Reha Cengizlier

Prof. Dr. Çocuk Alerjisi ve İmmünoloji Uzmanı

Bilim insanları bir yandan Covid-19 aşısı için çalışırken diğer yandan aşı karşıtlığı artıyor. Resimde çocuk felci (polio) aşısı yapılan bir çocuk görülüyor. (Foto: N. Güneş / BM Türkiye)

Covid-19 için aşı geliştirme çabaları son hızla devam ediyor. Türkiye’de de tedavinin yanısıra aşı çalışmaları var. Ancak en iyimser tahminlerde bile bir yıldan önce aşının kullanımda olamayacağı belirtiliyor. Covid-19 nedeniyle, aşı yapılarak korunmanın mümkün olduğu hastalıklar ve aşının önemi yeniden gündeme geldi.
Dünya Sağlık Örgütü; 24-30 Nisan tarihini “Dünya Aşılanma Haftası” olarak belirledi; ya da “Dünya Bağışıklanma Haftası”. Buradaki amaç, her yaştaki insanın hastalıklara karşı korunması için aşılanmayı desteklemek. 2020 kampanyasında özellikle şu üç nokta vurgulanacak:
* Aşıların; çocuklar, toplumlar ve bütün dünya için değerini göstermek
* Düzenli aşılamanın güçlü, esnek bir sağlık sistemi oluşturma ve evrensel sağlığın temeli olduğunu göstermek
* Aşılar ve aşılamaya ait gelişmelerde eksiklikleri belirleyerek aşılamanın gelişmesini desteklemek

Korona aşısı bulunursa reddedecek var mı?

Covid-19 aşısı bulunursa bunu yaptırmak istemeyecek hiçkimsenin olduğunu düşünmüyorum. Hatta en aşı karşıtı görüşte olanlar bile eminim ki isteyecektir. Covid-19, bizim için bir uyarı olmalı. Aşı yapılması gereken hiçbir hastalık korona virüsten daha iyi değildir. Kızamık, verem, menenjit, suçiçeği, sarılık, difteri, tetanos, boğmaca ve diğer bir sürü tehlikeli hastalık pusuda beklemektedir. Bu hastalıklar arasında kızamık bir adım daha öne çıkmaktadır.
Kızamık hastalığı virüs etkenli, oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Hasta insanın öksürük ve aksırıkla havaya saçtığı virüsün solunum yolu ile vücuda girmesi sonucu bulaşır. Aynı Covid-19’da olduğu gibi. Kızamığa karşı geliştirilen aşı, 1963 yılında uygulamaya girdi. Ancak hemen yaygın uygulama olmadığı için, uzunca bir süre daha kızamık can almaya devam etti. Yaygın aşılanma programlarının uygulanmadığı 1980 öncesinde, her yıl kızamığa bağlı yaklaşık 2 milyon kişi ölüyordu. Aşılama ile; 2000-2018 yılları arasında ölüm oranı %73 azalarak, tahmini 23.2 milyon insanın ölmesi önlendi. Halen global olarak her yıl 140 bin civarında kızamık nedenli 5 yaş altı ölüm gerçekleşmektedir. Dünya aşı haftası çerçevesinde, herkesin aşı ile önlenebilir hastalıklardan korunmasını sağlamak için gereken toplu eylem vurgulanmaktadır.
Son yıllarda aşı karşıtı görüşlerin de etkisi ile aşı uygulanmamasına bağlı kızamık hastalığı pek çok ülkede arttı. CDC raporlarında yıllık kızamık artışı grafik üzerinde çarpıcı olarak görülmektedir.

Aşı karşıtlığı kampanyalarının artmasıyla kızamık hastalığının da yeniden tırmanışa geçtiğini gösteren grafik

Aşı reddi dikkat çekici boyutlarda

Tüm dünyada 2019 yılının ilk 8 ayında 364.808 kızamık olgusu bildirilmiştir. Bu sayı 2018’in aynı döneminde 129 bin civarındaydı. Avrupa’dan bildirilen olgu sayısı bu yılın ilk altı ayında 90 bine ulaştı ve geçen yılın aynı dönemine göre 2 kat artmıştır. En çok olgu görülen ülkeler Fransa, Bulgaristan ve İtalya. Hastalığın aşısız bireyler arasında yayıldığı bildirilmiştir. ABD’de durum farklı değil; son 25 yılın en yüksek kızamık olgu sayısı bu sene bildirilmiştir. Türkiye’de son yıllarda maalesef bazı aşı karşıtı görüşler yayılmaktadır.
Aşı reddi dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır. Yedi yılda çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısı 183’ten 23 bine çıkmıştır. 2019 yılının ilk dokuz ayında ise kızamık vakaları önceki yılın aynı dönemine kıyasla 5,2 kat artarak 2 bin 666’ya ulaşmıştır. ABD sağlık otoritesi CDC, Haziran 2019’da uluslararası seyahate çıkacaklara kızamık aşısını olmaları gerektiğini hatırlatan bir broşür hazırlayarak konunun önemini vurgulamaktadır.

Ne yapmalı?

Bebeklerde çeşitli hastalıkların önlenmesi için, her ülkede bazı küçük değişiklikler gösteren ulusal aşı programları vardır. Bu aşılar, belli yaşlarda yapılacak ve tekrar dozları da belli dönemlerde uygulanacak şekilde ayarlanmıştır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı kontrolünde, aile sağlığı merkezlerinde bu aşılar uygulanmaktadır. Hatta her merkez, kendi kayıtlarındaki bebeklerin aşı zamanı gelince aileyi arayıp çağırmaktadır. Bu günlerde bu iletişimde aksamalar olabilir.
Her aile elindeki aşı karnesine ve daha önceden belirlenmiş programa göre aile sağlığı ile iletişime geçmeli, onların yönlendirmelerine göre bebeklerini, çocuklarını bu merkezlere götürerek aşılarını aksatmadan zamanında yaptırmalıdır. Unutmayalım; aşı hayat kurtarır. Çıkacak aşıları beklerken, çocuklarımızı var olan aşıların koruma şemsiyesi altına almalıyız. Hemen, gecikmeden.