Afgan kadınların dostları, düşmanları: CKD’nin Taliban bildirisi

Makine Mühendisi

(Fotoğraf: Twitter /Human Rights Watch)

Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) Afganistan’daki gelişmeler üzerine düzenlediği çevrimiçi toplantılara yurtiçi ve dışından katılan kadınlar, küresel bir kadın dayanışmasını örgütlemenin aciliyeti konusunda fikir birliğine vardılar.  Afganistan halkını, özellikle kadın ve çocukları Taliban ile baş başa bırakan ülkelerin de Taliban’dan farksız olduğu, protesto edilmesi gerektiğinin dile getirildiği toplantılarda; kadınların hayatı ve geleceklerinin Taliban’a teslim edilmesi baraj kapaklarının açılmasına benzetildi ve “Hepimizin kaderi birbirine bağlı. Orada Afgan kadınlara yapılanlar bütün dünya kadınlarının kazanılmış haklarını etkileyecek” görüşü dile getirildi. “Hiçbir ülke Taliban yönetimini tanımamalı” denidi.

Toplantıda konuşan Afgan Mülteciler Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği kurucularından olan ve 13 yıl önce Türkiye’ye gelen Dr. Zakira Hekmat, Afganistan’da yıllar önce okuduğu ilkokulun Taliban tarafından ateşe verildiğini söyledi. “Babam hiç barış yüzü görmedi, ben görmedim, çocuğum da görmüyor” diyen Hekmat, Afganistan’da insanların kuşaklar boyu barış yüzü görmediğini vurguladı.

20 yıl sonra ülke yönetimine el koyan; kadınların işe ve okula gitmesini yasaklayan Taliban yönetiminde başta kadın ve kız çocuklarının yaşam ve özgürlüklerinin tehlike altında olduğu, özellikle kadın aktivistler, gazeteciler ve akademisyenlerin hayatlarından endişe edildiği belirtildi.

Taliban yönetiminin geçmişte olduğu gibi bugün de, başta kadın ve çocuklar olmak üzere Afganistan halkı için ağır tehdit oluşturduğunu vurgulayan kadınlar, tüm ülkelerdeki kadınları kendi hükümetlerine baskı yapmaya, sokaklar kan gölüne dönmeden harekete geçmeye çağırdılar.

Taliban gibi suç örgütlerine silah sağlayan ülkelerin sorumluluğuna da dikkat çeken kadınlar, “silahsızlanma ve barış” istiyoruz dediler. Emperyal güçlerin kendi çıkarları için dünyayı cehenneme çevirdiklerine işaret eden kadınlar artık yeter demek, değişimi daha örgütlü ve daha yüksek sesle talep etmek gerektiğini belirttiler. Kadınların ve toplumların özgür ve barış içinde yaşamaları için laikliğin vazgeçilmez önemini tekrar tekrar vurguladılar.

“Taliban’ı tanımıyoruz, Taliban’ı tanıyanı da tanımıyoruz” sloganıyla görüşlerini paylaşan EŞİK’in uluslar arası güçbirliği için çabaları sürerken, bir kadın derneğinden farklı bir ses yükseldi. 

“Bağımsız Afganistan” iddiası

Bağımsız Afganistan’ı tanıyoruz ve selamlıyoruz. Bağımsız Afganistan’ı tanımayanı da tanımıyoruz” diyen bu sesi duyanlar belki önce şaşırdılar, sonrasında ise tepkilerini dile getirdiler.  

Bir basın bildirisiyle Taliban’ın yönetimi ele geçirmesini bağımsızlık bunu da gerçek uygarlığa kavuşmanın ön şartı olarak tanımlayan söylem Cumhuriyet Kadınları Derneği’nden yükselmişti. Bu bildiri nedeniyle televizyoncu-haber spikeri Gülgün Feyman dernekten istifa etti, birçok kesim bildiriden böyle haberdar oldu.

Tüzüğünde kuruluş amacı Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Devrimleri ile kazanılmış olan ekonomik ve siyasal bağımsızlığın, özgürlük, demokrasi ve aydınlanmanın korunması, savunulması, ülke ve halk yararına geliştirilmesi için çalışmak” olarak tanımlanmış bir dernekti bu çıkışı yapan.  

Demokrasi ve aydınlanma amacına hizmet etmek için kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu, Afgan kız çocukları ve kadınlarının feryadına kulak vermek yerine, Taliban’ın ülkeyi şeriat rejimi ile yönetecek olmasının dert edilmemesini öneriyordu. 

Cumhuriyet Kadınları Derneği’ndeki gelişmelere bakılırsa, 1997 yılında derneği kuran Şenal Sarıhan’ın, 2020 yılında 36 şube başkanı ile birlikte istifa ettiğinde, bugünleri işaret ettiği söylenebilir. 

Sarıhan istifa gerekçesini açıklarken dernek politikalarının giderek gericiliğe teslim olduğunu, siyasi partilerden bağımsız olması gereken yapının, önce İşci Partisi, ardından da aynı ismin devamı olan Vatan Partisi’nin kadın kollarına dönüştüğünü, iktidar politikaları ile de özdeşleşen parti kuyrukçuluğunun tercih edildiğini, daha da ileri gidilerek, demokrasi ve özgürlük taleplerine düşman kesilen bir yönetimin başa geldiğini dile getirmişti. 

Canan Güllü’nün mesajı

Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin Taliban’ı destekleyen bildirisi ile ilgili Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’nün Halk TV’ye verdiği demeç pek çok kadın derneğinin CKD’ne karşı tepkisini büyüteceğinin sinyalini veriyor. 

Canan Güllü, “Kadın mücadelesinin bu kadar aşağılandığı, kadının görmezden gelindiği bir bildiriyi tarih not etmiştir ve unutmayacaktır. Cumhuriyet Kadınları Derneği’nin kendini fesih etmesi gereken bir süreç başlamıştır. Hele söz konusu olan özellikle terör listesinde adı anılan Taliban ise. CKD, Taliban’ın yaptığını doğru bulan bir sivil toplum kuruluşu olarak suç işlemiştir. Birçok örgüt ve bizler de suç duyurusunda bulunacağız. Bir kadın derneğinin teröre yardım ve yataklık yapan dernek sıfatında yer almaması gerekirdi” diyerek tepkisini dile getirdi. 

Kadın meselesi partiler üstü bir meseleyken, siyasi partilerin kadın dernekleri içerisinde hakimiyet sağlamaya çalışması ne yazık ki kadın dayanışmasına zarar verecektir.  Kadınlar olarak unutmamak gereken şey ise ne zaman ayrışmaya başlanırsa, ataerkil zihniyetin o kadar kazançlı çıkacağıdır. 

close

Yeni yazılardan haberdar olun!

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Bunları da beğenebilirsiniz...