İpek Cem Taha

Direktör, Columbia Global Centers, İstanbul

“Koronavirüsüne yakalanmak kimseyi küçültmez ve hükümetlere de itibar kaybettirmez.” (Fotoğraf Pixabay’den indirilmiştir.)

Biz Türkiye’de üç maymun mantığıyla hareket etmeyi pek severiz. Özellikle hükümetlerimiz o veya bu konuda, olan biteni halkından saklamaya pek meraklıdır. “Görmedim, duymadım, ağzımı da sıkı tutarım” diyerekten aile içi şiddetten hukuksuz hapis cezalarına, işkenceden insan hakkı ihlallerine on yıllar boyu “şerbetlenmiş” bir toplumuz ne de olsa… Üç maymunun kör, sağır, dilsiz olma mantığı bize ne de çok uyuyor maalesef.

En nihayetinde ülkemiz de günlerce süren “bize dokunmaz” rehavetinden sıyrılarak okulları kapatma kararı aldı. Ve böylece koronavirüsü vakalarının sadece bir kişiyle sınırlı olmadığı ya da olamayacağı mantığını bir şekilde kabul etmiş olduk. Zaten biraz evvel vaka sayısı ikiye çıktı, yüzde yüz artarak… Türkiye’de toplam iki vaka sayısal olarak mümkün gelmiyor…

Önce komşularımızla başlayalım ki bizim nüfusumuzu da unutmayalım: Bu yazının yazıldığı sırada Bulgaristan’da 23, Yunanistan’da 117, Gürcistan’da 25, Irak’da 83, İran’da ise 11,075 vaka olduğundan haberdarız. İstatistiki olarak düşünürsek ve Türk Hava Yolları’nın sürekli dillendirdiği ‘dünyanın buluşma noktası’ olma durumumuzu da hatırlarsak, iki sayısını çok inandırıcı bulmuyorum. Koronavirüsü testinin yeterince yapılmadığı ya da yapılıyorsa da sonuçların halka iletilmediğini düşünüyor insan…

Hastalık itibar meselesi değil ki

Oysa ki, koronavirüsüne yakalanmak kimseyi küçültmez ve hükümetlere de itibar kaybettirmez. Tam tersine, bu virüsle başa çıkarken şeffaf ve uyarıcı olmak ancak devleti ve hükümeti yüceltir. Dünya üzerindeki vaka sayısı 134 binken, ölüm sayısı da 5000’e dayanmış vaziyette. Ülkemizdeki vaka sayısı bana göre inandırıcı olmasa da, en azından okulların tatil edilmesi önemli bir adım oldu. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, bu öğretim yılı ülkemizde okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyindeki toplam öğrenci sayısı 18 milyonun biraz üstünde. Buna yaklaşık 8 milyon üniversiteli genci de kattığımızda, zaten nüfüsumuzun çok büyük bir oranının öğrenci olduğunu görebiliriz. 26 milyon öğrenciyi kapsayan bu kararla, ülke nüfüsununun yüzde 30’unu ve öğrenciyle etkileşimde olan aile fertlerini de salgından uzak tutabilmek için önemli bir adım atıldı.

Okulların kapanmasıyla ilgili ilk açıklama akşam saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dan geldi. Bu açıklamanın birkaç saat sonrasında ise Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk basın toplantısıyla kameraların karşısındaydı. Bakanın samimi, net ve detaylı söylemi kapsayıcıydı. Hükümetin aldığı bu karar açıkçası yüreklere su serpti- hem bir veli hem de vatandaş olarak arkasındayım.

İşin pratiği özellikle çalışan anne-baba açısından çok kolay olmayacak. Ancak eğitim bilişim ağının aktive edilerek bir haftalık tatil sonrasında uzaktan eğitim sisteminin devreye girecek olması, Türkiye’nin de bu sistemi örgün öğretim için oturtmaya gönüllü olması önemli bir kazanım. Elazığ depremi sonrasında geliştirmiş oldukları altyapıdan da faydalanacaklarını söyledi.

Şeffaf bilgilendirme gerekiyor

Dün dikkatimi çeken diğer bir gelişme de koronavirüsü ile ilgili başvurulabilecek hastane sayısının 25’e çıkmış olmasıydı. Yine de 80 milyonun üstünde nüfusu olan, 4 milyonun üstünde Suriyeli mülteciye de ev sahipliği yapan Türkiye’nin dört bir yanında ve çok daha fazla noktada acil ve kolay test imkânı yaratılmalı diye düşünmekteyim.

Bizdeki muhtemel sansür duvarının aksine, Kanada Başbakanının eşi Sophie’de koronavirüsü teşhis edildiği açıklandı sabah itibariyle. Bu muhtemelen Başbakan Justin Trudeau’nun da virüsü taşıdığını belirtir. Bir önceki gün de, Amerikalı aktör Tom Hanks ve eşi Rita da koronavirüs teşhislerini teyit etmişti… Çiftin şikayetlerinin Avusturalya’dayken başladığı ve testi bu ülkede yaptırdıkları, hatta Amerika’da dahi bu testi aynı hızda yaptıramayacakları konuşuluyordu. Her ülkede olabildiğine göre bizde de virüs teşhisleri ünlüleri vurursa, bakalım bu açık edilecek mi? Çok merak ediyorum.

Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi seviyesine çıkardığı koranavirüsü, önümüzdeki haftalarda da Türkiye ve dünya gündemini oluşturacak gibi. Konu zor ve ciddi. Sabırlı ve temkinli olmakta fayda var. Ve de devletimizden bizleri şeffaf biçimde bilgilendirmesini beklemekte de…