imkânlarından yararlanmak ama siyaseten uzak tutmak isterken, Türkiye de AB’nin siyasi ölçütlerini yerine getirmeden güvenlik kartıyla üyelik olmasa da ortaklık arıyor.
Nitekim AB Komisyonu’nun 30 Haziran’da Ankara’da temaslarda bulunma işaretlerini gördük.
AB Komisyonunun Güvenlik ve Dış Politika Sorumlusu Kaja Kallas, Genişleme Sorumlusu Marta Kos ile İçişleri ve Göç Sorumlusu Magnus Brunner’in Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşmeleri sonunda -İngilizce olarak- yayınlanan sonuç bildirisinde hem “hızla değişen jeopolitik ortamda” üye adayı Türkiye ile “ortak zorlukların ve karşılıklı faydaların” hem de üyelik için “yüksek demokratik standartların” vurgulandı.
Yani, bir yandan, bildiriye göre Türkiye-AB ilişkileri “Rusya’dan Ortadoğu’ya, Afrika’da Güney Kafkaslar’a” genişleyecek. Ama diğer yandan, örneğin Kıbrıs konusu nedeniyle Türkiye AB ağının dışında tutulacak. Sürdürülebilir görünmüyor.

NATO üzerinden AB?

Aynı gün NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Brüksel’deki basın toplantısında Türkiye’nin “NATO 3.0” çerçevesindeki rolü ve AB ile ilişkileri konusunda şunları söylüyordu:
• “Türk Silahlı Kuvvetleri son derece iyi donanımlı ve iyi eğitimli. Yaklaşık 3 bin şirketten oluşan devasa bir savunma sanayisi altyapısına sahip.
• “NATO olarak sürekli vurguladığımız konu ise kapsayıcılık. Tüm müttefikleri kapsayan bir ittifak inşa etmemiz gerekiyor.
• “AB üyesi olan 23 NATO müttefikinin yanı sıra, AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda, İngiltere ve Türkiye gibi müttefikler de bulunuyor. Bu konuya ilişkin tartışmalar devam ediyor. Hepimiz, mümkün olan en kapsayıcı yapıyı oluşturduğumuz ölçüde daha güçlü olacağımız konusunda hemfikiriz.”
Buradaki kaçış noktası, “mümkün olan” ifadesidir. Örneğin İngiltere ya da Norveç için mümkün olan işbirliği Türkiye için ister demokratik kalite ister Kıbrıs gerekçesiyle, “mümkün olmayabilir”.

Yaman bir çelişki

AB bünyesinde 2024’te başlayan ve AB’nin nispeten küçük ülkelerinin kendi gündemleriyle, özellikle de dış politika ve güvenlik konularında stratejik adımları engellemesine engel olacak bir arayış var. Bu özellikle Türkiye-AB ilişkilerinin Kıbrıs boyutu açısından önem taşıyabilir. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in de bu tartışma konusunda beyanları var. Leyen önceki Alman savunma bakanlarından, NATO dengelerini de bilen bir siyasetçi.
Ancak Türkiye’nin önde gelen AB uzmanlarından, kıdemli diplomat Selim Yenel, Fransa ve Almanya’nın başını çektiği bu girişimde de Türkiye’ye yer verilmeyebileceğini yazdı YetkinReport’ta. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB heyetiyle görüşmeden bir gün önce, 29 Haziran’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile telefon görüşmesinde işbirliği projelerinin yanı sıra Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasını konuşması bu çerçeveye oturuyor. Keza Erdoğan’ın 30 Haziran Kabine toplantısı ardından Terörsüz Türkiye çerçeve yasasının Meclis’e tatil öncesinde geleceğini söylemesi de. Ancak diğer yandan Avrupa Parlamentosu tarafından “siyasi rekabetin yargı kararlarıyla engellenmesi” olarak suçlanan hukuk devleti açıkları duracak mı?

Sadece askerle zor

Türkiye’nin coğrafyası, askeri gücü ve şimdi askeri sanayisi sayesinde önemli bir jeopolitik kaldıraç gücü var. Bu doğru. Ama salt bu kaldıracı kullanarak, ihracatının yarısını oluşturan AB ülkelerinin (Made in Europe uygulaması gibi) giderek içine kapanan korumacılığını delmesi kolay görünmüyor.
NATO 3.0 dönemecine ABD Başkanı Donald Trump’ın işbaşına gelip Avrupalı NATO üyelerinden askeri harcamalarını artırmaları, Ukrayna örneği ortadayken Rusya’ya karşı sadece ABD’ye güvenmemelerini söylemesiyle gündeme geldi. 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi bu bakımdan önemli. Erdoğan’ın NATO üzerinden Türkiye’nin AB’deki yerini güçlendirmesi mümkün ama sadece askere dayanarak bu hedefe ulaşılması mümkün görünmüyor.
Hukuk ve siyaset alanında özgürlükçü adımlara ihtiyaç var, apaçık görünüyor.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Avrupa Birliği AB, NATO 3.0, NATO Ankara Zirvesi, Türkiye-AB

OKUMAYA DEVAM EDİN

Erdoğan ve Bahçeli’den yargıya “hazır olun” uyarısı
Özel’in ifşaatıyla Gürlek, AKP dönemi Beyoğlu soruşturması açtı: bir ilk
İnfaz Paketi ne için: Reform mu COVID-19 mu?
  • Özel CHP’den ayrılıp yeni parti kuruyor, yedek bir parti de hazır21 Temmuz 2026
  • Türkiye uzayda işbirliği için Artemis Anlaşmalarına neden katılmadı?20 Temmuz 2026
  • İspanya’nın şampiyonluğu neden Gazzelileri sokaklara döktü?20 Temmuz 2026
  • F-35’leri konuştuğumuz Graham öldü, Erdoğan bu Trump’a mı güveniyor?19 Temmuz 2026
  • Bir Valinin Bisikleti, Bir Ülkenin Zihniyeti19 Temmuz 2026
  • Suriye’de savaş sonrası paylaşımda Türkiye kozlarını kullanabilecek mi?18 Temmuz 2026
  • 17 yıl sonra gelen 19 tutuklama ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun pişmanlığı17 Temmuz 2026
  • Haluk Levent vakası: hemen her şey hayatın olağan akışına aykırı16 Temmuz 2026
  • AB’nin ağababaları Yunanistan ve G.Kıbrıs’ı Türkiye’ye karşı kullanıyor16 Temmuz 2026
  • Ahmedinejad vakası: MOSSAD amacına ulaştı, Tahran’daki rakipleri memnun15 Temmuz 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP