Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Ahmet Hakan CHP’ye vurmak için bakın neyi unutmuş: centilmenlik konusu

Yazar: Murat Yetkin / 12 Haziran 2025, Perşembe / Oda: Siyaset

Ahmet Hakan, Hürriyet’teki yazısında CHP’li Başkanı tutuklanmasıyla Gaziosmanpaşa belediyesinin AK Partiye geçmesi tartışmasında CHP’ye vurmak için “Onlar yaptı mı ki?” sorusuyla centilmenlik bahsini açarken bakın neyi unutmuş? Yirmi küsur yıl öncesinden bir Baykal-Erdoğan fotoğrafı.

Hürriyet Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun 12 Haziran’da “Erdoğan’ın başkanlığı düşünce CHP centilmenlik yaptı mı?” başlıklı yazısını yayınladı.
Yazının ana fikri şu: CHP’liler tutuklanan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin yerine Başkanvekili seçiminde AK Partinin kendi adayını seçtirmesini centilmence bulmuyorlar ama Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da 1999’da hapis cezası aldığında yapılan vekalet seçiminde CHP de aday göstermişti.
Yani? Yani CHP’nin itiraza hakkı yoktu, çünkü kendisi de zamanında aynısını yapmıştı.
CHP lideri Özgür Özel, Manisa’da “Aynı durumda aday çıkartırsam namerdim” dese de Ahmet Hakan göz dolduran bir hamleyle silahı ilk çekmiş.
Çekmiş ama isabet var mı? Şimdi ona bakalım.

Centilmenlik derken?

Turpun büyüğü yazının devamında ama bir işe yarayacağından emin olmasam da Ahmet Hakan’ın yazısındaki birkaç tutarsızlığa dikkat çekmek isterim.
O dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde Fazilet Partisi 97 üyeyle, açık farkla ilk sırada; yani diğer bütün partiler ve bağımsızlar birleşip tek aday çıkarsalar anca yetişiyorlar. Yani ortada bir rekabet ortamı yok, CHP “centilmenlik” yapsa da yapmasa da sonuç değişmeyecek; Nitekim Ali Müfit Gürtuna vekalet seçimini açık farkla almış. Oysa Gaziosmanpaşa Belediye Meclisinde AK Parti çoğunlukta. Açık konuşalım, AK Partinin seçime girip almasında yasal sakınca ve sorun yok ama konu centilmenlik ise yapmak güçlü olana düşer.
Bir de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vekalet seçimi “kazanıp” koltuğa oturan Eray Karadeniz’i tebrik edişi var ki, Özel’in “mahkemeyi etkilemeye çalışmakla” suçladığı budur. (AK Partili Ayşe Böhürler’in tutuklu Başkan Bahçetepe’nin saf değiştirip AK Partiye geçtiğini zannederek tebrik etmesininse konumuzla doğrudan ilgisi yok ama günümüz Türk siyasetinin halini gösteriyor.)

Erdoğan’a TBMM kapısını Baykal açtı

Gelelim Ahmet Hakan’ın “onlar centilmenlik yaptı mı ki biz de yapalım” anafikirli, düşük dozlu intikam kokan yazısında unuttuğu önemli ayrıntıya.
AK Parti 3 Kasım 2002 seçimlerinde tek başına iktidar oldu.
Ama Erdoğan 1997’de Siirt’te bir mitingde bir şiir okuduğu için (bugün Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’ın yargılanmasına benzer) “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla 10 ay hapse çarptırılıp Pınarhisar Cezaevinde 4 ay 10 gün yatıp çıkmasına rağmen siyaset yasağı altındaydı. Dolayısıyla aday olamamış, Meclis’e girememişti.
Başbakanlığı Abdullah Gül üstlenmişti, bir çıkış yolu aranıyordu.
Baykal, “Ben halkın seçtiği bir lideri demokratik yoldan Meclis’e sokarım” dedi.

Centilmenlik ve siyasi etik

CHP lideri Erdoğan’a Meclis ve başbakanlık yolunu açacak Anayasa değişikliğine Baykal da imza verdi, Anayasa değişikliği Meclis’ten CHP’lilerin de oyuyla geçti, iptal edilen Siirt için 9 Mart 2003’te yapılan seçimlerde Meclis’e girdi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de Başbakanlığı “Muhtar bile olamaz” diye denklemden düşürülmeye çalışılan Erdoğan’a verdi.
O sayede Erdoğan 14 Mart 2003’te Başbakan oldu, o tarihten beri de başımızda.
Baykal ve CHP bugün bile bu nedenle muhalif kesimlerde eleştirilir.
Baykal’ın yaptığı, siyasette centilmenlik tanımının geçerliliği tartılışlar ama, siyasi etiğe uygundu; Baykal kendi partisinin aleyhine, o örnekte siyasi doğruculuk yaptı.
Çünkü yanlış olan, siyaset yasağının kötü niyetli uygulanmasıydı.
Oysa siyasette yasaklarla, yargı kararları üzerinden alabileceğiniz mesafe bir yere kadardır.
Bugün benzeri duruma Ekrem İmamoğlu örneğinde tanık oluyoruz.
Ahmet Hakan belli ki bu “centilmenlik” bahsinin AK Parti saflarında yol açtığı rahatsızlığı teşhis etmiş, bir teselli vermek istemiş ama bu stratejik önemdeki örneği unutmuş. Okuyanlara hatırlatmış olalım.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Ahmet Hakan, Deniz Baykal, Ekrem İmamoğlu, siyaset yasağı, Ümit Özdağ

OKUMAYA DEVAM EDİN

KPSS dosyası büyüyor: 2018’den beri tüm sınavlara bakılıyor
Basına yeni yasaklar, “Beşli Çete” ve seçim adaleti
CHP lideri Silivri’de Ahmet Özer’i ziyaret etti: “düşman hukuku”
  • T24’e kapatma kararı: medya dünyasında şok30 Eylül 2026
  • Karadeniz doğal gazı, Osman Gazi üretim gemisi ve Filyos’un geleceği30 Eylül 2026
  • Erdoğan borsa krizinden “temizlenerek” çıkma sözü verdi29 Eylül 2026
  • İktidarda borsa krizi sıkıntısı. Özel’den, Erdoğan’a: Yakalandınız29 Eylül 2026
  • İran ile ABD’nin Hürmüz pazarlığı ve Fidan’ın BAE ziyareti ne anlatıyor?29 Eylül 2026
  • Kurtulmuş: (Borsa krizi) yolsuzluklar dışında ekonomik güvenlik meselesi28 Eylül 2026
  • Siyasetten ilk fon firesi AK Parti’den: eski bakan Kaya ve yeni sorular27 Eylül 2026
  • Borsa/fon skandalında “Pusula” dosyası açıldı, sıra “Tera” dosyasında26 Eylül 2026
  • Canan Tolon: Beyaz bir sayfa sonsuz ihtimaller barındırır26 Eylül 2026
  • Ömer Koç’tan ABD ve AB’ye İsrail tepkisi: ahlâki inandırıcılığı kalmadı25 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP