Siyaset

Dış politikada “tatsızlık çıkmasın” günleri: İngiltere, Rusya ve Libya

Rus donanmasının Şükrü Okan adlı yük gemisini durdurup arama yaptığı sırada Türk mürettebatın güvertedeki görüntüleri. İngiltere ve Libya örnekleriyle birlikte dış politkadaki tepkisizliği anlatan “tatsızlık çıkmasın” günlerinin örneklerinden biri.

Yazının başlığı “Varan 3” de olabilirdi. Mevlüt Çavuşoğlu bakanken dünyanın dört köşesindeki bizle ilgisi olsun olmasın her konuya laf söylediğimiz günlerden Hakan Fidan döneminde bizi gayet ilgilendiren konularda açıklama yapmadığımız günlere geldik. Dış politikada “Tatsızlık çıkmasın” günleri dememin de bir nedeni var; aslında üç nedeni.

Önce İngiltere’yle göç anlaşmasını imzaladığımızı İngiliz medyasından öğrendik.

Sonra Türk bayraklı olmasa da bir Türk vatandaşına ait Türk mürettebatlı yük gemisinin Rus donanması tarafından durdurulup arandığını Rus medyasından öğrendi Türk kamuoyu da dünya kamuoyu da.

Üçüncüsü, ki bu henüz büyümedi, Türkiye’nin Libya’nın El Hums limanının askeri üs yapılmak üzere kiralandığı iddialarını da Libya medyasından ve onlardan kapıp büyüten Rus ve Yunan medyasından.

Onlar yazmasa, muhalefet sormasa…

İngiltere’yle imzalanan göç anlaşmasına muhatap olan İçişleri Bakanlığı -pek de ayrıntı içermeyen- yazılı açıklamasını CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkışı ardından yaptı. Anlaşma İngiliz polislerinin de Türkiye’de görev yapıp kaçak göçmen taşıyan teknelerin tedarik zinciriyle mücadeleyi amaçlıyordu. Konu yine İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya ait Sahil Güvenlik Komutanlığını ilgilendiriyordu ama Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından imzalanmıştı. Belli ki bir tatsızlık çıkmasın diye açıklamak istememişlerdi ama yetki İçişlerinde olsa da Türkiye’nin dış politikasıyla ilgili bir durumdu.

Rus donanmasının Ukrayna limanına giden Paulu bayraklı Türk gemisini durdurup mürettebatını bir süre alıkoyması üzerine ilk resmi bilgi de yine CHP’i Namık Tan’ın sosyal medyadaki “Açıklama yapacak mısınız?” çıkışı ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden yalanlama şeklinde geldi. Ruslar gemiyi uluslararası sularda durdurmuşlardı. (İnsanın içinden “Yok bir de Türk karasularında durdursalardı” demek geçiyor.) Hem Türk bayrağı değil Paulu bayrağı taşıyordu. Ama “Rusya federasyonundaki muhataplar uygun şekilde ikaz edilmişti.

Aman bir tatsızlık çıkmasın

Dışişleri mi, Cumhurbaşkanlığı mı ikaz etmişti acaba “uygun şekilde”? Öyleyse neden açıklama yapılmamıştı?

Dezenformasyon Merkezi’nin yalanlaması da buram buram “şimdi tatsızlık çıkartacak zaman değil” kokuyordu.

Libya ayrı bir hikâyeydi.

15 Ağustos’ta Libya medyasının verdiği habere göre Türkiye El Khums limanını 99 yıllığına kiralamıştı; Türk Silahlı Kuvvetleri burayı Akdeniz’de bir üs olarak kullanacaktı. Haber Türkiye’de savunma sanayi alanında haber yapan iki site tarafından alındı. Ardından Rus ve Yunan medyaları geldi. Libya hükümetinin böyle bir kiralama ve üssün söz konusu olmadığını söylemesi ciddiye alınmıyordu.

YetkinReport’un güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre, Libya hükümeti 5 Ağustos’ta hem sivil hem askeri amaçlarla kullanılan limandaki sivil birimleri ayrı bir yere taşıma kararı almıştı. Ancak oradan çıkmak istemeyen Libyalılar “Türkiye geliyor” algısıyla karatı geri aldırtmak istiyorlardı. Yoksa ne Türkiye böyle bir başvuruda bulunmuştu, ne böyle bir kiralama söz konusuydu.

Dış ilişkilerde gözler kimde?

Peki ben bu bilgiyi size neden “güvenlik kaynakları” diye aktarıyorum? Neden Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ya da Millî Savunma Bakanlığı açıklaması olarak veremiyorum. Çünkü birincisi, resmi bir açıklama yok, ikincisi de bu günlerde Ankara’da kimse dış politika nedeniyle Türkiye’nin daha  geniş anlamda dış ilişkilerinde bir tatsızlık çıksın istemiyor.

Şu anda Türkiye’nin dış ilişkilerinde gözler ne Hakan Fidan’da ve MSB Yaşar Güler’de ne de İçişleri bakanı Ali Yerlikaya’da, ama Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’te.

Şimşek para bulmaya çalışıyor. Ondan olmasın bu dış politikada “tatsızlık çıkmasın günleri?

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Fas’tan İspanya’ya göçmen akını: Dip dalga Akdeniz’in Batısını vurdu

  Siyaset konuşurken “dip dalgası geldi, gelecek” diye konuşmayı pek seviyoruz ya… Aslında arada başımızı…

40 dakika ago

“Yeni”nin cazibesi ve Yeni Parti programı

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada  Ankara Bölge Adliye…

7 saat ago

Ankara’da büyük kırılma yaklaşırken öncü sarsıntılar devam ediyor

Tek başına baktığınızda, Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi’ni feshedip aktif siyaseti bırakması da, CHP’nin kara kutusu…

8 saat ago

CHP’li Belediyelere Yönelik Operasyonlar Devam Ediyor:Erdal Beşikçioğlu’na da Gözaltı

Bugün (30 Temmuz) sabah saatlerinde  "Sayıştay raporları, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde alınan şüpheli ifadeleri, müşteki…

1 gün ago

Ege ve Akdeniz’de Yangınlara Müdahale de Tehlike de Sürüyor

Türkiye'nin çeşitli illerinde çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale sürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı…

1 gün ago

Davutoğlu, aktif siyasetten ayrıldı, Gelecek Partisini feshetti

Ahmet Davutoğlu, sürpriz bir kararla parti siyasetini bıraktığını ve Gelecek Partisi'ni de feshettiklerini duyurdu. Davutoğlu…

2 gün ago