Siyaset

Erdoğan’ın Bahçeli’ye desteği hâlâ mesafeli: B-planı mı var?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortağı MHP lideri Bahçeli’nin Öcalan açılımına destek verirken dahi “iktidar ve ittifak” ayrımını yapıyor. Fotoğraf 29 Ekim 2024 töreninden, Beştepe’den. Soldan sağa: TBMM Başkanı Kurtulmuş, Emine Erdoğan, Erdoğan, Bahçeli, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz. Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim kabul resminde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Öcalan açılımı” üzerine söyledikleri medyanın çoğu tarafından “Nihayet konuştu, açık destek” kıvamında görüldü. Oysa Cumhurbaşkanının sözleri ne CHP lideri Özgür Özel ne de DEM Eş-başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Önce Erdoğan konuşsun” taleplerine karşılık verecek açıklıkta. Bu da siyaset kulisinde Erdoğan’ın bir B-planı bulunduğu ve Bahçeli’nin çıkışı tutmazsa onu devreye alacağı yolunda spekülasyonlara yol açıyor.

“İktidar ve ittifak” ayrımı

Örneğin Erdoğan’ın sözlerindeki “Cumhur İttifakı ortağımızın” atfı dikkat çekici.

“Cumhur ittifakı ortağımızın ortaya koyduğu yaklaşım önyargısız değerlendirilmeli” derken, Bahçeli’nin çıkışını ortaklık zemininde değerlendiriyor ama orada duruyor; yaklaşım hâlâ “ona” yani ortağına ait.

Konuşmasındaki “Biz iç cepheyi sağlam tuttukça ne terör örgütleri ne de onları besleyip semirterek üzerimize salan şer güçleri emellerine ulaşamayacaktır” beyanı özel olarak Bahçeli’ye açık destek olmaktan çok, terörle mücadele her söz konusu olduğunda Cumhurbaşkanının söyleyebileceği türden bir cümle. Daha önce kurduğu “İktidar ve ittifak olarak bir adım atmadan her şeyi hesaba katıyoruz” cümlesinde de “iktidar” ve “ittifakı” iki ayrı özne olarak anıyordu.

Oysa kamuoyu Bahçeli’nin çıkışını, daha ilk anda iktidarın çıkışı olarak algıladı. Zaten Bahçeli’nin 22 Ekim’de “Umut hakkı” havucunu göstererek PKK lideri Abdullah Öcalan’ın gelip Meclis’te PKK’ya dağılma çağrısı yapmasının ertesi günü DEM Parti Milletvekili yeğeni Ömer Öcalan’ın İmralı’ya gidişi bunun bir “devlet projesi” olduğunun kanıtı gibiydi.

Hal böyleyken “iktidar ve ittifak” söylemi B-planı ihtimalini güçlendiriyor.

B-planı ve anketler

Hem iktidar hem muhalefet çevrelerinde gözler Erdoğan’ın AK Parti grubunda yapacağı konuşmaya çevrildi. Ya da seçmen nabzını ölçen ilk anket sonuçları alındıktan, belki ek olarak Kandil’den ilk açık işaretler alındıktan sonra yapacağı ilk konuşmaya. Anketler Erdoğan’a bu açılımla AK Partinin Kürt oylarını arttırıp arttırmayacağını da gösterecek.

Bu konuda görüştüğümüz bir diplomatik kaynak artık günler kalan ABD Başkanlık seçimleri sonrası oluşacak uluslararası atmosfere de dikkat çekiyor. Özellikle ABD’nin PKK’nın Suriye koluyla -kendi kurdurduğu paravan örgüt- SDG üzerinden işbirliği açısından da Bahçeli’nin çıkışıyla bir bağlantısı bulunuyor.

Yine Ankara’daki diplomatik kuliste yakın bir zamanda uluslararası bir toplantıda bir Türk generalinin NATO meslektaşlarına terör sorununa çok yakın bir zamanda son vereceklerini söylediği konuşuluyor.

Bir yandan da hem Erdoğan hem Bahçeli’nin bu çıkışın “son fırsat” olduğu söylemleri var. Bu da bizi B-planı ihtimalinin DEM’i sistem içinde tutarak PKK’nın üzerine uluslararası ilişkileri de zorlayarak gitme üzerine kurulmuş olabileceğine götürüyor.

MHP, DEM ve CHP’nin riskleri

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Bahçeli’nin bu çıkışla büyük siyasi risk aldığını söylemesini de kayda almak lazım. Bahçeli 1999’da Öcalan’ın idam cezasının AİHM değerlendirmesi sonuna bırakılması ve 2002’de idam cezasının kaldırılması sırasında hükümet ortağıydı ve o zaman da risk almıştı.

Öte yandan DEM Parti’nin de aldığı bir risk var: Ahmet Türk’ün deyişiyle aynı sosyal tabanı paylaştıkları PKK ile devlet arasında sıkışmak olarak özetlenebilir bu risk.

Erdoğan’ın gelen anketler ve uluslararası mesajlara bakarak Bahçeli’yi ortada bırakması beklenmemeli. Ancak Bahçeli gibi Erdoğan da keskin dönüşleriyle bilinen siyasetçiler.

Siyaset kulisindeki bir başka görüşe göreyse henüz B-planı için erken ve Bahçeli’nin çıkışı zaten A-planının ilk aşaması: Erdoğan girişimi eline alıp ikinci aşamaya geçmek için kendi belirlediği koşulların oluşmasını bekliyor.

CHP lideri Özel’in “Bahçeli aradan çıksın, Erdoğan konuşsun” dediği ortamda İstanbul Esenyurt Belediye başkanı Ahmet Özer’in PKK soruşturması gerekçesiyle gözaltına alınıyor. İnsanın aklına savcılığın on yıldır süren telefon dinlemelerini eyleme geçirmek için Bahçeli’nin Öcalan açılımını mı beklediği sorusu takılıyor.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Ankara’dan İsrail’e iki mesaj: Oyuna gelmeyiz, izin vermeyiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 18 Ağustos akşamı Ordu Radyosu’nun podcast servisine yaptığı açıklamada o sabah…

1 gün ago

Demokrasi yolu Silivri değil, İmralı’dan mı geçer? Öcalan neyi amaçlıyor?

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1 Ağustos’ta İmralı’ya giden DEM heyetiyle görüşmesinde söylediklerini gazeteci Ruşen Çakır…

2 gün ago

Kuzey Buz Denizi Yeni Süveyş Olabilir mi?

Haritaya bakınca insanın ilk tepkisi şu oluyor: Neden Çin’den Avrupa’ya giden gemiler binlerce kilometre güneye…

2 gün ago

İsrail, Suriye’yi vurmadan önce Türk heyeti oradaydı; gerilim yüksek

İsrail savaş uçakları 18 Ağustos'ta, sabaha karşı, saat 02.50’de Suriye’nin İdlib şehri yakınlarındaki Ebu Zuhur…

3 gün ago

Dalgalandım da duruldum: Türkiye, Yunanistan’ı Deniz Parkı’yla yanıtladı

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” beklenenin aksine…

3 gün ago

Filiz Ali: Müzik ve müzik eğitimine adanmış bir ömür

Türkiye’nin değerli bilim, sanat, eğitim ve kültür insanlarıyla, çalışmaları ve dünyaya bakışları üzerine sohbetleri Murat…

3 gün ago