Bunu Özgür Özel’in önüne CHP’den ihraç ve milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından hapse atılmasına dek artık hepsi kestirilebilir olan engellerin çıkarılabileceğinin farkında olarak yazıyorum. Yargıdan çıkan mutlak butlan kararı ne mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na ne de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yarayacak gibi duruyor. Özellikle de 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun talebiyle CHP Genel Merkezi’nin polis tarafından basılması
Türkiye’de siyaset daha önce de kara günler yaşadı. Ülkeyi yöneten halife sultanın işgalci ordularla işbirliğine tanık oldu; Nazım Hikmet’in deyişiyle “ateşi ve ihaneti gördü”. Çok partili hayata geçtikten sonra, Soğuk Savaş atmosferinde darbelerle sarsıldı. Parlamentonun kapatıldığı, siyasi partilerin kapatıldığı, siyasetçilerin hapsedildiği oldu; hâlâ da oluyor. Bu darbeler Türkiye’de çoğulcu siyasete ve seçimlere olan inancı yıkamadı.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve yönetiminin Genel Merkez binasından çıkartılması için polisi göreve çağırdı. Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne dilekçe vererek, istinaf mahkemesi kararıyla “CHP’yi temsil yetkisine” sahip olan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin içeri alınmadığı Genel Merkez’in “teslimi konusundaki gerekli işlemlerin yapılmasını” talep etti. Bu arada Kılıçdaroğlu
İstinaf mahkemesinin “Mutlak Butlan” kararı ile CHP Genel Başkanlığına tedbiren atanan Kemal Kılıçdaroğlu ile milletvekillerinin ağırlıklı oyuyla Grup Başkanı seçilen Özgür Özel arasındaki ilk karşılaşma 2 Haziran Salı günü TBMM CHP Grup toplantısında yaşanacak. Genel Merkezi terk etmeyen Özel, Kılıçdaroğlu’nun parti avukatları ve YSK temsilcisini görevden almasıyla başlattığı atağa, dün kapalı Meclis Grubu toplantısı ile
İstinaf Mahkemesinin görülmedik şekilde CHP’de seçimle işbaşına gelmiş Özgür Özel yönetimini düşürüp Kemal Kılıçdaroğlu’nu geri getirme kararına en ilginç siyasi tepki MHP lideri Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli tam olarak öyle demedi ama belki de işlerin iyice çığırından çıkacağını gördüğü için Kılıçdaroğlu’na “Özel ile anlaş, yeniden başa geçme” demek istedi. Bunu siyasi kuliste konuşulan oyun planı
Geçen hafta butlan-kayyım tartışmalarının saçmalığına ilişkin bir yazı yayınlamıştım. Devamında da siyasi partilerde delegelik sisteminin kaldırılması gerektiğine dair yazımı yayınlamıştım. Aradan çok geçmedi; bugün İstinaf Mahkemesi’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultayın ve alınan kararların butlanına karar verdiği, bu tarihten sonra yapılan kurultayların ve alınan kararların da iptaline karar verdiği haberi geldi. İstinaf mahkemesinin bu kararı
İstinaf Mahkemesi, CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Özgür Özel’in seçildiği 2023 Kurultayının iptali için açılan “mutlak butlan”, “kesin hükümsüzlük” davasının kabulüne karar verdi. Ankara Bölge Adliye mahkemesi 36’ıncı Hukuk Dairesi 21 Mayıs’ta açıklanan kararında, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin CHP yönetimine dönmesi ve Özel yönetimin daha sonra yaptığı kurultayları da tüm sonuçlarıyla birlikte iptal etti. Karara gerekçe
CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 20 Mayıs öğle saatlerinde X hesabından yayınladığı bir video mesajı sadece CHP değil siyaset kulisinde sarsıntıya yol açtı. Kılıçdaroğlu mesajında “temiz siyaset” vurgusu yapıyor, CHP’nin “kirletilmesinin” Atatürk’ün mirasına “ihanet” olduğunu söylüyor ve “Bay Kemal’in ahlak mücadelesini” hatırlatarak “arınma” ihtiyacından söz ediyordu: “CHP bir ulu çınardır. Bu ulu çınarın gölgesi haramın
Mahkemesi davayı reddettiği halde bir butlan-kayyum teranesi tutturmuş olan çığırtkanlar, ülkeye vereceği devasa zarar umurlarında olmadan, türlü safsata ile Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yargı yoluyla örtülü el koyma planlarını kamuoyuna kabul ettirmeye çabalıyorlar. Sanırsınız CHP Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsi mülkü imiş de dalavereyle elinden alınmış. 4-5 Kasım 2023’teki 38’inci kurultayda Kılıçdaroğlu’na oy verenlerin iradesi pirüpak iken,
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar üzerine kurulmuş modern ilişkilerin tarafların kendilerini gizlemek için cinselliği bir güç olarak kullanması üzerine kurulu. İzlemeyenlerin izlemesini öneririm çünkü bugün siyaset dünyasında yaşananları anlamamıza yardımcı olabilir. Gerçekten de son iki küsur yıldır dedikodu, yalan, ihanet, itiraf, iftira, iltica, güç zehirlenmesi








