Beklenen oldu: Özgür Özel “Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak geldiğini” söylediği 21 Temmuz’daki CHP TBMM Grubu toplantısında yeni parti kuracaklarını açıkladı. Hafta başına dek 85 civarında milletvekilinin CHP’den istifa edip katılmasıyla kurulması beklenen parti, böylece TBMM’de ana muhalefet çoğunluğuna erişip CHP’yi DEM ve belki de MHP’nin altına 4’üncü ya da 5’inci sıraya itecek. Yani
CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında söz düellosu devam ediyor. Özel’in “Kurultay yoksa yeni partiyi kurarız” demesinden sonra Kılıçdaroğlu “Özel’i FETÖ destekliyor” demişti. Özel bugün, 14 Temmuz’da, topladığı CHP grubunda FETÖ konusuna girmedi ama başka bir şey yaptı. Özel, Kılıçdaroğlu’na kurultaya gitmeyecekse üyelerin oyuna başvurma konusunda şöyle meydan okudu: • “İster bıraktığın 1 milyon
Siyasi kuliste epeydir köpürtülüyor, “Sıra orada” deniyordu. Savcılık emriyle polis 11 Temmuz şafak operasyonuyla CHP’li Çankaya Belediyesi’ne girdi. Hakkında gözaltı kararı bulunan Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner yurt dışındaymış, polisi arayıp “Geliyorum” demiş, yedek anahtar ulaştırmış, girsinler evde rahatça yolsuzluk belgesi arasınlar diye. Aynı gün uçakla Ankara Esenboğa Havalimanı’na dönerken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı “Yakalanmasına yönelik
Silivri Cezaevinde görülmekte olan İBB duruşmasında Mahkeme Heyetiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında yaşanan 9 Temmuz gerilimi üzerine Mahkeme Başkanı önce İmamoğlu’nu salondan çıkardı, sonra da duruşmaya ara vererek kendisi salonu terk etti. T24’ün bildirdiğine göre, 2 Temmuz duruşmasında İmamoğlu mahkeme başkanının önceki duruşmada savunmaları 9 Temmuz’da bitireceğini açıklamasına ve son söz hakkının
İstinaf mahkemesinin butlan kararı ile yönetimden uzaklaştırılan Özgür Özel ve arkadaşlarının üç ayaklı yol haritası kesinleşirken, yeni partinin kuruluşuna ilişkin süreç de netleşiyor. İçinde “Özgürlük…” kelimesinin geçmesi muhtemel partinin adı ise gelecek hafta kesinleşecek. Partinin kuruluşu için de iki tarih belirlendi: Türkiye’nin emperyalizme karşı mücadelesinin ve CHP’nin simge iki tarihi olan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın
MHP lideri Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına dönmesinden bu yana CHP’ye özel bir ilgi gösteriyor. Kâh Kılıçdaroğlu’ndan feragat, kâh Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na itaat istiyor. İlk adımını PKK lideri Abdullah Öcalan’a çağrıda bulunarak 2024 yılında kendisinin attığı “Terörsüz Türkiye sürecine” özel vurgu yaparak CHP’nin TBMM’deki denge gücünü koruması gerektiğini söylüyor.
TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, Terörsüz Türkiye sürecinin aksamaması niçin çerçeve yasanın Meclis tatile girmeden çıkması gerektiğini söyledi. YetkinReport’un sorularının yanıtlarken sürecin “Zamana yayıldıkça risklerinin arttığını” vurgulayan Buldan, “İstenirse en fazla beş günlük işi var. Yasa çıkarsa yol haritası da belirlenir, süreç çok hızlanır,” dedi. CHP’deki mutlak butlan süreci gündemini
CHP’nin 2023 kurultayını mutlak butlan, tümden hükümsüz sayan mahkeme kararıyla Genel Başkanlıktan düşürülen Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin 9 CHP milletvekilini partiden çıkarmak için düğmeye basması ardından, olağanüstü kurultaya zorlamak için 26 arkadaşının Parti Meclisinden istifa ettirmişti. (*) Aynı akşam, 11 Haziran akşamı, son gelişmeleri anlatmak üzere çıktığı Halk TV yayınında söyledikleri bir başka yönüyle
CHP’de butlan kararı ile yönetime gelen Kemal Kılıçdaroğlu ekibi ile uzaklaştırılan Özgür Özel ekibi arasındaki çekişme şimdi de Meclis Grup Başkanvekilleri zeminine taşındı… Kılıçdaroğlu, 11 Haziran’da topladığı Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) görevden aldığı Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır’ı, TBMM Grup Başkanvekilliğinden aldığını açıklamıştı. CHP milletvekillerinin çoğunluğu tarafından TBMM Grup Başkanı seçilen Özgür Özel, CHP
Mutlak butlan kararı CHP içindeki güç mücadelesini hukuki bir tartışmanın çok ötesine taşıdı. Bugün Ankara’da yaşanan şey sadece kimin genel başkan olacağı meselesi değil; muhalefetin ana omurgasının nasıl, kim tarafından ve hangi meşruiyet zeminiyle yönetileceği sorusu. Bir yanda Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin Özgür Özel ve arkadaşlarını tasfiye etmeye dönük hamleleri, diğer yanda Özel ekibinin kurultay baskısı








