Siyaset

Üç vekil daha hapiste, Meclis vesayet altında

CHP Milletvekili Enis Berberoğlu (solda), HDP milletvekilleri Leyla Güven ve Musa Farisoğulları 4 Haziran’da Meclis üyelikleri düşürülerek hapse konuldu. (Kolaj: T24)

Meclis Millet Meclisi 4 Haziran 2020 günü üç üyesinin daha milletvekilliğini düşürerek cezaevine gönderilmelerine izin verdi. CHP’li Enis Berberoğlu, HDP’li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları birkaç saat içinde tutuklanıp cezaevine kondu. Karar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki iktidar blokunun, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla alındı.
Her üç milletvekilinin hakkında da kesinleşmiş hapis cezaları vardı. Berberoğlu, Cumhuriyet’te yayınlanan “MİT TIR’ları” haberinin kaynağı olma iddiasıyla “siyasi ve askeri casusluk” suçlamasıyla, Güven ve Farisoğulları ise -HDP’lilere standart suçlama olan- “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla hapis cezası almışlardı. Yargıtay, hapis cezalarını onarken, cezanın infazını “milletvekillikleri sona erinceye dek” durdurmuştu. Her üçünün de milletvekillikleri 2023’te sona erecekti.
Ama anlaşılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu duruma uzun süre katlanmak istemiyordu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay daha 2018 yılında TBMM Başkanlığına gönderdiği yazıyla o dönemin Meclis Başkanı Binali Yıldırım’a Adalet Bakanlığının fezlekesini ve hapis cezası kesinleşen milletvekillerinin üyeliklerinin düşürülmesi gerektiğini hatırlatıyordu. Yıldırım bu yazıyı oylamaya sunmadı. Bir süre sonra Erdoğan’ın onu CHP’li Ekrem İmamoğlu karşısında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapmak istemesi üzerine görevinden ayrıldı. Yerine Mustafa Şentop seçildi. Şentop da uzun süre bu yazıyı işleme koymadı. Şentop 27 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli, Yıldırım ve Oktay ile Yassıada’daki anma/açılış töreninde birlikteydi. Arada bir bağlantı olup olmadığı konusunda spekülasyon yapmayalım. Meclis 1 Haziran’da Covid-19 arasını bitip çalışmaya başladı. 4 Haziran’da da üç vekil hapse gönderildi.

Tepkiler, karşı tepkiler

CHP milletvekilleri karara Meclis Genel Kurulunda sıra kapaklarına vurarak tepki gösterdi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, karar 20 Temmuz sivil darbesinin sonucu dedi. 20 Temmuz 2016’da yani 15 Temmuz askeri darbe girişiminden 5 gün sonra AK Parti ve MHP oylarıyla ilan edilen olağanüstü hâli kastediyordu. Bunda gerçeklik payı vardı. Ancak 20 Temmuz’dan sadece iki ay önce CHP, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması yolundaki AK Parti teklifine MHP ile birlikte onay vermişti. Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi, Erdoğan’ın onları HDP ile aynı saftaymış gibi gösteren algı operasyonu taktiğine yenik düşmüştü; zaten CHP milletvekillerinin çoğu oy kullanmadı.
Ama o tarihten sonra pek çok milletvekilinin Meclis üyelikleri bu Anayasa değişikliği uyarınca düşürülmüştü; HDP’nin önceki eş-başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ buna dahildi. Ve Berberoğlu, ve Eren Erdem… Aynı gün AK Parti’de yapılan “eğilim yoklamasında” üzerinde ittifak sağlanan Yıldırım, iki gün sonra, 22 Mayıs’ta yeni Başbakan olacaktı. 15 Temmuz darbe girişimine giden yoldaki bu önemli gelişmeler, şimdi pek hatırlanmıyor.
Karara en ilginç tepki CHP’nin 2018 seçimlerindeki Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’den geldi. İnce, Twitter mesajında “Seçime girmemiş, sandıktan çıkmamış, bir oy dahi almamış atanmış bir memurun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazdığı yazı oylandı, Milletvekilliği düşürüldü. Demokrasinin, milli iradenin iflası” dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’ı kast ediyordu. Oktay da Twitter üzerinden yanıt verdi: “Terörden hüküm giyen kişilerle ilgili mahkeme kararının TBMM’ye bildiriminden rahatsız olanların bu ülkeye ve vatandaşına kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Siyasi çıkar uğruna terörden ve destekçilerinden medet umanları ne milletimiz ne de tarih affetmeyecektir”. Oktay siyaset değil, bürokrasi kökeninden geliyordu ama oturduğu siyasi makam gereği konuşuyordu.

Ve iki soru: sırada kim var, ne var?

HDP eş başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar da kararı “Meclis’e darbe” olarak kınadı. Kendileri hakkında da açılmış dosyalar vardı.
CHP Grup Başkan vekili Engin Özkoç da kararı kınadı ve Meclis Başkanı Şentop’un odasının önüne, protesto mahiyetinde Anayasa kitapçığı bıraktı. Özkoç hakkındaki Adalet Bakanlığı fezlekesi de Şentop’un önündeydi. Özkoç ve diğer Grup Başkan Vekili Özgür Özel hakkında. Çünkü haklarında Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun suç duyurusunda bulunmuş. Cumhuriyet gazetesinin Kuzguncuk’taki evi hakkında “Boğaz’da kaçak var” haberi üzerine yorum yaparak “hakaret ve iftira” ettikleri gerekçesiyle.
Sırada kimlerin olduğu az çok belli. Peki, sırada ne var?
Duvar Gazetesinin Yayın Yönetmeni Ali Topuz dün “Üçü beşi bırakın, Meclis’i toptan kapatın” diye ağır kara mizah içeren bir Tweet attı. Şaka bir yana, siyasi faaliyetlerin, sıradan eleştirilerin yargı ve Meclis çoğunluğu vasıtasıyla bastırılmasına tanık oluyoruz.
Yıllarca Meclis ve yargı üzerinde vesayet olduğundan -haklı olarak- şikâyet edenleri şimdi yargı ve meclis üzerinde vesayet kurarken görüyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın icraatına karşı her çıkışın terörizmden darbeciliğe dek varan oransız suçlamalarla susturulmaya çalışılmasına doğru bir gidiş, yanlış bir gidiş olur. Böyle bir gidişin yarın Kılıçdaroğlu’nu, Akşener’i, ya da yeniden seçilirlerse Ahmet Davutoğlu’nu, Ali Babacan veya Temel Karamollaoğlu’nu da Meclis dışına atıp hapse göndermesi önünde bir engel kalmadı ne yazık ki. Bunun bir sonraki adımında, zamanında Meclis Tahkikat Komisyonlarına kısmî yargı yetkisi verilmesi gibi bir adım izlemez umarım.
Bir konu daha var ki, onu başka yazıya bırakalım artık. Bu gelişmeler, AK Parti Meclis Grubu ve Genel Merkezindeki “Biz burada neciyiz?” sorularını da haklı çıkarıyor. Ülkenin Cumhurbaşkanlığındaki dar bir ekip tarafından yönetildiği ve onlara yönelik her yan bakışın üzerine şiddetle gidileceği algısı güç kazanıyor. Çok yazık.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

MİT Başkanı Kalın’ın Afganistan-Pakistan trafiği ne anlatıyor?

MİT Başkanı Kalın'ın Afganistan ve Pakistan temasları Katar ile eşgüdüm içinde bölgesel gerilimin düşürülmesini hedefliyor.

3 saat ago

Borsa skandalı: o yatla yurt dışına kayıt dışı para da çıkarıldı mı?

Borsa skandalında sorular artıyor. Pusula ve diğer fonların banka havalesi dışında yurt dışına kayıt dışı…

23 saat ago

Kim bu 12 kişi? Borsa zararını halk değil, vurguncular ödemeli

Patlayan fonlara TEFAS öncesi girip fiyat şişirip fahiş kârlarla çıkarak borsa skandalını tetikleyen isimler de…

2 gün ago

Terörsüz Türkiye Sürecinin Eksik Ayağı: Demokratikleşme

MetroPOLL anketine göre, halkın çoğunluğu Terörsüz Türkiye sürecinde demokratikleşme ayağının eksik kaldığı kanısında.

2 gün ago

Berlin Eyalet Meclisi seçimini Sol Parti Elif Eralp ile kazandı

Berlin eyalet meclisi seçimini, eyalet başbakanı adayı olarak Türk kökenli Elif Eralp'i gösteren Die Linke…

3 gün ago

Mehmet Uçum: Anayasa değişikliği seçimden sonra

Cumhurbaşkanı danışmanı Uçum'un yeni Anayasa tasarımı üzerine yazdıklarında hem MHP'yi hem de DEM'i rahatlatmaya yönelik…

3 gün ago