Categories: HayatSiyaset

İstanbul Şehir Tiyatroları’nda sahne kadınların

İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları 106 yıllık tarihinde ilk defa, çoğu kadın yazar ve yönetmenlerin eserleriyle izleyici karşısına çıkıyor. Sanat Yönetmeni Mehmet Ergen (ortada) bir grup yazar ve yönetmenle görülüyor.

Bu yılın Oscar’larının en çok tartışılan konularından biriydi. En iyi yönetmen adaylarının arasında tek bir kadın bile yoktu, hatta son on yılda bu kategoride yalnızca bir kadın aday olabilmişti. Natalie Portman da bu durumu protesto etmek için törene yakasında kadın yönetmenlerin isimlerinin yazılı olduğu bir elbiseyle geldi. (Ki bu da “Portman samimi mi değil mi?” üzerinden ayrı bir tartışma konusu oldu ya, neyse).
Her zaman olduğu gibi Oscar töreni sırasında dillerden düşmeyen bu konu, üzerinden iki gün geçince unutulup gitti. Haksızlık etmeyeyim, özellikle #MeToo hareketinden sonra kadının adının nerelerde olmadığı ve neden olmadığı sıklıkla konuşuluyor. Cam tavanları zorlayanların sayısı artıyor, dayanışma büyüyor. Kurumlar da çok yavaş olsa bile çaba gösteriyorlar.
Bu konuda çok sağlam adım atan kurumlardan biri İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBŞT) oldu ve 2020 sezonunun tanıtımını Dünya Kadınlar Günü’nün hemen öncesinde, kadın oyunlarıyla yaptı.

106 yıldır ilk kez

23 Haziran 2019’da CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasından sonra değişenler arasında İBŞT yönetimi de vardı. Ekim ayında öğrendik ki, kurumun genel sanat yönetmenliğine Mehmet Ergen gelmiş. Hayatının büyük bölümünü Londra’da geçiren ve son yıllarda Türk tiyatrosuna da değerli katkılarda bulunan yönetmenin adı heyecan yarattı. İBŞT’ye getireceği yenilikler merak edilirken, Mehmet Ergen yürek ferahlatan bir başlangıç yaptı.
“Şehir Tiyatroları, sanatta fırsat eşitliği konusunda tüm dünyaya örnek olacak bir atılım yapıyor” dedi basın toplantısında; “106 yıllık kurumun tarihinde ilk kez bu sezon, sahnelenecek oyunların yazar ve yönetmenleri arasında kadınlar, yaratıcı ekibin yarısından çoğunu oluşturuyor. Bu oran, yalnızca Türkiye’nin ödenekli tiyatrolarında değil, dünya tiyatroları arasında da bir ilktir”.
2020 içinde İBŞT’de altı kadın yazarın oyunu sahnelenecek, bu oyunların tümünü kadın yönetmenler sahneleyecek.
Bilgesu Erenus’un “Yaftalı Tabut”unu, Leyla Nazlı’nın “Kısraklı Kadın”ını, Şirin Gürbüz’ün “Kimse Kimseyle Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık”ını, Sarah Delappe’nin “Kurtlar”ını, Deniz Altun’un “Gül’e Ağıt”ını, Mine Söğüt’ün “Beşamelli Tavuk”unu Yelda Baskın, Lerzan Pamir, Emre Koyuncuoğlu ve Özgür Kaymak sahneleyecekler.
Milliyet Sanat’ın Mart sayısında Asu Maro’ya konuşan Mehmet Ergen, “Geçen 40 yıla baktığım zaman, 250 küsur oyundan yalnızca 25-30 tanesinin kadın yazar ve yönetmenler tarafından sahnelendiğini, kadın yazar ve yönetmenleri çok dışladığını gördüm bu kurumun” diyordu; “Bu ülke zaten bunu her alanda yapıyor ama artık Avrupa, özellikle #MeToo’dan sonra bu konuda çok hızlı ilerleme kaydetti.”

İhraç edilenler geri dönüyor

Türk tiyatrosunda “yazar sorunu” yıllardır konuşulur. Yeni yazarların yetişmemesi, tiyatronun çeviri metinler üzerinden gelişmesi üzerine kaç yazı okudum, kaç panel dinledim bilmem. Pek çok girişim oldu yıllar içinde, atölyeler, yarışmalar, teşvikler. Şimdi İBŞT de bu türden bir gayret içinde. Yeni Yazarlar Projesi atölyesi için yapılan “Şehir Yazarlarını Arıyor” duyurusuna 200 başvuru geldiğini söylüyor Mehmet Ergen.
Yazar eksikliğinin nedeni tek değil. Atölye bir yordam öğretir kuşkusuz. Bir de yazarın yetişeceği, serpileceği iklim var. Düşünürken, kurarken, yazarken kendini özgür hissedeceği bir iklim.
Öyle görünüyor ki, İBŞT bu konuda da önemli bir adım attı. Dört yıl önce Belediye yönetimi tarafından kurumdan ihraç edilen sanatçıların görevlerine dönecekleri haberini aldık kısa süre önce.
Levent Üzümcü, Twitter’a “İBB’de ve dolayısıyla Şehir Tiyatrosu’nda demokrasiye inananların idareye gelmesiyle birlikte, Şehir Tiyatrosu sanat yönetimi benden bir oyunda yer almamı istedi, kabul ettim. Hukuksuz yere işten atılma davam ise hâlâ devam etmekte. Elbet çalınmış haklarımı alıp bir gün evime döneceğim” diye müjdeledi haberi.
Kadınlara eşit fırsat, demokratik bir yönetim anlayışı, yeni yazarlara açılan kapı… Şehir Tiyatroları umudu yeniden yeşerten bir başlangıç yaptı. Dileyelim artarak sürsün. “Kadının adı yok”tan “Kadınlar her yerde”ye yürünen yolda, bir gün kadın yazar ya da kadın yönetmen dememize gerek kalmasın.

Zeynep Miraç

Gazeteci-Yazar miraczeynep@gmail.com

Recent Posts

Türkiye, AB’nin Kararsızlığıyla Büyüyen Açmazları Nasıl Aşabilir?

Türkiye-AB ilişkilerine engel olan önemli siyasi konular 2016 anlaşmasından geri kalan 6 maddeyle ilgili.

12 saat ago

Devasa Fon Dolandırıcılığının Temelindeki Yapısal Sorunlar

Kamu görevlilerinin görev suçlarında, “amirin yargıya soruşturma izni” vermesi kurumu stratejik görevler için istisna kaldırılmalıdır.…

2 gün ago

AB Türkiye’yi Dışarda Tutarken Kendi Geleceğini mi Sınırlıyor?

AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.

2 gün ago

Sigara yasağı sıkı uygulansın denince hangi lobiler ayağa kalkıyor?

Sağlık Bakanının sigara yasağının daha sıkı uygulanması için sunacağı yasa teklifine Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen tepki…

2 gün ago

Mekke Paktı’nın kendisi mi basın açıklaması mı Meclis’e getirilecek?

Mekke Paktı, önemli, stratejik bir girişim ve TBMM’nin de Türk halkının da bunu ayrıntılarıyla bilme…

4 gün ago

Yeni Parti’den Ticaret ve Aile bakanlarına fon krizi soruları

Özgür Özel, fon krizi bilgisi dahilindeyse Erdoğan'ın hesap vermesi, değilse yönetme kabiliyetini yitirdiğini kabul etmesi…

5 gün ago