Ukrayna-Rusya Savaşı, Kriptopara, Telegram ve TikTok

Savaşı oturma odalarına taşıyan ilk medya organı, I. Körfez Savaşını uydu bağlantılarıyla canlı yayınlayan CNN idi. Ukrayna-Rusya Savaşında ise bu sefer savaşı canlı olarak çeşitli sarsıcı olaylarla TikTok ve Telegram doğrudan avuçlarının içindeki ekranlara taşıdı, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky’nin Batı’daki desteğinin artmasının bir nedeni oldu. Hatta batı basını Zelensky için “İnternet Sansasyonu”, “Savaşın Yıldızı” gibi ifadeler kullanıyor (aslında “breakout” yani haberlerin yıldızı diyorlar).

Diğer yandan 15 yıla yakın zamandır kripto parayı görmezden gelen batılı yönetimler ve finans kurumları ise ilk defa gözlerini dikip, “acilen bu alanı düzenlememiz lazım” demeye başladılar. Önce AB’nin 1 yıl içinde bu alanı düzenleyeceğini duyduk[1], arkasından Joe Biden Amerikan devlet kurumlarının acilen çalışmalarını istedi[2].

Teknolojinin kullanıldığı birkaç olaya yakından bakalım.

Gerçek Zamanlı Verilerin Görselleştirilmesi

İnternetin kullanıldığı bir alan, olayların takibi.  Michigan Üniversitesi siyaset bilimci Yuri Zhukov tarafından oluşturulan, Ukrayna’daki şiddeti gerçek zamanlı olarak takip eden bir harita yayınlandı. Aşağıda bu haritadan bir kesiti görüyorsunuz.

Sosyal bilimciler, ortaya çıkan çatışmayı analiz etmek için açık kaynaklı verileri ve bilgi paylaşmak için sosyal medyayı kullanıyor. Yukarıdaki rakamlar çeşitli bölgelerdeki anlık askeri olaylar. Askeri olmayan çatışmalar da haritanın diğer bir seçeneği olarak mevcut (haritanın canlı halini tıklayarak görebilirsiniz).

Sosyal Medyanın Savaşlardaki Rolü

Sosyal medya zaten bir süredir savaşları değiştiriyor; savaşçıları işe almak, eylem düzenlemek, haber ve propaganda yaymak ve tam tersine hükümetler-kolluk güçleri için istihbarat toplamak açısından önemli araçlar haline geldi.

Örneğin IŞID’ın, Bako-Haram gibi grupların savaşçılarını sosyal medya propogandaları ile topladıkları çokça tartışılan bir konu oldu. Ukrayna-Rusya savaşı sırasında da hem fiziksel, hem de siber alanda gönüllü – yabancı savaşçıların sosyal medyada örgütlendikleri görüldü.

Bu arada hatırlatalım, bunun tersi de var. 2010’ların başındaki Arap Baharı yine sosyal medya üzerinden örgütlenmişti. O günlerde sosyal medyanın “özgürlük teknolojisi” olacağı fikri vardı. Ancak Arap Baharı, Arap Kışı’na döndüğünde görüldü ki, bir grup insanı protesto için örgütlemeyi kolaylaştırıyor, ama aynı zamanda hükümetlerin bu insanları takip etmesini de sağlıyor.

Ukrayna-Rusya savaşında ise hükümetlerin farklı bir kullanım tarzını gördük. Beyaz Saray, 10 milyondan fazla takipçisi olan 18 yaşındaki Ellie Zeiler gibi TikTok etkileyicilerine (influencer) Ukrayna savaşı hakkında özel bir brifing verdi. Kendi izleyicileri için önemli haber ve bilgi kaynakları olan genç etkileyicilerin mesajlarını şekillendirmeyi planladı.

Bazı uzmanlar bunu “bu teknoloji şirketlerinin gücünün, devletin gücüne karşı oynadığını görmeye başladığımız internet tarihinde büyük bir andır ve interneti sonsuza dek değiştirecektir” şeklinde yorumluyor.

TikTok ve Telegram’ın, Ukrayna-Rusya Savaşındaki Rolleri

Bu savaşta, Telegram ve TikTok gibi daha yeni platformlar, Facebook ve Twitter gibi daha iyi bilinen bazı platformların önüne geçti.  Örneğin, Facebook’taki Ukraynalı gruplar, Rus işgalinden hemen önce Facebook’un tehlikeye girebileceğini düşündükleri için iletişim için başka kanallar oluşturmaya başladılar. Dolayısıyla Telegram Ukraynalılar arasında, bilgi almak ve haber paylaşmak için çok önemli bir alan oldu.

Bu arada Telegram’ın kurucusu Pavel Durov için “Rus” tanımlaması yapılsa da, kendisi savaşın ilk günlerinde, 9 martta yayınladığı mesajında şöyle yazmıştı:

“Gönderilerimi takip ediyorsanız bilirsiniz ki annem tarafından Kiev’den ailemin izini sürüyorum. Kızlık soyadı Ukraynalı (Ivanenko) ve bugüne kadar Ukrayna’da yaşayan birçok akrabamız var. Bu trajik çatışmanın hem benim hem de Telegram için kişisel olmasının nedeni budur. Bazı insanlar, bir zamanlar Rusya’da yaşadığım için Telegram’ın Ukraynalılar için daha az güvenli olup olmadığını merak etti. Bu insanlara Rusya’daki kariyerimin nasıl bittiğini anlatayım. Dokuz yıl önce Rusya ve Ukrayna’nın en büyük sosyal ağı olan VK’nın CEO’suydum. 2013 yılında, Rus güvenlik kurumu FSB, Rusya yanlısı bir Devlet Başkanını protesto eden Ukraynalı VK kullanıcılarının özel verilerini onlara vermemi istedi. Bu taleplere uymayı reddettim çünkü bu, Ukraynalı kullanıcılarımıza ihanet etmek anlamına gelebilirdi. Daha sonra kurduğum şirketten kovuldum ve Rusya’dan ayrılmak zorunda kaldım.”

Ancak Telegram’ın her 2 taraf için propaganda ve yanlış bilgilendirme için sıcak bir bölge haline geldiği ve sahte videolar gibi yeni taktiklerin ortaya çıktığı kaydediliyor.

Sosyal medya, Ukraynalılara Kanada, Amerika Birleşik Devletleri veya Avrupa’daki diaspora topluluklarıyla daha kolay iletişim kurma olanağı sağladı. Zelensky’nin ise direnişi ve yaşam kanıtını göstermesini sağlayan videolar yayınlaması ve Avrupalı liderler üzerinde baskı oluşturmasına olanak verdi.

Bu videolar mağdur durumda olan Ukrayna için başarılı bir propogandaya döndü. Yabancı ve gönüllü savaşçıların örgütlenmesine de neden oldu. Bunların yanısıra savaş alanındaki başarılarını ve Ruslar tarafından işlendiğini kaydettikleri vahşet görüntülerini yayabildiler.

TikTok Videoları Manipülasyon için Daha Uygun Gözüküyor

TikTok kısa video yayınladığı için, sahte video yayınlamak konusunda daha rahat. Ukrayna-Rusya savaşında, TikTok üzerinde içeriğin manipüle edilmiş şekli görüldü. Sanki Ukrayna’daki savaştan sahneler gibi gösterilen video oyun parçaları çokça yayınlandı.

Ya da umutları kırmaya yönelik olarak yorumlanan bir olay da Ukraynalıların ABD ve NATO’dan yardım geleceği inancına oynayan videolar oldu. ABD’nin çoktan uçak gönderdiğini öne süren ve paraşütçülerin yere inmekte olduğunu gösteren videolar yayıldı. Bunların dezenformasyon olduğu ancak haber kaynaklarında yalanlanınca anlaşıldı.

Çeşitli haberlerin yayıldığı görüldü. Örneğin Ukraynalıların bir esir Rus askerini öldürdüğü video sonradan yalanlandı.

Bu arada TikTok’un Rusya içinde yasaklandığı anlaşılıyor. Çünkü Tracking Exposed isimli, Avrupalı dijital haklar organizasyonunun algoritmik araştırmasına dayanan grafik şöyle bir görüntü arzediyor. Burada savaş taraftarı ve olmayan içerikleri görüyorsunuz. Savaş taraftarı aynı kalırken (ki muhtemelen yasaklamadan etkilenmeyen bağlantıları olan devlet trolleri), savaş aleyhtarı olan Rusların sesi kısılmışa benziyor.

Kripto Para

Savaşın ilk günlerinde de işaret ettiğimiz gibi kripto para artık bir eşik atlamış olabilir[3].

Kripto paralar, haklarında pek çok komplo teorisi üretilse de, aslında sistemi yıkmak için yani dünyanın yüzde 90’ını fakirliğe doğru itmekte olan kurulu finans sistemine bir tepki olarak doğdu. Bu nedenle de, gerek finans çevreleri, gerekse hükümetler bu tür paraları görmezden geldiler. Zaman zaman saldırı yaptıkları (botnetlerle Bitcoin’in fiyatını şişirip, sonra çöktürmek gibi) öngörüldü ama resmi olarak kabul edilmediler.

Ama görülen o ki, Rusya yaptırımlara hazırlıklıydı. Ukrayna savaşı öncesinde 643 milyar $’lık Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyarını kripto paraya çevirdiği duyulunca, önce Avrupa Birliği “dijital euro” yasasından bahsetmeye başladı[1], arkasından Joe Biden kripto paraların kontrol altına alınması konusuna yönelik çalışma başlattı. Janet Yellen’ın da Biden emri konusundaki gönülsüz konuşmasında bazı prensiplerden bahsettiğini gördük.

Kripto para konusunda yeni bir eşik aşılmış durumda. Bugüne kadar sahne arkasında yapılan mücadelenin, artık sahne önüne döküldüğünü görecek gibiyiz.

Ama bir yandan da not edelim; kripto paraların daha yemesi gereken bir fırın ekmek var. Enerji konusundan bahsetmiyorum, Ama sistem merkeziyetsiz olması için tasarlanmış olsa da, bugün tekelleşen madencilik havuzları gücü elinde tutuyor. Dolayısıyla kripto para mevcut sistemden bir kaçış ama hala gelişmesi lazım.

Sosyal Medya Algoritmaları Neyi Gösterdi, Neyi Göstermedi?

Bu arada kritik bir konu da, “algoritmalar” oldu. Biliyorsunuz, algoritmaların şiddet görüntülerini engelleme özelliği var. Dolayısıyla acı verici veya kanlı şeyleri göstermiyor. Şiddet olaylarının halka açık yayınlanmasının sakıncalarına rağmen, şaşırtıcı ama uzmanlar bunun Ukrayna’da olanların tam bir resmini elde etmek açısından sorun olduğu görüşünde.

Kritik Altyapıya Saldırı

Siber saldırıları başından beri izliyoruz. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının en önemlisi 2015 yıl sonundaki elektrik kesintisi oldu. 700 bin kişiyi elektriksiz bırakan saldırı BlackEnergy isimli truva atı ile yapılmıştı. 13 nisanda Rusya’nın GRU askeri istihbarat teşkilatının siber saldırısı 2 milyon kişinin yaşadığı bir alanın elektriksiz kaldığı raporlandı. Alanın adı verilmedi[5].

Siber saldırıların en önemlilerinden birisi kritik altyapılara yapılacak saldırılardır. Henüz bu tür saldırı çok yapılmıyor. Ama ABD’deki New York su sistemine İranlıların saldırdığı gibi haberleri de duyduk. Bu bölgedeki hayatı felce uğratacak olan, su, elektrik, ısınma, haberleşme gibi kritik altyapılara yapılacak olan saldırıları kapsıyor.

Rusya’nın saldırdığı düşünülen diğer bir kritik yapı, Viasat uydu sistemi oldu. 24 Şubatta başlayan saldırı sonucunda Avrupa’daki çok sayıda uydu TV seyircisinin modemleri kullanılamaz hale geldi. Bu saldırının hedefinin Viasat’ın Ukrayna ordusuna uydu internet hizmetleri sağladığı bilindiği için, konuşlandırılmış “akıllı silah” sistemleri arasındaki iletişimi bozmaya yönelik olabileceği düşünülüyor.

Ukrayna-Rusya savaşına yönelik teknolojik konuları incelemeye ve sizlere iletmeye devam edeceğiz.

[1] Dijital Euro Yasası 2023’ün Başlarında Geliyor

[2] Biden Kripto Para için Beklenen Talimatı Yayınladı

[3] Ukrayna-Rusya Savaşının Başrollerinden Birisi Kripto Para’ya Ait

[4] Rusların 200 Milyar $’lık Kripto Rezervi ve Bitcoin’in Belirsizliği

[5] Rusya’nın, Ukrayna’nın Elektrik Sistemine Saldırdığı Raporlanıyor

[6] Savaşın Siber Yönü; Ukrayna İnternet Servislerine Saldırı Sürüyor

close

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Bunları da beğenebilirsiniz...