Siyaset

İkinci Trump dönemi. Nasıl kazandı? Türkiye’yi nasıl etkiler?

Trump, Harris’in seçim silahlarının geri tepmesi yüzünden de kazandı. Türkiye’nin şu anda radar ekranında bulunmaması Erdoğan’ın şansı.

ABD’de İkinci Donald Trump dönemi başlıyor. Zafer konuşmasında “Amerika’ın altın çağının” başladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Daha adil dünya” dileyerek kutladı. (*)

İlk değerlendirmelere göre Cumhuriyetçilerin Trump’la seçimi kazanmasındaki en önemli etkenlerden birisi, Demokratların Trump’ın karşısına onun kadar güçlü bir aday çıkaramamış olmaları görünüyor. Demokratlar, Joe Biden’ın zihni melekelerindeki sorun nedeniyle Kamala Harris’in belki Trump’ın kaba sabalığına ve belli konulara faşizan yaklaşımına karşı liberal bir ışıltılar getirebilirdi, ama Amerikan halkının bunun gerçek sorunlarına bir çözüm getirmeyeceği kanısına vardığı anlaşılıyor.

Başka önemli nedenler de var.

Suikast girişimlerinin getirdiği mağduriyet etkisi üzerine henüz rakama dayalı yorum yok.

Ama örneğin, Harris’in büyük şehirlere yönelirken kırsal kesimi ve beyaz Hristiyan oyları ihmal ettiği eleştirisi var. Üstelik, Harris kendisi de beyaz olmamasına rağmen Demokratlar siyah ve latino oyları koruyamamış. Kapağı ABD’ye atan Meksikalı ve dünyanın her yerinden göçmenlerin -tıpkı İstanbul’a altı ay önce gelenin “İstanbul’a akından” şikâyeti gibi”- Trump’ın daha fazla göçmen almama siyasetine destek olmuş. Bunda Trump’ın siyah ve latino gençleri, -pek de yabancı olmadığımız- okumuş-yazmış düşmanlığını da körükleyerek “mekteplilere” karşı kışkırtmasının da payı olduğu yorumları yapılıyor.

Ters tepen silahlar

Buna rağmen Harris, Biden’ın şehirli mekteplilerden aldığı oyları da koruyamadığı görülüyor. Bunda bir ölçüde Gazze Krizi sırasında Biden-Harris yönetimin İsrail’deki Binyamin Netanyahu yönetiminin Filistinlilere zulmüne açık desteğinin, üniversite kampuslarını hapishaneye çevirmesi gibi uygulamalarının da payı olduğu sanılıyor. Arap oylarının bir ölçüde Demokratlardan Cumhuriyetçilere geçmesi de bir etken.

Öte yandan Trump’ın iktidara gelince Ukrayna ve Orta Doğu’daki savaşı -artık silah sanayii ve askerleri karşısına almadan nasıl yapacaksa- bitireceği vaadi, oraya giden milyarları -artık nasıl yapacaksa- Demokratların ihmal ettiği kırsal kesime harcayacağı vaadine seçmenler inanmış görünüyor.

Demokratların oy beklediği ama sandığa götürmediği bir kesim de sağlık sistemine erişemeyen, geçim sıkıntısı çeken 65+ yaş grubu olmuş. Bizdeki kadar olmasa emeklikler ABD seçimlerinde de etkili olmuş.

Bir sürpriz daha: Harris’in kadın olması -çıkış anketlerine göre- Demokratların kadın oylarını artırmış ama aynı oranda erkek oylarını da Trump’a taşımış. Trump’ın Başkan Yardımcısı adayı JD Vance’in utanç verici “Çocuksuz kedili kadınlar” hakareti bile işe yaramamış.

Elon Musk etkeni

New York Times, Trump’ın aldığı sonuçta milyarder Elon Musk’ın açık desteğinin de etkisi olduğunu öne sürüyor. Sahibi olduğu -eski Twitter- “X” sosyal medya platformundaki 230 milyon izleyicisi ve -o da resmi kayıtta- 120 milyon dolar kampanya desteği etkili olmuş görünüyor.

ABD seçimlerini “demokrasiye karşı faşizm kazandı” basitliğinde görenler yanılıyor. Halkın günlük taleplerine ve sinir uçlarına daha iyi dokunan kazanıyor.

Halkın talepleri kişisel güvenlik ve geçim sıkıntısına daraldıkça da yönlendirme ve kışkırtmalara açık hale geliyor.

Trump dış politikası ve Türkiye

Trump sağı solu belli olmayan bir siyasetçi olarak biliniyor. Bu nedenle de Türk Dışişlerini tedirgin edebilir.

Beştepe ise siyaseten daha farklı düşünebilir; zamanında Türkiye’ye askeri (F-35) ve mali (“ekonominizi mahvederim”) hasar verdiği ve Cumhurbaşkanına hakaret dolu mektup yazdığı halde; nedticede seçimi o kazandı.

Peki, Trump yönetimin Türkiye açısından farkı ne olabilir?

Erdoğan’ın şimdilik en büyük avantajı Trump’ın öncelikler listesinde Türkiye’nin bulunmaması; bu ne olup bittiğini anlama zamanı kazandıracaktır.

Ukrayna’yı Rusya’nın işgali altındaki topraklarından vazgeçip, karşılığında batı sistemine yanaştırma ve daha çok Amerikan yatırımına ikna etmesi şaşırtıcı olmaz. Karadeniz’de gerilimin düşmesi Türkiye’nin yararına olur.

İsrail’i nasıl durduracağı kuşkulu. Ama zamanında Abraham Anlaşması Yoluyla Suudi Arabistan ve BAE’yi de İsrail’le ilişkiye razı ettiği unutulmamalı; hatta BAE İsrail’le ortak askeri tatbikata dahi katılmıştı. Trump’ın kâr getirmeyecek işlerle uğraşmak istemediği unutulmamalı.

Suriye’de PKK’nın uzantısı örgütlerle askeri işbirliğini hemen terk edeceği kanısında değilim. Bu İsrail güvenliği ve İran’a karşı tampon işlevi için de gerekli. Ancak Rusya-Ukrayna savaşından bu yana Türkiye’nin jeopolitik önemi yeniden keşfedildi; bir pazarlık olur mu, olur.

Not:

(*) 6 Kasım 2024, 16:46’da güncellenmiştir.

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

NATO’nun Türkiye üzerinden Orta Doğu açılımı ve Trump’ın iki görüşmesi

Batı savunma ittifakı NATO 7-8 Temmuz Ankara Zirvesi'nde öncelikle üyelerin askeri harcamalarını artırmasını istiyor, ama…

6 saat ago

2026 Dünya Futbol Kupasına farklı bir bakış

Dünya Kupaları yalnızca futbolun değil, dünyanın değişen dengelerinin de aynası haline geldi. 2026 Dünya Kupası…

1 gün ago

Modern Seyyahların Piri Bir Çizgi Roman Kahramanı: Corto Maltese

Bizi biz yapan, kişiliğimizi, isteklerimizi, meraklarımızı, hayattaki amaçlarımızı, beklentilerimizi şekillendiren şüphesiz çocukluk yaşantımızdır. İnternet çağı…

1 gün ago

ABD 250 yaşında: hâlâ güçlü ama artık her dediği olmuyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 4 Temmuz 2026’da yalnızca bağımsızlığının 250. Yılını kutlamakla kalmıyor. Aynı zamanda…

2 gün ago

Latin Amerika Trump’ın izinden sağa kayıyor

Türkiye'den bakınca hâlâ birçok ülkenin ABD Başkanı Donald Trump’ın izinden gittiğini görmek şaşırtıcı oluyor. Trump’ın…

2 gün ago

NATO’da AB ile savunma sanayi ortaklığı ararken otomotiv de tehlikede

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 7-8 Temmuz NATO Ankara Zirvesi'nden en stratejik beklentilerinden birinin Avrupa’nın savunulması…

3 gün ago