

Bahçeli kendisine biçtiği “siyasi ombudsman” işleviyle CHP’de suların Kılıçdaroğlu lehine durulmasını öneriyor ama tartışma devam ediyor.
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Kurban Bayramının ilk günü medya üzerinden tartışmaya başlamasından bir gün önce, Arife Günü her ikisinin de MHP lideri Devlet Bahçeli’den telefon almaları ayrıntısı dikkatlerden kaçmamalı.
Görünüşte bunlar bayram kutlamaları.
Öte yandan Bahçeli’nin bu telefon görüşmeleri ardından Bayram’ın ilk günü MHP çizgisindeki Türkgün Gazetesine yaptığı açıklamalardan, her iki görüşmede de CHP bünyesindeki bölünmüşlük ve genel olarak Türk siyasetinin gidişi üzerine siyasi mesajlar verdiği anlaşılıyor.
Bahçeli, 2024’te “Terörsüz Türkiye” sürecinin açılışını yaparak PKK ve Kürt sorununda kolaylaştırıcı olarak siyasete müdahale ettikten sonra iki yıl sonra da CHP’nin “sorumlu muhalefet” olarak yeniden kuruluşu için siyasete müdahil oluyor.
Bahçeli’nin kendisini bir nevi “siyasi ombudsman” yerine koyması ve söyledikleri üzerinden yeni tartışmaların açılması Türkiye’de siyasetin dönemsel olgusuna dönüştü.
Bahçeli’nin 9 Eylül önerisi
Bahçeli’nin CHP’ye dair söylediklerini Kılıçdaroğlu’a 2023 Kurultayında yapılan “haksızlık” üzerine kurduğunu söyleyerek başlamak gerekiyor. Buna rağmen söylediklerine Özel doğrudan tepki vermedi.
Bahçeli, kendi açısından CHP’nin selameti için 4 öneride bulunuyor:
• CHP’de siyasi atmosferi “zehirleyen” nefret dilini uzlaşı diline dönüştürün,
• Yolsuzluk ve “diğer ahlaki meseleler” ile yüzleşin, “arınıp durulun”,
• Üye kayıtlarını yenileyip CHP içi temizliğe gidin,
• CHP’nin kuruluş tarihi olan 9 Eylül’de Büyük Kurultayı toplayın.
9 Eylül başka koşullarda CHP’de kimsesin itirazı olmayacağı bir tarih. Ancak Özel’in talebi olan 40 gün tarihinden uzun olduğu gibi Kılıçdaroğlu’nun “ipe un serme” taktiğini akla getiren “Tedbir kalksın da bakarız” belirsizliğinden kısa.
Belli ki Bahçeli 1 Ekim’de Meclis açılışından önce CHP’nin başında kim olacaksa olması, geciktikçe tavsamaya başlayan “Terörsüz Türkiye” sürecinde AK Parti-MHP ittifakının artık CHP’yle uğraşmamasını istiyor muhtemelen.
Bunun için de CHP’nin tek gündeminin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı fevkalade rahatsız eden Ekrem İmamoğlu ve CHP davaları olmamasını istiyor.
Tartışma medya üzerinden
Bir gün önce Bahçeli’den telefon alan Özel ve Kılıçdaroğlu ise bayramın ilk gününü medya üzerinden tartışarak ve karşılıklı hamlelerle geçirdiler.
• Bir gün önce özel İzmir mitinginde Kılıçdaroğlu’na madem kurultay delegelerinin satın alınabileceğini düşünüyorsun, 2 milyon üyeye gidelim, onlar seçsin, seni seçerlerse “elini öper yanında dururum” dedi.
• Kılıçdaroğlu buna “Elimde olsa yarın kurultaya giderim” ama dedi; “Önce mahkemenin tedbir kararı kalksın”. Peki ya Bahçeli’nin 9 Eylül önerisi? Onu konuşmak için henüz erkendi.
• Özel buna, “Niyet varsa tedbir kalkmadan da olur” yanıtını verdi; Kurultaydan çekinenler, üyelere girmekten de çekiniyordu.
• Kılıçdaroğlu’nun “Halka gerçekleri anlatacağız” derken, bir zamanlar yaptığı gibi AK Parti’nin yolsuzluk iddialarından değil CHP’ye yönelik savcılık iddialarından söz ettiği açıktı.
“Haram” minibüsler kimin?
• Hemen arkasından artık Kılıçdaroğlu ekibinin kontrolündeki Genel Merkez’in avlusuna camlarında “Haram mal” yazılan iki Mercedes minibüs kondu. Birinin iç aksamı itirafçı Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım tarafından “rüşvet” mahiyetinde lüks döşenmişti. Diğerinin ise CHP’li belediyeler davalarının itirafçı işadamı Aziz İhsan Aktaş’ın hediyesiydi.
• Ancak bir süre sonra Özel cephesinden Özgür Karabat, araçlardan birinin Kılıçdaroğlu’nun 2019’da Çubuk’ta saldırıya uğraması ardından Erdoğan Toprak tarafından Aktaş’tan alındığını ve Kılıçdaroğlu tarafından 1,5 yıl kullanıldığını açıkladı. (Kılıçdaroğlu’nun daha yetenekli ve dersine çalışan bir propaganda ekibine ihtiyacı olduğu açık.)
• Kılıçdaroğlu, gazetecilerle sohbetinde MHP’den İYİ Parti’ye oradan CHP’ye geçen ve cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’na oy vermemekle övünen Ankara Milletvekili Adnan Beker’in “CHP Genel merkezinde ne işi var?” diye çıkıştı. Medyada Kılıçdaroğlu’nun partiden ilk atacağı kişinin o olduğu iddia ediliyordu.
• Buna karşı Özel taraftarları sosyal medyada Kılıçdaroğlu’nun aday olmak için Altılı Masa pazarlıklarında verdiği 39 milletvekilini, Ümit Özdağ’a verdiği İçişleri Bakanlığı ve MİT sözünü hatırlatan bir kampanya başlattılar.
2 Haziran’a doğru
Bahçeli’nin kendisine biçtiği siyasi ombudsmanlık işine rağmen, CHP’deki tartışma sertleşerek devam ediyor.
Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs’ta istinaf mahkemesi tarafından atandığı ve polis marifetiyle boşalttırdığı CHP Genel Merkezine gidişinde Özel-İmamoğlu ekibine karşı yeni iddiaları dile getirip CHP’nin kendisinden sonra nasıl “kirletildiğini” açıklaması muhtemel. Bunu yaparken bugün CHP’yi kirletmekle suçladığı hemen bütün isimlerin kendi döneminde önemli makamlara getirildiğini, aday gösterildiğini söylemeyecektir; kirliğinin 2023 Kurultayında Özel’in seçilmesiyle başladığını varsayıyor.
Bunu yaparken, CHP’nin TBMM Grubu tarafından Grup Başkanlığına seçildiğinde tebrik ettiği Özel’in Grup başkanlığının iptali için TBMM başkanlığına başvuruyor.
Bunu Bayram tatili bitince CHP’nin 2 Haziran’daki ilk TBMM Grubunda konuşma yapmasına engel olmak için yapıyor Kılıçdaroğlu. Çünkü o durumda hem özel konuşacak hem de kendisi konuşmak için Özel’e başvuru yapmak durumunda kalacak.
Özel, mağdur sıfatıyla moral avantaja sahip, Kılıçdaroğlu ise mahkeme kararıyla yasal avantaja.
Hemen öncesinde Bahçeli MHP Grubuna konuşacak. 2 Haziran, hesaplaşmanın Meclis çatısı altına taşınacağı tarih.

