Ekonomi

MÜSİAD Suriyeliler kalsın dedi Erdoğan yarım-çark etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan MÜSİAD Başkanı Asmalı’nın (sağda) Suriyeli ve diğer sığınmacıların ucuz işgücü talebinden vazgeçmek istememesi üzerine siyasetini yeniden değiştirdi ama faturayı da çıkardı. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Daha birkaç gün önce 1 milyon kadar Suriyeli sığınmacıların gönderilmesi hazırlıklarından söz eden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 9 Mayıs’ta “MÜSİAD 32. Kuruluş Yıldönümü” toplantısında yeniden sahip çıkması belki herkesten çok muhalefeti şaşırttı. CHP’den yapılan açıklamada Erdoğan’ın Suriyeliler siyasetinde değişen bir şey olmadığının görüldüğü söylendi.
Hükümetin Suriyeliler siyaseti 10 Mayıs’ta siyasetin birinci gündem maddesi oldu. Amerikan dolarının 15 lirayı aşması, hükümetin ekonomi siyaseti uygulayıcılarının övündüğü 14,5 lira “istikrarının” da bozulduğu haberi dahi sığınmacılar tartışmasını bastıramadı.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar Sözcü’den Deniz Zeyrek’e sınırlarımızın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun öne sürdüğü gibi “kevgire dönmediğini” söyledi, suçu -kendisinin de Genelkurmay Başkanı olduğu- 2016 öncesi “açık kapı” siyasetine attı. MHP lideri Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın teskin edici sözlerine rağmen sorunun Türkiye’nin “yumuşak karnı” olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu ise Erdoğan’ı Ortadoğu’da “emperyalistlerin maşası” ilan etti, Suriye siyaseti nedeniyle.
AB Türkiye Temsilcisi Nikolaus Meyer-Landrut bile topa girdi, “koşullar oluşmadı” diye, Avrupalılar Türkiye’nin “Müslüman sığınmacılar kampı” olarak kalmasını istiyor.

MÜSİAD neden karşı çıkıyor?

Peki, Erdoğan gerçekten birkaç gün arayla yine U-dönüşü yapmış, tam çark mı etmişti?
Hem Erdoğan’ın 9 Mayıs’ta MÜSİAD toplantısında yaptığı konuşmanın hem de Rizeli inşaatçı hemşerisi MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı’nın 10 Mayıs’ta Bloomberg TV’de yaptığı konuşmanın satır aralarını okuyunca ve biraz soruşturunca tam öyle olmadığı görülüyor.
Erdoğan Suriyeliler konusunda, evet birkaç gün arayla yine dönmüştü ama bu U-dönüşü değil, L-dönüşü, tam çark değil yarım-çark dönüştü.
İşin aslı şu. MÜSİAD, Erdoğan’ın muhalefetin yanı sıra kendi seçmen tabanından da gelen baskıyla 1 milyon kadar Suriyeliyi geri gönderme sözlerinden rahatsız olmuş. Nedenini Asmalı’nın şu sözlerinden çıkarmak mümkün:
“Maalesef Türkiye’de iş beğenmeme gibi bir durum var. İnsanlar ağır işlerde, emek yoğun işlerde çalışmak istemiyor. Çalışsa da verimli olmuyor. Yabancı uyruklu işçiler bu işlerde daha fazla çalışıyor.”
Mülteci statüsü dahi olmayan ve boğaz tokluğuna çalışmak zorunluğunda olan insanların sosyal güvenliği var mı? Sigortası yapılıyor mu? Vergisi veriliyor mu? Bu soruların yanıtı yok.

Briket-ev havuzu için pamuk eller cebe

Benzeri sözleri daha önce duymuş muyduk? Evet. AK Parti Genel Başkan Yardımcılarından Mehmet Özhaseki, pek çok orta ve küçük ölçekli işletmenin sığınmacı çalıştırdığını, bunlar giderse Anadolu’da bazı şehirlerin ekonomisinin çökeceğini söylemişti.
Erdoğan da MÜSİAD toplantısında “kendi istekleriyle giderler, onları kovmayacağız” teminatı verdi ama şu hedefi de MÜSİAD’çılara açıkladı: Suriye’nin kuzeyinde 100 bin briket ev yapılacaktı.
Ama İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sormamış mıydı daha birkaç gün önce sığınmacı çalıştıran yatırımcıların neden hükümete sahip çıkmadığını?

Fatura sadece MÜSİAD üyelerine değil

Erdoğan “madem işinize yarayanlar kalsın istiyorsunuz” diyordu adeta MÜSİAD hitabında, “o zaman işinize yaramayanların masrafını siz üstlenirsiniz”. Bunun anlamı Suriye’de dönenler için yeni briket evlerin yapım maliyetinin iş dünyasından çıka(rıl)acağı, bu amaçla bir briket-ev havuzu kurulacağı idi.
Zaten Asmalı hemen orada Suriye’de “640 hanelik bir MÜSİAD Köy” kurulmasını üstlendiklerini ilan etti.
O kadarla kurtaracaklarını pek sanmıyorum, Cumhurbaşkanına siyasetini değiştirtmenin bir maliyeti olacaktır.
Ama denklem de ortada, seçmen baskısıyla Suriyeli sığınmacılar siyasetinde U-dönüşüne hazırlanan Erdoğan, seçimlerde sırtını güvenle dayanacağına inandığı MÜSİAD çevresinin talebini kabul etmiş bunun için de bir fatura kesmiş görünüyor. Tabii bu faturayı sadece MÜSİAD ödemeyecek, başta kamudan iş alan müteahhitler olmak üzere Erdoğan’ın etki alanındaki pek çok yatırımcı ödeyecek. Onlar bu faturayı kime yansıtacak dersiniz?
Evet, bildiniz.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

NATO’nun Kimlik ve Yön Krizinde Türkiye’nin Konumu

77 yıl önce bugün, 4 Nisan 1949'da kurulan NATO'ya (Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü) Türkiye, Yunanistan'la…

1 saat ago

Londra’nın Hürmüz Hamlesi: Starmer Ne Hedefliyor?

Perşembe günü Londra’nın öncülüğünde düzenlenen çevrim içi Hürmüz toplantısı ilk bakışta enerji güvenliği için atılmış…

1 gün ago

İBB Davasında Ara Karar: 18 Tahliye, Başkanların Tutukluluğu Devam Ediyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107'si tutuklu  402 sanıklı davada…

1 gün ago

CHP’nin Ara Seçim Önerisinin İki Ciddi Riski ve İmamoğlu’nun Durumu

CHP lideri Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in şafak operasyonuyla gözaltına alındığı, birkaç…

2 gün ago

Ankara, İran Savaşı’nın Sünni-Şii Çatışmasına Dönüşmesi Endişesinde

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 1 Nisan’da AK Parti grubuna hitabından CHP lideri Özgür Özel’le söz düellosu…

2 gün ago

Hürmüz Asya’nın Şah Damarıysa, Malakka Onun Boğazıdır

Hürmüz Boğazı küresel bir boğaz; genellikle küresel enerji sisteminin kalbi olarak tanımlanıyor. Doğru ama eksik: …

3 gün ago