Categories: Siyaset

Geniş koalisyon ihtiyacı ve Kılıçdaroğlu’nun zorlu yolu

Muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı alt etmesi ve parlamenter sisteme yumuşak geçişi için şimdiden geniş koalisyon anlayışıyla hareket etmesi gerekiyor. Daha önce İYİ Parti’nin Meclis’e girişi ve 2019 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara’yı AK Parti’den alan ittifak siyasetini üreten CHP lideri Kılıçdaroğlu bu süreçte de kilit rol oynuyor.. (Foto: Twitter)

Türkiye, 1970 ve 1990’ların kırılgan koalisyon hükümetlerinden şikayetle geldiği idari rejimde tek parti iktidarı adı altında koalisyon hükümetinin katmerlisini yaşıyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin en önemli kuruluş gerekçesini koalisyonlar dönemini geride bırakmak olarak açıklamıştı ama ilk sonucu fiili koalisyon dönemini başlatmak oldu.
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “partili cumhurbaşkanı olmaz” ısrarından vazgeçme şartı olan, ilk turda %50+1 oy eşiği nedeniyle Türkiye adı konulmamış, gayrı resmî bir koalisyon ile yönetiliyor. Resmî koalisyonlar bir protokol çerçevesinde yetki ve sorumlulukların paylaşılması üzerine kuruluyor. Oysa AK Parti-MHP Cumhur İttifakı yönetiminde Erdoğan hiçbir konuda Bahçeli’nin onayı olmaksızın yol alamıyor ama bütün sorumluluk Erdoğan ve AK Parti’ye ait.
Bu sisteme geçildiği 2017 yılından bu yana, ama aslında Erdoğan’ın ilk kez Cumhurbaşkanı seçildiği 2014 yılından bu yana kişi başına düşen milli gelir sürekli azalıyor. 2013’te 12 bin 582 ABD doları olan kişi başına düşen gelir, 2017’de 10 bin 696, 2020’de ise 8 bin 597 dolara düştü.

Sadece ekonomi değil, idare ve demokrasi de

Rakamlara boğmak istemiyorum. 2014’ten bu yana ülkenin toplam milli gelirinden Türk lirasına dek pek çok değer düşüşte ama işsizlik ve hayat pahalılığı çıkışta. Yolsuzluk iddiaları soruşturulamıyor, en yakın örnek Ticaret Bakanlığını bırakmak zorunda kalan Ruhsar Pekcan’ın durumu. Yargı kademeleri siyasi etkiyle belirleniyor. En yakın örnek İstanbul Başsavcısı İrfan Fidan’ın iki ay gibi bir sürede Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından önce Yargıtay üyeliğine, oradan da Anayasa Mahkemesi üyeliğine atanması. Anayasa Mahkemesiyse Meclis’in üçüncü büyük siyasi partisini (HDP) kapatmazsa kendisi kapatılmak tehdidine maruz kalıyor.
Türkiye yargı bağımsızlığından basın özgürlüğüne dek pek çok alanda dünya sıralamasında giderek geriliyor.
Bunun başlıca nedeni yürütmeyi dengeleme ve denetleme mekanizmalarının 2017 Anayasa değişikliğiyle kasti olarak zayıflatılması. O nedenle Bahçeli ara sıra, asıl muhalefet, denge ve denetlemenin MHP olduğunu söylüyor. Çünkü TBMM’nin denetleme yetkisi de iktidar blokunun baskısı altında.
Muhalefet bloku, ilk seçimde iktidarı ele geçirirlerse üzerinde anlaştıkları Anayasa metnini bugünlerde açıklayacak. İktidar bloku da muhtemelen yeni seçim yasası taslağını.

Muhalefet liderleri Meclis’te yer alacak mı?

Muhalefetin tek aday üzerinde birleşmesi halinde iktidarı alt etme ihtimali artık düşük bir ihtimal değil.
Muhalefet açısından önemli olan sadece CHP-İYİ Parti Millet İttifakının değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında diğer seçmenlerin de oyunu alabilecek bir aday etrafında birleşebilmek. Dolayısıyla muhalefet bloku seçimde Erdoğan’ı alt edebilirse, yeni düzeni kurmaya mevcut kurallarla başlayacak ama yeni bir parlamenter sisteme yumuşak geçişi sağlayacak kadroları şimdiden düşünmesi gerekiyor.
Bu güçlü bir koalisyon anlayışını ve kadrolaşmasını gerektiriyor.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti lideri Meral Akşener bakımından bir sorun yok. Kendi partilerinin başında seçime girecekler. Ancak örneğin DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ve Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal TBMM’ye girmek isteyecekler mi? Partileri şu anda yüzde 10 barajından, hatta düşerse yüzde 7 barajından da uzak görünüyor. Girmek isterlerse koalisyon dayanışması çerçevesinde CHP’den mi, İYİ Parti’den mi girecekler?

Kılıçdaroğlu kilit rol oynuyor

Diyelim muhalefet bloku seçimi kazandı. Bu durumda diğer muhalefet liderleri Meclis’e girmezlerse de koalisyon hükümetinde yer alırlar mı? Burada sorular var. Örneğin uluslararası planda adı geçen bir iktisatçı olarak Babacan’ın ekonomi konusunda sorumluluk üstlenmesi dış yatırımlar başta olmak üzere ekonomiyi rahatlatabilir. Adalet, Dışişleri, İçişleri, Savunma başta olmak üzere kilit bakanlıkların ve Cumhurbaşkanlığı yapısının muhalefet bloku içinde yetki ve sorumluluk paylaşımına gitmesi kaçınılmaz. Öyle görünüyor ki böyle bir paylaşım ancak bir “geniş koalisyon” formülüyle karşılanabilecek. Unutmamalı ki, mevcut Anayasa ile görevi devralıp o yetkileri kullanacak yeni hükümetin, Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme yumuşak geçişi sağlamak için azami dikkat ve uyum içinde çalışması gerekecek.
Bu noktada en ağır yük ve sorumluluk CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun omuzlarında. Kılıçdaroğlu önce 2018’de İYİ Parti’nin Meclis’e girmesini sağlamıştı. 2019’da da İYİ desteğiyle İstanbul ve Ankara belediye başkanlığını kazanan ittifak siyasetini de o üretmişti. Son videosundaki şu sözleri ilginç:
• “Nefsine yenilen sorumsuz liderler ve iktidarlarının yapamadığını ben yapmak istiyorum. Hayatımın bu aşamasında neyleyim ben sarayları, paraları? Ben nefsimi körelteli çok uzun yıllar oldu. Tek bir muradım var benim, o da milletimin gelecekte bana dua etmesindir o kadar.”
Şu anda Millet İttifakı içinde en önemli sorun adayın kim olacağı. Ama onun kadar, geniş koalisyon ihtiyacı gerçeğini kabullenip ona göre davranmak da önem taşıyor. Bu belki muhalefete seçim kazandıracak formüldür de.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Fon krizi: Bakan Yardımcısı ve SPK Başkanı gitti, soruşturma hâlâ yok

Fon krizi üzerinden tam 32 gün geçti ve SPK Başkanı istifasını verdi, damadı tutuklanan Bakan…

7 saat ago

AB Türkiye’yi otomotivde de dışlıyor. Ankara ne karşılık verecek?

AB'nin asıl olarak Çin'e karşı yükselttiği korumacılık duvarları, Gümrük Birliği anlaşmasını dahil etmeyince Türkiye'deki otomotiv…

16 saat ago

‘Made in Europe’: AB Türkiye’yi Dışlayarak Neyi Riske Atıyor?

Türkiye’yi Avrupa güvenliğinin vazgeçilmez ortaklarından biri olarak görürken ekonomik geleceğinin dışında bırakmaya çalışmak ciddi bir…

18 saat ago

Fransa ayakta: artık sadece Sarı Yelekliler yok, Kara Blok da sokakta

Fransa'da eğitim politikası ve hayat pahalılığını protesto için öğrencilerin başlattığı eylemler, Sarı Yelekliler ve Kara…

1 gün ago

Dış politikada yeni sorun olmadan Azerbaycan ile gerilim giderilmeli

Türk dış politikasında işlerin pek umulduğu gibi gitmediği bir dönemde Azerbaycan ile yaşanan gerilim, soruna…

2 gün ago

İmamoğlu: “Ey Cumhurbaşkanı, bu pusu düzeninden kendini de koru”

Dört gün süren, ağırlıkla siyasi nitelikteki savunmasını tamamlayan İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Bu kalleş, pusu düzeninden"…

2 gün ago